Evlilik Birliğini Temelden Sarsılmasına Neden Olan Olaylar ve Tutumlar Kanunda evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olan olaylar somutlaştırılmamıştır. Genel bir boşanma sebebi olarak kabul edildiğinden kanunda herhangi bir sınırlama da getirilmemiştir. Ancak bugüne kadar evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davalarına konu olan olaylardan ve tutumlardan derlediğimiz bu bölüm davayı açacak olanlar kişi açısından
Türk Medeni Kanunu’nda akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasının gerekli şartları olan akıl hastalığının evlilikten sonra ortaya çıkması, müşterek hayatın akıl hastalığı nedeniyle eş için çekilmez hale gelmesi, akıl hastalığının geçici olmadığına dair resmi sağlık kurulu raporuyla tespiti gerekmektedir. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Görülür? Dava açma hakkı olan kişi akıl hastası olmayan eştir. Akıl
Evliliğin Çekilmez Hale Geldiğinin Kanıtlanması Gereği Türk Medeni Kanunu’nda akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasındaki şartlardan birisi de akıl hastalığı nedeniyle evliliğin çekilmez hal aldığını kanıtlamaktır. Yargıtay, bu şarta ilişkin bir kararında bu durumu belirtmiştir. Yargıtay 2. H.D 2016/3039 E. 2016/6752 K. Sayılı kararında; “Davalının akıl hastalığının diğer eş için çekilmez hale geldiğinin ayrıca kanıtlanması gerekir.
Terk nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 164’üncü maddesinde düzenlenmiş, özel bir boşanma sebebidir. Terk nedeniyle boşanma davasının açılabilmesi için belirli şartların bir araya gelmesi gerekmektedir. Terk nedeniyle boşanma özel ve mutlak bir boşanma sebebidir. Bu da demek oluyor ki; hakim, evliliğin sürdürülebilir olup olmadığına bakılmaksızın terk sebebiyle boşanmaya karar verebilir. Terk nedeniyle açılan boşanma davaları
Eşinin kendisini aldattığından şüphelenen kişi, dedektif aracılığıyla delil elde etmek için özel bir dedektifle anlaşma sağlamaktadır. Eş takibi ve özel dedektif aracılığıyla delillerin elde edilmesi hukuka uygun olmayabilecektir. Şöyle ki; başka birisiyle bir ilişkisinin olup olmadığına ilişkin yakın takibe alınacak, evine veya işine giderken fotoğraflar çekilecek, takip amacıyla kamera kaydı alınacaktır. Dedektif aracılığıyla elde edilen
Zina (Aldatma) nedeniyle boşanma davalarında, Yargıtay kararları önemli bir mevzudur. Yargıtay kararları, açmış olacağınız zina nedeniyle boşanma davası için önemlidir. Erkeğin Kadınla İlişkisinin Devam Etmesi Halinde Hak Düşürücü Süre Geçmiş Sayılmaz Yargıtay ilgili kararında kararında zina sebebine dayanılarak açılan boşanma davasında hak düşürücü süre ile ilgili bir karar verilmiştir. Yargıtay ilgili kararında, zina davasının 6
Evli olan eşlerin birbirlerine sadakat borcu bulunmaktadır, zina eylemi ile sadakat ve manevi bağımlılıkları ihlal edilmiş olacaktır. Zina eylemi kocanın karısından başka bir kadınla ya da kadının kocasından başka bir erkekle cinsel ilişkiye girmesidir. Zina eyleminde cinsel ilişkiye girme şartı bulunmaktadır, sadakat yükümlülüğünün ihlalini içermektedir. Boşanmanın özel sebepleri arasında olan ve kusura dayalı olan bir
İstanbul Boşanma Avukatı: Güncel Yargı Yaklaşımları ve Hukuki Çözümler Son yıllarda İstanbul’da aile hukuku uyuşmazlıklarında belirgin bir artış gözlemlenmektedir. Özellikle pandeminin sona ermesinden sonra, dava sayılarında yüksek artışlar kaydedilmiştir. İstanbul boşanma avukatı arayışındaki artışın temelinde; yalnızca boşanma davaları değil, aynı zamanda nafaka artırımı veya azaltımı, mal rejiminin tasfiyesi, soybağının reddi ve velayetin değiştirilmesi gibi teknik
Zina (Aldatma) Davası: Tanım, Şartlar, Deliller, Süreler ve Uygulama (Güncel Rehber) Kısa Özet: Zina; evli eşin üçüncü bir karşı cins ile cinsel ilişkide bulunmasıdır ve Türk Medeni Kanunu’nda özel-kusura dayalı boşanma sebebidir. Dava stratejisinin omurgası ispat, hukuka uygun delil ve hak düşürücü süre yönetimidir. Duygusal yakınlaşmalar tek başına “zina” olarak değil, çoğunlukla güven sarsıcı davranış
Aldatan Erkek Neden Boşanmak İstemez? Kısa Özet: Aldatma, evlilik birliğinin temel yükümlülüklerinden sadakat ilkesinin ihlalidir. Buna rağmen uygulamada, aldatmayı gerçekleştiren erkek eşin boşanmaya direnç göstermesi sık görülür. Bunun başlıca nedenleri; konfor alanını kaybetme korkusu, kontrol ve güç konumunun yitirilmesi endişesi ile toplumsal imaj–statü kaygılarıdır. Bu yazıda bu dinamikler; hukuki sonuçlara değinen notlarla birlikte psikososyal açıdan










