Tapu İptali ve Tescil Davası Nedir?
Tapu iptali ve tescil davası, taşınmazın tapu sicilindeki tescilinin hukuken gerçek olmayan, geçerli olmayan veya yolsuz bir sebebe dayanması halinde, hak sahibi olduğunu ileri süren kişi tarafından açılan davadır. Bu dava ile tapu sicilinde malik olarak görünen kişinin kaydının iptali ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescili talep edilir.
Tapu iptal davası, tescil işlemi nedeniyle mağdur olduğunu iddia eden kişi tarafından açılmaktadır. Tapu iptali davasının hangi nedenlerle açılabileceği kanunda ve uygulamada belirli hukuki sebeplere dayandırılmıştır. Bu nedenle dava açılmadan önce tescilin neden yolsuz olduğu açıkça belirlenmeli ve bu iddia delillerle desteklenmelidir.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Tapu iptali ve tescil davaları taşınmazın aynına ilişkin önemli davalar olduğundan, somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Tapu İptali ve Tescili Davası Şartları Nelerdir?
Tapu iptali ve tescili davası açılabilmesi için öncelikle tapu sicilindeki tescilin hukuka aykırı, geçersiz veya yolsuz olduğunun ileri sürülmesi gerekir. Dava, taşınmazın tapu kaydına ilişkin olduğundan usul kurallarına uygun şekilde hazırlanmış bir dava dilekçesiyle görevli ve yetkili mahkemede açılmalıdır.
- Dava dilekçesi usule uygun hazırlanmalıdır: Tapu iptali ve tescil davası açacak kişi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun şekilde dava dilekçesi hazırlamalıdır. Dilekçede taşınmaza ilişkin bilgiler ayrıntılı olarak belirtilmelidir.
- Taşınmaz tapuda kayıtlı olmalıdır: Tapuda kayıtlı taşınmaz adına dava açılmalıdır. Tapu iptal davasında tescilin yolsuz olduğu ileri sürüldüğünden, tapuya kayıtlı olmayan bir taşınmaz için tapu iptali davası açılamaz.
- Yolsuz tescil iddiası açıklanmalıdır: Davacı, dava dilekçesinde yolsuz tescil olarak ileri sürdüğü vakıaları sıralamalı ve tescilin yolsuzluğunun hangi hukuki nedene dayandığını belirtmelidir.
- Deliller sunulmalıdır: Dilekçe ekinde, ileri sürülen vakıaları ispatlamaya yarayacak deliller mutlaka sunulmalıdır.
- Dava görevli ve yetkili mahkemede açılmalıdır: Tapu iptali ve tescili davası, asliye hukuk mahkemesinde ve taşınmazın bulunduğu yerde açılmalıdır.
Tapu İptali ve Tescili Davası Hangi Nedenlerle Açılır?
Tapu iptali ve tescili davası, farklı hukuki nedenlere dayanılarak açılabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan nedenler; ölünceye kadar bakma sözleşmesi, irade fesadı, ehliyetsizlik, muris muvazaası, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve aile konutu işlemleridir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tapu İptali
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakıma muhtaç olan kişiye ölünceye kadar bakmayı ve gözetmeyi; bakım borcunun yerine getirilmesi halinde ise belirli malvarlığı değerlerinin devredilmesini konu alan sözleşmedir. Bakım borçlusu, ölünceye kadar bakma edimini üstlenmektedir. Bu sözleşme yazılı şekle tabi bir sözleşmedir.
Uygulamada ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan birçok tapu iptali ve tescili davası açılmaktadır. Örneğin mirasçılar, taraflar arasında imzalanan sözleşmede bakım alacaklısı olan kişinin fiil ehliyetine sahip olmadığını ileri sürerek sözleşmenin geçersizliğini iddia edebilir. Bir başka örnekte ise ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalanmasına rağmen bakım alacaklısının ölümü sonrasında bakım borçlusu, mirasçılara karşı tapu iptali ve tescil davası açabilmektedir.
Sözleşmede İrade Fesadı ve Ehliyetsizlik Nedenlerine Dayalı Tapu İptal Davası
Sözleşme, tarafların iradelerinin karşılıklı ve uyumlu olmasıyla kurulur. Ancak bazı hallerde iradenin sakatlandığı, taraf iradesinin oluşumu aşamasında bozukluk meydana geldiği durumlar bulunmaktadır. Kişinin sözleşme konusunda hataya düşmesi, yanılması, aldatılması, hileye maruz kalması veya korkutularak sözleşme imzalatılması gibi durumlarda irade fesadı gündeme gelir.
İrade fesadı nedeniyle imzalanan sözleşmede tapu devrine ilişkin tescilin yolsuz olduğu ileri sürülerek tapu iptali ve tescil davası açılabilir. Aynı şekilde kişinin işlem tarihinde fiil ehliyetine sahip olmaması da tapu iptali ve tescil davasına dayanak oluşturabilir.
Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası
Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatma amacıyla gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında hüküm ifade etmeyen bir işlem yapmalarıdır. Muris muvazaası ise halk arasında genellikle mirastan mal kaçırma olarak bilinmektedir.
Muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptali ve tescili davası, mirasbırakanın ölmeden önce mirasçılarından mal kaçırma amacıyla taşınmaz devri gerçekleştirdiği iddiasına dayanır. Bu davalarda mirasçılar, yapılan yolsuz tescilin düzeltilmesini talep etmektedir.
Mirasbırakanın, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla taşınmaz devri yaptığı tapu iptali ve tescil davasında ispatlanmalıdır. Taşınmazın herhangi bir bedel karşılığında devredilip devredilmediği, taraflar arasında gizli bir sözleşme olup olmadığı ve muvazaa iddiasını destekleyen diğer hususlar her türlü delille ispatlanabilir.
Temsil Yetkisinin Kullanılmasından Kaynaklanan Tapu İptal Davası
Vekalet ilişkisi, karşılıklı güvene dayalı olarak kurulan bir ilişkidir. Vekil, vekalet verenin yararına ve iradesine uygun davranmakla yükümlüdür. Vekil, vekalet vereni zarara uğratacak davranışlardan kaçınmalıdır.
Taraflar arasında imzalanan vekalet sözleşmesinde vekaletin nasıl yerine getirileceği, taşınmaz satışına dair bedel belirlemesi, taşınmazın kime satılacağı ve satış yetkisinin kapsamı açıkça belirtilmiş olabilir. Vekilin, vekalet veren kişinin yararıyla bağdaşmayacak şekilde işlem yapması, kötü niyetli davranması veya vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmaz satışı gerçekleştirmesi halinde tapu iptali ve tescili davası açılabilir.
Aile Konutu Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası
Aile konutu, aile bireylerinin birlikte yaşadığı ve ortak olarak kullandığı konuttur. Aile konutu üzerine kayıtlı olmayan eşin rızası alınmadan diğer eş, aile konutunu satamaz veya aile konutu üzerinde ipotek tesis edemez.
Eşin açık rızası alınmadan yapılan işlemin hukuki geçerliliği bulunmadığından, yapılan tescil yolsuz hale gelebilir. Bu durumda, aile konutunun rızası olmadan satılması halinde diğer eş, yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescili davası açabilir.
Tapu İptali ve Tescili Davası Kimlere Karşı Açılır?
Tapu iptali ve tescil davası öncelikle yolsuz tescil yaptığı iddia edilen kişiye, yani tapuda mülkiyet sahibi olarak görünen kişiye karşı açılır. Ancak tapu kayıtlarında üçüncü kişilere ait haklar da söz konusu ise, bu kişilere karşı da dava açılması gerekebilir.
Bu nedenle dava açılmadan önce tapu kaydı, takyidatlar, şerhler, ipotekler ve üçüncü kişilere ait haklar ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Boşanmada Tapu İptali Davası
01.01.2002 tarihi sonrasında evlilik içinde edinilen mallarda veya bu tarihten sonra gerçekleştirilen evliliklerde, çiftlerin edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında taşınmazlar üzerinde belirli hakları bulunmaktadır. Eşlerden biri, kendi üzerine kayıtlı olan taşınmazı boşanma sürecine girmeden önce veya boşanma davası açılır açılmaz, mal paylaşımı davasına konu olmaması için üçüncü kişilere devredebilir.
Eşinin taşınmazı devredeceğine dair şüphesi olan veya böyle bir girişime tanık olan eş, taşınmaz devredilmeden önce mal paylaşımı davası açarak taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep edebilir.
Ancak mal paylaşımı davası açılmadan taşınmazların elden çıkarılması halinde diğer eş, tapu iptali ve tescili davası açarak tescilin yolsuz olduğunu ve söz konusu mallarda hakkı bulunduğunu ispatlamalıdır. Bu aşamada iddiayı destekleyen delillerin sunulması büyük önem taşır.
Boşanmada dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise aile konutunun üçüncü kişilere devridir. Taşınmaz üzerine kayıtlı olmayan eş, söz konusu konutun ortak aile konutu olduğuna dair tapuya şerh düşülmesini talep edebilir. Aile konutu şerhi düşüldükten sonra diğer eşin rızası olmadan taşınmazın devredilmesi halinde, rızası alınmayan eş tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescili davası açabilir.
Kardeşler Arasında Tapu İptali ve Tescili Davası
Uygulamada kardeşler arasında görülen tapu iptali ve tescili davaları çoğunlukla muris muvazaası nedenine dayanmaktadır. Genellikle mirasbırakan, ölmeden önce taşınmazını tüm mirasçılar arasında paylaştırmak yerine bir veya birkaç mirasçı üzerine devredebilmektedir.
Taşınmazın devredildiği kişi de daha sonra bu taşınmazları elden çıkarabilir. Bu tür davalarda davayı açan kardeşler, yapılan tescilde muris muvazaası bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
Tapu İptali ve Tescili Davasında İyi Niyetli 3. Kişi
İyi niyet, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 3. ve 1024. maddelerinde düzenlenmiştir. Bir hakkın kazanılması aşamasında, o hakkın yolsuz tescile dayandığını bilmeyen veya bilebilecek durumda olmayan kişi, iyi niyetli üçüncü kişi olarak kabul edilmektedir.
Tapu sicilindeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımının geçerli olacağı, Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinde yer almaktadır. Tapuda kendisine yapılan tescilin yolsuz olduğunu bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen kişi, iyi niyetli üçüncü kişi sayılacaktır.
Tapu tescili yapılırken iyi niyetle hareket edilmelidir. Taşınmazın tescili öncesinde taşınmaz konusunda uyuşmazlık olduğunu bilen kişinin iyi niyetli olduğu söylenemez. Davacı, yolsuz tescil iddiasının yanında üçüncü kişinin iyi niyetli davranmadığını veya kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürüyorsa, bu iddia yargılamanın her aşamasında gündeme getirilebilir.
Tapu İptali ve Tescili Davasında İspat
Her davada olduğu gibi tapu iptali ve tescili davasında da ispat son derece önemlidir. Davacı, iddialarını ispatlayamadığı takdirde davanın reddine karar verilmesi mümkündür.
Bu nedenle tapuya ilişkin yapılan tescilin yolsuz olduğu iddia ediliyorsa, tescilin yolsuz olduğuna dair iddianın davacı tarafından ispatlanması gerekir. Örneğin kişi, muris muvazaası nedeniyle yolsuz tescilin düzeltilmesini talep ediyorsa, davacı muris muvazaasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Tapu İptali ve Tescili Davasında İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir kararı, davacının mahkemeye başvuru sırasında hukuki koruma istediği durumlarda gündeme gelen geçici bir korumadır. Adından da anlaşılacağı üzere, dava süresince hak kaybı yaşanmaması için mahkemeden tedbir alınması talep edilebilir.
Tapu iptali ve tescil davasında ihtiyati tedbir kararı, davaya konu taşınmazın üçüncü kişilere satılmasını önlemek amacıyla istenebilir. Bu kapsamda tapuda satışın durdurulması veya taşınmaz üzerine şerh konulması talep edilebilmektedir.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mahkeme tarafından teminat yatırılması istenebilir. Davalı kişinin üzerine kayıtlı olan taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davalı aleyhine sonuçlar doğurabileceğinden mahkeme teminat alınmasına karar verebilir. Uygulamada dava dilekçesinde belirtilen dava değeri üzerinden yaklaşık %15 oranında teminat istenebilmektedir.
Mahkemenin her durumda teminat yatırılmasına karar vermesi zorunlu değildir. Ancak davada kesin bir delil bulunmuyorsa mahkeme teminat alınması yönünde karar verebilir.
Tapu İptali ve Tescili Davası Ne Kadar Sürer?
Tapu iptali ve tescili davasının ne kadar süreceği konusunda kesin bir süre vermek mümkün değildir. Dava süresi; mahkemenin iş yoğunluğuna, duruşma günü verilmesine, delillerin toplanmasına, bilirkişi incelemesine ve tarafların istinaf yoluna başvurup başvurmamasına göre değişebilir.
Mahkeme, dilekçeler aşamasını tamamladıktan sonra tahkikat aşamasına geçer. Bu aşamada deliller toplanır ve değerlendirilir. Tahkikat aşamasının sona ermesinden sonra hüküm kurulur. Tüm bu süreç ortalama olarak 1 ila 1,5 yıl arasında sürebilir.
Tapu İptali ve Tescili Davasında Süreç Nasıl İşler?
Tapu iptali ve tescili davası yazılı yargılama usulüne tabidir. Bu nedenle dava süreci, dilekçeler aşamasıyla başlar ve tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarıyla devam eder.
- Dilekçeler aşaması: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçesinden oluşur.
- Ön inceleme duruşması: Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra mahkeme ön inceleme duruşması yapar. Bu duruşmada tarafların uzlaşma ihtimali, iddia ve savunmaları değerlendirilir. Delillerin sunulması için taraflara süre verilebilir.
- Tahkikat aşaması: Bu aşamada ilgili kurumlara müzekkere yazılır, bilirkişi raporu alınabilir, keşif yapılabilir ve deliller toplanır.
- Sözlü yargılama ve hüküm: Tahkikat aşaması sona erdikten sonra sözlü yargılama aşamasına geçilir ve hüküm kurulur.
- İstinaf süreci: Hükmün bozulması veya kaldırılması talebiyle taraflardan biri veya her ikisi istinaf yoluna başvurabilir.
Tapu İptal ve Tescil Davası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir Mi?
Tapu iptali ve tescili davası, taşınmazın aynına ilişkin bir dava olduğundan kesinleşmeden icra edilemez. Kararın kesinleşmesi için mahkeme tarafından verilen hükmün taraflara tebliğ edilmesi ve yasal itiraz süresinin geçmesi gerekir.
Kararın taraflara tebliğinden sonra yasal süre içinde itiraz edilmezse hüküm kesinleşir. Ancak karara karşı istinaf veya ilgili kanun yoluna başvurulmuşsa, itiraz merciinin kararı değerlendirmesi beklenir. Bu durumda hüküm henüz kesinleşmemiş olur.
Tapu İptal ve Tescil Davası Zamanaşımı
Zamanaşımı, dava hakkının kanunda belirtilen süre içinde kullanılması gerektiğini ifade eder. Zamanaşımı süresinin dolması halinde kişi hakkını ileri süremeyecek duruma gelebilir.
Tapu iptali ve tescil davası ayni hakka ilişkin olduğundan, kural olarak zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Tapu iptali ve tescil davasından ileri gelen mülkiyet hakkı her zaman ileri sürülebilir.
Olağan Zamanaşımıyla Kazanılan Mülkiyet Adına Tapu İptal ve Tescil Davası Açılması
Olağan zamanaşımı, kanunda belirtilen süre boyunca zilyetliğe dayanarak hak kazanılmasıdır. Ancak olağan zamanaşımı süresinin dolmasıyla mülkiyet kazanılabilmesi için kanunda belirli şartların gerçekleşmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 712. maddesinde olağan zamanaşımı düzenlenmiştir.
- Geçerli hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılma: Söz konusu taşınmaz tapuya kayıtlı olmalı ve geçerli bir hukuki sebep olmadan kişi malik olarak tescil edilmiş olmalıdır.
- Zilyetlik 10 yıl sürmelidir: 10 yıl boyunca aralıksız zilyetlik devam etmelidir. 10 yıllık süre, geçerli hukuki sebep olmadan tapu kütüğüne yazılma tarihinden itibaren başlar.
- Zilyetlik davasız ve aralıksız sürmelidir: 10 yıl içinde asıl malik tarafından tapu iptali ve tescili davası açılması halinde zamanaşımı kesintiye uğrayabilir.
- İyi niyet bulunmalıdır: Kişinin geçerli hukuki sebep olmaksızın malik olduğunu veya yolsuz şekilde hak kazandığını bilmesi halinde iyi niyet ortadan kalkar.
Olağan zamanaşımına ilişkin şartların oluşması halinde tapu geçerli hale gelebilir. Geçerli olan ve tescil sonrası kazanılan mülkiyet adına tapu iptali ve tescili davası açılamayabilir. Ancak şartlardan birinin oluşmaması halinde yolsuz tescile dayalı dava açılması gündeme gelebilir.
Olağanüstü Zamanaşımıyla Kazanılan Mülkiyet Adına Tapu Tescil Davası Açılması
Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinde olağanüstü zamanaşımı ile mülkiyet kazanılmasına ilişkin şartlar düzenlenmiştir. Bu şartlar genel olarak şu şekildedir:
- Taşınmazın tapuda kayıtlı olmaması veya malikinin tapu kütüğünden anlaşılamaması ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş kişi adına kayıtlı bulunması,
- Taşınmaza davasız ve aralıksız 20 yıl süreyle malik sıfatıyla zilyet olunması.
Olağanüstü zamanaşımı koşullarının oluşması halinde mülkiyetin tescili gündeme gelebilir. Ancak hukuka aykırılık bulunduğu iddiasında olan asıl malik, koşulların oluşmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescili davası açma hakkına sahip olabilir.
Tapu İptal ve Tescil Davası Masrafları
Tapu iptali ve tescili davası açılırken mahkeme veznesine belirli masrafların yatırılması gerekir. Bu masraflar davanın niteliğine, taşınmazın değerine, bilirkişi incelemesine, keşif yapılmasına ve tebligat giderlerine göre değişebilir.
- Davaya konu taşınmaz değeri üzerinden hesaplanacak nispi harç,
- Başvurma harcı,
- Bilirkişi ücreti,
- Keşif masrafı,
- Tanık varsa tanık masrafı,
- Tebligat giderleri.
Not: Harç ve yargılama giderleri yıllara göre değişebileceğinden, dava açmadan önce güncel yargı harçları ve gider avansı tutarları kontrol edilmelidir.
Tapu İptal ve Tescil Davası Harç Hesaplama
Tapu iptali ve tescil davaları, konusu para veya para ile değerlendirilebilen davalar arasında yer aldığından nispi harca tabidir. Harçlar Kanunu’nun 16. maddesinde belirtildiği üzere tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına ilişkin davalarda harç, gayrimenkul değeri üzerinden hesaplanır.
Taşınmaza ilişkin kesin değer, keşif ve bilirkişi raporuyla netleşebilir. Ancak tapu iptali ve tescil davasında davaya konu taşınmazın değerinin dava dilekçesinde belirtilmesi gerekir. Dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden ilgili yılın Yargı Harçları Tarifesi dikkate alınarak harç ödemesi yapılır.
Orijinal metinde 2020 yılı Yargı Harçları Tarifesi örnek olarak yer almaktadır. Güncel tutarlar her yıl değişebileceğinden, içerik yayına alınmadan önce ilgili yıl tarifesine göre kontrol edilmelidir.
Tapu İptal ve Tescil Davasında Görevli Mahkeme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesinin ilk fıkrası uyarınca tapu iptali ve tescili davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Tapu İptal ve Tescil Davasında Yetkili Mahkeme
Tapu iptali ve tescili davasında yer yönünden yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu nedenle dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
Tapu İptal ve Tescil Davası Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki dilekçe örneği, iradenin fesada uğratılması iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili davası için genel bir örnek niteliğindedir. Somut olayın özelliklerine göre dilekçenin yeniden düzenlenmesi gerekir.
İSTANBUL ( …. ). ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DOSYA NO: …/… Esas
DAVACI: Ad Soyad (TC Kimlik No: …)
AdresVEKİLİ: Av. Ad Soyad
AdresKONU: İradenin fesada uğratılması nedeniyle tapu iptaliyle taşınmazın müvekkil üzerine tesciline, üçüncü kişilere satımını önlemek adına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi isteminden ibarettir.
DAVA DEĞERİ: … TL
AÇIKLAMALAR:
1-) Davacı müvekkil ile davalı 2010 yılından bu yana evli olup boşanmaları 2019 yılında gerçekleşmiştir. Davacı ile davalı evli iken davalı, davacıyı çocukları önünde tehdit ederek evlilik öncesi edinmiş olduğu bağımsız bölümün üzerine tescil ettirilmesini istemiştir. Davaya konu taşınmaza dair tapu kayıtları dilekçe ekindedir.
2-) Davalı, evlendikleri tarihten itibaren söz konusu taşınmazı üzerine alması için davacıya baskı uygulamış; evi üzerine yapmadığı müddetçe boşanacağını ve evi terk edeceğini belirtmiştir. Müvekkil, davalının tehditlerine başta aldırmamış ancak ilerleyen zamanlarda daha ağır tehditlerle karşılaşmıştır. Müvekkilin ilk evliliğinden olan çocukları da bu tehditlere şahit olmuş ve taşınmazın davalı üzerine yapılması konusundaki baskıya birebir tanıklık etmiştir.
3-) Davacı, davalının şiddetine ve tehditlerine artık dayanamamış; …/…/… tarihinde daha ağır baskılar altında evin tapusunu davalıya devretmek zorunda kalmıştır. Evin tapusu davalı üzerine tescil edilir edilmez davalı, davacıya boşanma davası açmıştır.
4-) Müvekkil, davalının baskısından kurtulduğu anda işbu davayı açmak ve tapunun kendi adına tescilini talep etmek zorunda kalmıştır. Davalının davaya konu bağımsız bölümü üçüncü kişilere devretme ve yurt dışına çıkma ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle söz konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını vekaleten talep ederiz.
HUKUKİ SEBEPLER: TBK, TMK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: Tapu kaydı, nüfus kayıt örneği, tanıklar, bilirkişi incelemesi ve sair her türlü yasal delil.
SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan ve gerekçelendirilen sebeplerden ve mahkemenin re’sen dikkate alacağı hususlar karşısında, tapu kaydında belirtilen taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına; daha sonra davalının hile ve cebir ile müvekkilin iradesini fesada uğratmış olması nedeniyle tapu kaydının iptaline, taşınmazın davacı müvekkil adına tesciline, dava masrafı ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. Ad Soyad
İmza
Tapu İptal ve Tescil Davası Cevap Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki cevap dilekçesi örneği, tapu iptali ve tescili davasında davalı taraf açısından genel bir örnek niteliğindedir. Somut olayın özelliklerine göre uyarlanmalıdır.
İSTANBUL ( …. ). ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DOSYA NO: …/… Esas
DAVALI: Ad Soyad (TC Kimlik No: …)
AdresVEKİLİ: Av. Ad Soyad
DAVACI: Ad Soyad
KONU: Dava dilekçesine karşı cevap dilekçesinin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR:
Yukarıda esas numarası belirtilen dosya üzerinden davalı müvekkile karşı tapu iptali ve tescili davası açılmış olup dava asılsız ve mesnetsiz iddialara dayandırılmıştır. İşbu dava kötü niyetli olarak açıldığından davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.
1-) Davacı, açmış olduğu davada tapu kaydının davalı müvekkil üzerine tescil ettirilmesinde iradesinin fesada uğradığını, taşınmazı tehdit ve hile ile devrettiğini belirtmiştir. Öncelikle davacının iradesi tapu devri esnasında tam olup devir işlemi kendi isteği ve rızasına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir.
2-) Davacı ile davalının evlilikleri sarsıntılı geçmiş, boşanma tarihine kadar hemen hemen her gün anlaşmazlık yaşanmıştır. Tarafların boşanma davası açılmadan önce davacının babası trafik kazası geçirmiş ve ağır bir tedavi görmüştür. Bu nedenle davalı müvekkil, davacıya yönelik açacağı boşanma davası kararını ertelemek zorunda kalmıştır. Bu süreçte davalı, davacının babasının tedavisi için maddi durumunun yetersiz kaldığına şahit olmuş ve davacı, davalı müvekkilden borç para istemiştir.
3-) Davalı müvekkil, davacının babasının tedavisi için tam olarak … TL ödeme yapmıştır. Müvekkilin davacının hesabına gönderim yaptığını kanıtlayan dekontlar işbu dilekçe ekindedir.
4-) Davacının babasının tedavisinin sona ermesinden sonra davalı, davacıdan boşanmak için işlemleri başlatacağını belirtmiş ve bugüne kadar ödemiş olduğu masrafların kendisine ödenmesini istemiştir. Bunun üzerine davacı, parasının olmadığını belirterek babasının kendisine devretmiş olduğu davaya konu taşınmazı devredebileceğini ifade etmiştir. Davalının alacaklı olduğu miktara dahi denk düşmeyen söz konusu taşınmazın devir işlemine dair durum bundan ibarettir. Davacı, işbu davayı kötü niyetle açmış olup müvekkile yönelik asılsız iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK, TBK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: Tanık, bilirkişi, banka kayıtları, tapu kayıtları, keşif, yemin ve her türlü yasal delil.
SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle asılsız iddialarla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.
Davalı Vekili
Av. Ad Soyad
Sıkça Sorulan Sorular
Tapu iptali ve tescil davası nedir?
Tapu iptali ve tescil davası, tapu sicilindeki tescilin hukuka aykırı veya yolsuz olduğu iddiasıyla açılan ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescilini amaçlayan davadır.
Tapu iptal davası hangi mahkemede açılır?
Tapu iptali ve tescili davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Tapu iptali ve tescil davası ne kadar sürer?
Davanın süresi mahkemenin yoğunluğuna, delillerin toplanmasına, bilirkişi incelemesine ve kanun yolu süreçlerine göre değişir. Ortalama olarak 1 ila 1,5 yıl sürebilir.
Tapu iptal ve tescil davasında zamanaşımı var mı?
Tapu iptali ve tescil davası ayni hakka ilişkin olduğundan kural olarak zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Ancak somut olayın özellikleri ve dayanılan hukuki sebep ayrıca değerlendirilmelidir.
Boşanmada tapu iptali davası açılabilir mi?
Eşlerden birinin mal paylaşımını engellemek amacıyla taşınmazı devretmesi veya aile konutunun rıza alınmadan satılması gibi durumlarda tapu iptali ve tescili davası açılması gündeme gelebilir.
Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davası kimler tarafından açılır?
Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescili davası, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla taşınmaz devri yaptığını ileri süren mirasçılar tarafından açılabilir.
Tapu iptali ve tescil davasında ihtiyati tedbir istenebilir mi?
Evet. Davaya konu taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebilir.

