Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası
Suç işleme nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin küçük düşürücü nitelikte bir suç işlemesi ve bu nedenle diğer eş açısından ortak yaşamın çekilmez hale gelmesi durumunda açılabilen özel boşanma davasıdır. Bu dava, Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesinde düzenlenmiştir.
Aynı madde kapsamında haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma da özel boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir. Eşlerden birinin toplumun ahlaki değerleriyle bağdaşmayan, süreklilik gösteren ve evlilik birliğini diğer eş açısından çekilmez hale getiren yaşam tarzı, haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davasına konu olabilir.
Suç işleme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için suçun mutlaka diğer eşe karşı işlenmiş olması gerekmez. Eşin üçüncü bir kişiye karşı küçük düşürücü nitelikte bir suç işlemesi de bu dava bakımından yeterli olabilir. Ancak suçun niteliği, işlendiği tarih, ceza yargılamasının sonucu ve evlilik birliğine etkisi mahkeme tarafından birlikte değerlendirilir.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Boşanma davalarında deliller, kusur durumu, ceza yargılaması, çocukların üstün yararı ve tarafların ekonomik koşulları somut olay özelinde değerlendirilmelidir.
Suç İşleme Nedeniyle Boşanma Nedir?
Suç işleme nedeniyle boşanma, eşlerden birinin küçük düşürücü nitelikte bir suç işlemesi ve bu suç nedeniyle diğer eş için ortak hayatın sürdürülmesinin beklenemeyecek hale gelmesi durumunda gündeme gelen özel boşanma sebebidir.
Bu boşanma sebebinde önemli olan, suçun diğer eşe karşı işlenmiş olması değildir. Eşin üçüncü kişilere karşı işlediği küçük düşürücü bir suç da boşanma davasına dayanak yapılabilir. Ancak işlenen suçun niteliği, toplumdaki karşılığı, aile yaşamına etkisi ve evlilik birliğini çekilmez hale getirip getirmediği mahkeme tarafından değerlendirilir.
Suç işleme nedeniyle boşanma davası açmak isteyen eş için kanunda belirli bir hak düşürücü süre düzenlenmemiştir. Bu nedenle şartlar oluştuğu sürece dava her zaman açılabilir.
Küçük Düşürücü Suçlar Nelerdir?
Suç işleme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için eşin küçük düşürücü nitelikte bir suç işlemiş olması gerekir. Kanunda küçük düşürücü suçlar tek tek sayılmamıştır. Bu nedenle suçun küçük düşürücü olup olmadığı, toplumun genel ahlak anlayışı, suçun niteliği ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak hakim tarafından değerlendirilir.
Uygulamada toplum tarafından şiddetle tepki gösterilen, ahlaki açıdan kabul edilmesi güç olan ve kişinin itibarını zedeleyen suçlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Genel olarak küçük düşürücü veya yüz kızartıcı nitelikte kabul edilen suçlara örnek olarak şunlar gösterilebilir:
- Uyuşturucu ticareti,
- Hileli iflas,
- Hırsızlık,
- Zimmet,
- Rüşvet,
- Evrakta sahtecilik,
- Kasten adam öldürme,
- Dolandırıcılık.
Bu suçların ortak özelliği, toplum tarafından reddedilen ve ahlaki açıdan kabul edilmesi güç davranışlar olarak görülmeleridir. Bununla birlikte her olayda suçun küçük düşürücü nitelikte olup olmadığı hakim tarafından ayrıca takdir edilir.
Suç İşleme Nedeniyle Boşanma Davası Şartları
Suç işleme nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir. İlgili düzenleme şu şekildedir:
“Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.”
Kanun maddesinden anlaşılacağı üzere suç işleme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için iki temel şart bulunmaktadır:
- Eş küçük düşürücü nitelikte bir suç işlemelidir.
- Bu suç nedeniyle suçu işleyen eş ile birlikte yaşamak diğer eş için çekilmez hale gelmelidir.
Bu dava bakımından kanunda belirli bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak suçun evlilikten sonra işlenmiş olması önemlidir. Evlilikten önce işlenen ve diğer eş tarafından bilinen bir suç, kural olarak bu özel boşanma sebebine dayanak yapılamaz. Çünkü diğer eşin evlenirken bu durumu bilerek ve kabullenerek evlendiği kabul edilebilir.
Özetle, suç işleme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için suçun küçük düşürücü nitelikte olması, evlilikten sonra işlenmesi ve bu suç nedeniyle evlilik birliğinin devamının diğer eşten beklenemeyecek hale gelmesi gerekir.
Ceza Davası Devam Ederken Boşanma Davası Açılabilir mi?
Suç işleyen eş hakkında ceza soruşturması veya ceza davası devam ederken diğer eş boşanma davası açabilir. Soruşturma ya da kovuşturmanın devam ediyor olması, boşanma davası açılmasına engel değildir.
Ancak boşanma davasında karar verilebilmesi için ceza davasının sonucu önem taşıyabilir. Ceza mahkemesinin, eşin suçlu olup olmadığına dair vereceği karar aile mahkemesinde görülen boşanma davasını etkileyebilir. Bu nedenle aile mahkemesi, ceza davasının sonucunu bekletici mesele yapabilir.
Suç İşleme Nedeniyle Boşanma Davası Açma Süresi
Suç işleme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için kanunda belirli bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Bu nedenle eş, şartlar oluştuğu takdirde her zaman bu nedene dayanarak boşanma davası açabilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken temel nokta, suçun evlilikten sonra işlenmiş olmasıdır. Evlilik öncesinde işlenen ve diğer eş tarafından bilinen bir suç, daha sonra suç işleme nedeniyle boşanma davasına dayanak yapılamaz. Bu durumda dava mahkeme tarafından reddedilebilir.
Evlilikten sonra işlenen küçük düşürücü suç bakımından ise önemli olan, bu suç nedeniyle evlilik birliğinin devamının diğer eş için çekilmez hale gelmiş olmasıdır.
Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Nedir?
Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir. Haysiyetsiz hayat sürme, toplumun ahlaki değerleriyle bağdaşmayan, kişinin onur ve haysiyetine aykırı kabul edilen ve süreklilik gösteren yaşam tarzını ifade eder.
Haysiyetsiz hayat sürme kavramı, kişiden kişiye veya toplumdan topluma değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle mahkeme, somut olayın özelliklerine göre eşin yaşam tarzının haysiyetsiz hayat sürme kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine karar verir.
Haysiyetsiz hayat sürmeye örnek olarak şu durumlar gösterilebilir:
- Fuhuş amaçlı randevu evi işletme,
- Uyuşturucu bağımlısı olma,
- Alkol bağımlılığı nedeniyle aile yaşamını çekilmez hale getirme,
- Evli bir kişinin başka biriyle evlilik dışı şekilde aynı evde yaşaması,
- Toplumun genel değerleriyle bağdaşmayan ve süreklilik gösteren davranışlar.
Bu örneklerde belirleyici olan yalnızca davranışın niteliği değil, davranışın süreklilik kazanması ve evlilik birliğini diğer eş açısından çekilmez hale getirmesidir.
Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası Şartları
Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için eşin toplumun ahlaki, etik ve yerleşik değerlerine aykırı bir yaşam tarzını benimsemiş olması gerekir. Ancak tek başına ahlaki açıdan olumsuz görülen bir davranış yeterli değildir.
Bu dava bakımından aranan temel şartlar şunlardır:
- Haysiyetsiz hayat sürme evlilikten sonra gerçekleşmelidir.
- Bu yaşam tarzı süreklilik göstermeli ve alışkanlık haline gelmelidir.
- Diğer eş açısından birlikte yaşamak çekilmez hale gelmelidir.
- İddialar hukuka uygun delillerle ispatlanmalıdır.
Haysiyetsiz yaşam olarak ileri sürülen olayın yalnızca bir kez gerçekleşmesi, kural olarak bu özel boşanma sebebine dayanmak için yeterli değildir. Davranışın süreklilik kazanması ve evlilik birliğini temelden etkilemesi gerekir.
Kanun koyucu, haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası için belirli bir süre sınırlaması getirmemiştir. Bu nedenle şartlar oluştuğu sürece eş her zaman bu nedene dayanarak boşanma davası açabilir.
Ancak haysiyetsiz hayat sürme evlilikten önce gerçekleşmiş ve diğer eş bu durumu bilerek evlenmişse, bu özel sebebe dayalı olarak açılan boşanma davası reddedilebilir.
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Açılan Boşanma Davalarında Yargılama Süreci
Suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle açılan boşanma davalarında iddiaların ispatlanması büyük önem taşır. Davacı eş, dava dilekçesinde eşinin küçük düşürücü suç işlediğini veya haysiyetsiz bir yaşam sürdüğünü somut olaylarla açıklamalı ve bu iddialarını hukuka uygun delillerle desteklemelidir.
Bu tür davalarda kullanılabilecek delillere örnek olarak şunlar gösterilebilir:
- Adli sicil kaydı,
- Ceza dosyaları,
- Mahkeme kararları,
- Tanık beyanları,
- Kolluk tutanakları,
- Nüfus kayıtları,
- Ekonomik ve sosyal durum araştırması,
- Hukuka uygun şekilde elde edilmiş diğer deliller.
Hakim, hukuka uygun olarak sunulan delilleri değerlendirdikten sonra davaya ilişkin karar verir. Davacı iddialarını ispat ederse boşanma davası kabul edilebilir. Ancak deliller hukuka uygun değilse veya iddiaları ispatlamaya yeterli değilse dava reddedilebilir.
Bu nedenle dava dilekçesinin dikkatle hazırlanması, iddiaların somutlaştırılması ve delillerin usule uygun şekilde sunulması önemlidir.
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanmada Görevli ve Yetkili Mahkeme
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Davanın aile mahkemesi dışında başka bir mahkemede açılması halinde görevsizlik kararı verilebilir.
Davanın açılacağı yerde aile mahkemesi bulunmuyorsa, asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya davadan önce son 6 ay boyunca eşlerin birlikte yaşadıkları yer mahkemesidir. Eşlerden biri müşterek konutu terk ederek başka bir şehirde yaşamaya başlamışsa, şartları oluştuğu takdirde bulunduğu yerde boşanma davası açabilir.
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davalarında Velayet
Tarafların müşterek çocukları varsa, boşanma davasında velayet konusu da değerlendirilir. Velayet konusunda taraflar anlaşamazsa mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alarak karar verir.
Mahkeme, çocuğun hangi ebeveyn yanında daha sağlıklı, güvenli ve istikrarlı bir yaşam sürdürebileceğini değerlendirir. Suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle açılan boşanma davasının kabul edilmesi halinde, davalı eşe velayet bırakılmaması gündeme gelebilir. Ancak nihai değerlendirme her zaman çocuğun menfaatine göre yapılır.
Çocuk idrak çağındaysa hakim, çocuğun anne veya babadan hangisiyle kalmak istediğini de sorabilir. Ancak çocuğun beyanı tek başına belirleyici değildir; mahkeme çocuğun gelişimi, güvenliği, bakım ihtiyacı ve üstün yararını birlikte değerlendirir.
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davalarında Nafaka
Boşanma davasında nafaka konusu, tarafların kusur durumu, ekonomik koşulları ve çocukların ihtiyaçları dikkate alınarak değerlendirilir.
Yoksulluk Nafakası
Yoksulluk nafakası talep eden eşin, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması ve diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Suç işleyen veya haysiyetsiz hayat sürdüğü kabul edilen eş, boşanmada kusurlu sayılabileceğinden yoksulluk nafakası talep edemeyebilir.
Buna karşılık, suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası açan ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eş, diğer koşulların da bulunması halinde yoksulluk nafakası talep edebilir.
İştirak Nafakası
Müşterek çocuk adına verilen iştirak nafakası ise velayet hakkıyla bağlantılıdır. Velayet hangi ebeveyne bırakılırsa, diğer ebeveyn çocuğun bakım, eğitim ve yaşam giderlerine katılmak üzere iştirak nafakası ödemekle yükümlü olabilir.
İştirak nafakası çocuğun üstün yararına ilişkin olduğundan, kusurlu olan eş dahi velayeti almışsa çocuk adına iştirak nafakası talep edebilir.
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Boşanma nedeniyle maddi veya manevi zarara uğrayan eş, kusurlu olan diğer eşten tazminat talep edebilir. Suç işleyen veya haysiyetsiz hayat süren eş, boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu kabul edilebileceğinden tazminat talep etme hakkı bulunmayabilir.
Boşanma davasını açan ve eşinin davranışları nedeniyle zarara uğrayan taraf ise maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Eşinin suç işlemesi veya haysiyetsiz hayat sürmesi nedeniyle kişilik hakları, onuru veya itibarı zedelenen eş, manevi tazminat isteyebilir.
Bunun yanında, boşanmaya neden olan olaylar nedeniyle maddi zarara uğrayan eş de maddi tazminat talep edebilir. Maddi tazminat talep edebilmek için tazminat isteyen eşin kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olması gerekir.
Suç İşleme Nedeniyle Boşanma Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki dilekçe örneği genel nitelikte hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine, işlenen suçun niteliğine, ceza dosyasına, delillere, çocukların durumuna ve tarafların ekonomik koşullarına göre dilekçenin yeniden düzenlenmesi gerekir.
İSTANBUL ( …. ). AİLE MAHKEMESİNE
DAVACI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …)
AdresVEKİLİ: Av. Ad Soyad
AdresDAVALI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …)
AdresKONU: Suç işleme nedeniyle boşanma talepli dava dilekçesidir.
AÇIKLAMALAR:
1-) Taraflar 02.10.2015 tarihinde evlenmiş olup bu evlilikten 05.11.2016 doğum tarihli müşterek çocukları bulunmaktadır. Davacı müvekkil ev hanımı olup herhangi bir yerden düzenli geliri bulunmamaktadır.
2-) Davalı taraf sürekli suç işlemekte ve suç teşkil eden bir yaşam tarzı sürdürmektedir. Davalının adli sicil kaydının sorgulanması ve ilgili ceza dosyalarının celbi ile iddialarımız ispatlanacaktır. Bu nedenle tarafların evlilik birliği temelinden sarsılmış, müvekkil açısından evlilik birliğinin devamı çekilmez hale gelmiştir. Evlilik birliğinin devamında hukuki ve fiili bir yarar bulunmamaktadır.
3-) Müşterek çocuğun davalı babanın bu yaşantısı nedeniyle olumsuz etkilenme ihtimali bulunmaktadır. Davalı babanın yaşam tarzı çocuğa kötü örnek oluşturabilecek niteliktedir. Çocuğun yaşı, bakım ihtiyacı ve üstün yararı dikkate alınarak velayetin davacı anneye bırakılmasını talep ederiz.
4-) Davalının üzerine kayıtlı taşınmazları ve bu taşınmazlardan elde ettiği kira gelirleri bulunmaktadır. Müvekkil boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinden ve davalı tarafın kusurlu olması nedeniyle müvekkil lehine aylık … TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep ederiz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının suç işlemesi ve bu nedenle evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesi sebebiyle işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK, HMK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: Tanık, adli sicil kaydı, ceza dosyaları, tapu kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, nüfus kayıt örnekleri ve ilgili her türlü yasal delil.
TALEP ve SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle açmış olduğumuz davanın kabulü ile;
- Tarafların boşanmalarına,
- Müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye bırakılmasına,
- Davacı lehine aylık … TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesine,
- Müşterek çocuk adına aylık … TL iştirak nafakasına hükmedilmesine,
- Davacı lehine … TL maddi ve … TL manevi tazminata hükmedilmesine,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. Ad Soyad
İmza
Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki dilekçe örneği genel niteliktedir. Haysiyetsiz hayat sürme iddiası, somut olaylar ve hukuka uygun delillerle desteklenmelidir.
İSTANBUL ( …. ). AİLE MAHKEMESİNE
DAVACI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …)
AdresVEKİLİ: Av. Ad Soyad
AdresDAVALI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …)
AdresKONU: Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma dava dilekçesidir.
AÇIKLAMALAR:
1-) Taraflar 02.09.2015 tarihinde evlenmiş olup bu evliliklerinden 05.09.2016 doğum tarihli müşterek çocukları bulunmaktadır. Davacı müvekkil ev hanımı olup herhangi bir yerden düzenli geliri bulunmamaktadır.
2-) Davalı, eşini ve çocuğunu uzun süredir ihmal etmekte ve evlilik birliğinden doğan sorumluluklarını yerine getirmemektedir. Davalı, uyuşturucu kullanan, hırsızlık yapan ve sabıkalı kişilerle arkadaşlık etmekte, zamanını bu kişilerle geçirmektedir. Davalı, evlilik birliği devam ederken hırsızlık yapmış ve İstanbul ( …. ). Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/… Esas sayılı dosyası ile yargılanmıştır. Davalı, ilgili ceza dosyasının duruşmasında suçunu kabul etmiş ve hırsızlık konusu eşyaları sahiplerine iade etmiştir. Müvekkil, müşterek çocuğun bu yaşam tarzından olumsuz etkilenmesinden korktuğu için çocuğunu alarak müşterek konuttan ayrılmıştır.
3-) Evlilik birliği, davalının haysiyetsiz bir hayat sürmesi nedeniyle çekilmez hale gelmiştir. Müşterek çocuğun yaşı, bakım ihtiyacı ve davalının yaşam tarzı dikkate alınarak velayetin davacı anneye bırakılması gerekmektedir.
4-) Müvekkil boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinden ve davalı taraf kusurlu olduğundan, müvekkil lehine aylık … TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep ederiz.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK, HMK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: Tanık, adli sicil kaydı, ceza dosyası, tapu kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, banka kayıtları, nüfus kayıt örnekleri ve ilgili her türlü yasal delil.
TALEP ve SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle açmış olduğumuz davanın kabulü ile;
- Tarafların boşanmalarına,
- Müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye bırakılmasına,
- Davacı lehine aylık … TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesine,
- Müşterek çocuk adına aylık … TL iştirak nafakasına hükmedilmesine,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. Ad Soyad
İmza
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Yargıtay Kararları
Evlenme Tarihinden Sonra Suç İşlenmesi
Davacı, suç işleme ve haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma davası açmıştır. Mahkeme tarafından davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Ancak Yargıtay, yargılama ve delillerin toplanması aşamasında davalının işlediği suçun evlilikten sonra değil, evlilikten önce işlendiğini tespit etmiştir.
Yargıtay’a göre, suç işleme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için suçun evlilik tarihinden sonra işlenmiş olması ve işlenen suç nedeniyle evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesi gerekir. Bu şart gerçekleşmediğinden mahkeme kararı bozulmuştur.
Karar Künyesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2016/20524 Esas, 2018/8173 Karar.
Kısa Karar ile Gerekçeli Karar Arasındaki Çelişki
Taraflar arasındaki boşanma davasında mahkeme, kısa kararda evlilik birliğinin temelinden sarsılması ile suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedenlerine dayanarak tarafların boşanmasına karar vermiştir. Ancak gerekçeli kararda tarafların zina nedeniyle boşanmalarına karar verildiği görülmüştür.
Yargıtay, gerekçeli karar ile tefhim edilen hüküm sonucu arasında çelişki bulunamayacağını belirterek mahkeme kararını bozmuştur.
Karar Künyesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2015/22002 Esas, 2017/915 Karar.
Nafaka İstenmediğine Dair Feragat Beyanının Geleceğe Yönelik Sonuç Doğurmaması
Davacı kadın, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış ile suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedenlerine dayalı olarak boşanma davası açmıştır. Mahkeme tarafından verilen karar genel olarak hukuka uygun bulunmuş; ancak tedbir nafakasına hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Davacı bir celsede nafaka istemediğine dair beyanda bulunmuş, yaklaşık dört ay sonra yeniden nafaka talep etmiştir. Yargıtay, davacının nafaka istemediğine ilişkin feragat beyanının tedbir nafakası bakımından geleceğe yönelik sonuç doğurmayacağını belirtmiştir. Bu nedenle tedbir nafakasına hükmedilmemiş olması bozma nedeni yapılmıştır.
Karar Künyesi: Yargıtay 2011/12512 Esas, 2012/9811 Karar.
Cinsel Tacizde Bulunan Eşe Karşı Boşanma Davası Açılması
Taraflar arasında görülen boşanma davası, davacı tarafından küçük düşürücü suç işleme nedenine dayanılarak açılmıştır. Davalı, 12 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunmuş ve suçu sabit görülerek ceza almıştır.
Davacı, davalının bu suçu işlemesi nedeniyle boşanma davası açmıştır. Mahkeme, davalının işlediği suçun bir kez gerçekleşmiş olmasının tek başına boşanma nedeni olmadığı ve evliliğin diğer eş bakımından çekilmez hale geldiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Yargıtay, mahkeme kararını doğru bulmamıştır. Bozma gerekçesinde, davalının işlediği suç nedeniyle davacıdan evliliği devam ettirmesinin beklenemeyeceği belirtilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddesi kapsamında küçük düşürücü suç işleme sebebine dayanıldığı ve bu durumda davacının davalı ile birlikte yaşamasının beklenemeyeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle davanın reddi kararı bozulmuştur.
Karar Künyesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2014/20560 Esas, 2015/4947 Karar.
Sıkça Sorulan Sorular
Suç işleme nedeniyle boşanma nedir?
Suç işleme nedeniyle boşanma, eşlerden birinin küçük düşürücü nitelikte suç işlemesi ve bu nedenle diğer eş için ortak hayatın çekilmez hale gelmesi durumunda açılan özel boşanma davasıdır.
Suç işleme nedeniyle boşanma davası açmak için suçun eşe karşı işlenmesi gerekir mi?
Hayır. Suçun mutlaka diğer eşe karşı işlenmesi gerekmez. Üçüncü kişiye karşı işlenen küçük düşürücü bir suç da bu davaya dayanak olabilir.
Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma nedir?
Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma, eşlerden birinin toplumun ahlaki değerleriyle bağdaşmayan ve süreklilik gösteren yaşam tarzı nedeniyle evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesi durumunda açılan boşanma davasıdır.
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davasında süre var mı?
Kanunda bu dava için belirli bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Şartlar oluştuğu sürece dava her zaman açılabilir.
Evlilikten önce işlenen suç nedeniyle boşanma davası açılabilir mi?
Evlilikten önce işlenen ve diğer eş tarafından bilinen bir suç, kural olarak suç işleme nedeniyle boşanma davasına dayanak yapılamaz. Bu durumda dava reddedilebilir.
Ceza davası devam ederken boşanma davası açılabilir mi?
Evet. Ceza davası veya soruşturması devam ederken boşanma davası açılabilir. Ancak aile mahkemesi, ceza davasının sonucunu bekletici mesele yapabilir.
Haysiyetsiz hayat sürme için tek bir olay yeterli midir?
Genellikle tek bir olay yeterli değildir. Haysiyetsiz hayat sürme iddiasının kabul edilebilmesi için davranışların süreklilik göstermesi ve alışkanlık haline gelmesi gerekir.
Suç işleyen eş nafaka alabilir mi?
Suç işleyen veya haysiyetsiz hayat sürdüğü kabul edilen eş, boşanmada ağır kusurlu sayılabileceğinden yoksulluk nafakası talep edemeyebilir. Ancak iştirak nafakası çocuğun yararına ilişkin olduğundan velayet durumuna göre ayrıca değerlendirilir.
Bu davalarda görevli mahkeme hangisidir?
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.

