Skip to content

Kiracılı Ev Satın Alma: Hukuki Rehber

Kiracılı ev satın alma, içinde kiracı bulunan bir taşınmazın mülkiyetini devralmak anlamına gelir ve bu işlem mevcut kira ilişkisini kendiliğinden sona erdirmez. Türk hukukunda kural olarak kiralananın el değiştirmesi, kira sözleşmesini ortadan kaldırmaz; yeni malik, satıştan önce kurulmuş olan kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir. Yani evi devraldığınızda, kiracıyla mevcut sözleşme koşulları kural olarak aynen devam eder. Belirli şartlar sağlanmadan kiracıyı tahliye etmeniz mümkün olmaz.

Bu yazıda, kiracılı bir evi satın almadan önce bilmeniz gereken temel hukuki çerçeveyi, yeni malikin haklarını ve tahliye sürecinin ana hatlarını açıklıyoruz. Amaç, satın alma kararınızı verirken karşılaşabileceğiniz hukuki durumları genel hatlarıyla görmenizi sağlamaktır.

Kiracılı Ev Satın Alınca Kira Sözleşmesi Ne Olur?

Konut ve çatılı işyeri kiraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında düzenlenmiştir. Bu kanun 11/1/2011 tarihinde kabul edilmiş ve 4/2/2011 tarihli, 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kira sözleşmesine ilişkin genel hükümler kanunun 299. maddesinden itibaren, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin özel hükümler ise 339. maddesinden itibaren yer alır.

Türk hukukunda benimsenen temel ilkeye göre, kiralananın satışı mevcut kira sözleşmesini sona erdirmez. Taşınmazı satın alan kişi, kira sözleşmesinin kiraya veren tarafı hâline gelir ve kiracının sözleşmeden doğan hakları korunmaya devam eder. Dolayısıyla kiracılı bir evi aldığınızda, kiracıyla yürürlükteki sözleşme koşullarını, kira bedelini ve kira süresini devralmış olursunuz.

Devralınan Sözleşmenin Koşulları

Satın aldığınız anda kiracının ödediği kira bedeli, sözleşmede kararlaştırılmış artış şartları ve diğer koşullar sizin için de bağlayıcıdır. Kira bedelini tek taraflı olarak dilediğiniz gibi değiştiremezsiniz. Kira bedelinin güncellenmesi konusunda anlaşmazlık yaşanırsa, bedelin mahkeme yoluyla belirlenmesi için kira tespit davası yoluna başvurulabilir.

Yeni Malikin İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Hakkı

Kiracılı ev satın alan kişinin en çok merak ettiği konu, kiracıyı kendi ihtiyacı için tahliye edip edemeyeceğidir. Hukukumuzda taşınmazı sonradan edinen malike, belirli şartlarla ihtiyaç nedeniyle tahliye talep etme imkânı tanınmıştır.

Bu kuralın tarihsel kaynağı, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’un 7. maddesidir. Bu düzenlemeye göre, taşınmazı Medeni Kanun hükümlerine göre satın alan kişi; kendisi, eşi veya çocukları için konut ihtiyacı bulunması hâlinde, edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya ihtarname ile bildirimde bulunmak koşuluyla, altı ay sonra tahliye davası açabiliyordu.

Bu usul, yani edinmeden sonra bir aylık bildirim süresi ile altı aylık bekleme süresi, günümüzde Türk Borçlar Kanunu’nda da benzer biçimde yer almaktadır. Yeni malik olarak ihtiyaç nedeniyle tahliye talep edebilmeniz için, kiracıyı satın almanın ardından yasal süresi içinde yazılı olarak bilgilendirmeniz ve kanunda öngörülen bekleme süresinin dolmasını beklemeniz gerekir. Bu süreler usule ilişkin olup zamanında yerine getirilmemesi, tahliye talebinizin reddedilmesine yol açabilir.

İhtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olması aranır. Kağıt üzerinde ileri sürülen ancak gerçekte var olmayan bir ihtiyaç, tahliye kararı verilmesi için yeterli kabul edilmez. Tahliye davasının koşulları ve süreci hakkında daha ayrıntılı bilgi için tahliye davası ve kiracının tahliyesi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

On Yıllık Uzama Süresi ve Genel Hükümlere Göre Fesih

Kiracının korunmasına ilişkin önemli düzenlemelerden biri, TBK’nın 347. maddesidir. Anayasa Mahkemesi önüne gelen belgelerde de değerlendirildiği üzere, belirsiz süreli kira sözleşmelerinde kiracı en fazla on yıl süreyle korunmakta; bu sürenin dolmasının ardından kiraya veren, genel hükümlere göre fesih imkânı kazanmaktadır.

Anayasa Mahkemesi’nin incelediği norm denetimi dilekçesinde ve Genel Kurul belgesinde, TBK m. 347 bağlamında on yılın geçmesi hâlinde genel hükümlere göre fesih imkânına yer verildiği görülmektedir. Kiracılı bir evi satın aldığınızda, kiracıyla uzun süreli bir kira ilişkisini de devralmış olabilirsiniz. Bu nedenle sözleşmenin ne zaman başladığını ve on yıllık sürenin ne zaman dolacağını önceden kontrol etmeniz önemlidir.

Satın Almadan Önce Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Kiracılı bir evi devralmadan önce, hem mülkiyete hem de mevcut kira ilişkisine dair incelemeleri yapmanız yerinde olur. Aşağıdaki başlıklar, genel bir kontrol listesi olarak değerlendirilebilir:

  • Kira sözleşmesini inceleyin: Sözleşmenin başlangıç tarihini, süresini, kira bedelini ve artış koşullarını gözden geçirin.
  • Ödeme durumunu araştırın: Kiracının kira ödemelerinde gecikme veya birikmiş borç olup olmadığını satıcıdan öğrenin.
  • Depozito ve ek anlaşmalar: Alınan depozitonun durumunu ve varsa yan anlaşmaları netleştirin.
  • Tahliye taahhüdü var mı: Kiracının daha önce verdiği bir tahliye taahhüdü bulunup bulunmadığını kontrol edin. Bu konuda tahliye taahhütnamesi ve icra takibi yazımız yol gösterici olabilir.
  • Tapu kaydını kontrol edin: Taşınmaz üzerinde haciz, ipotek veya şerh bulunup bulunmadığını tapu kaydından inceleyin.

Bu incelemeler, satın alma sonrasında beklemediğiniz hukuki sorunlarla karşılaşma riskini azaltır. Özellikle kiracının tahliyesi konusunda ileride uyuşmazlık çıkabilecekse, süreci baştan planlamak faydalı olur.

Kiracının Tahliyesi İçin Hangi Yollar Var?

Yeni malik olarak kiracıyı tahliye etmek istediğinizde, yalnızca ev satın almış olmanız tek başına yeterli değildir. Tahliye ancak kanunda sayılan sebeplerin varlığı hâlinde mümkündür. İhtiyaç nedeniyle tahliye bunlardan yalnızca biridir; kira bedelinin ödenmemesi, tahliye taahhüdü veya diğer kanuni sebepler de söz konusu olabilir. Hangi yolların mevcut olduğu ve koşulları hakkında kiracı nasıl tahliye edilir başlıklı yazımızda ayrıntılı açıklamalar bulabilirsiniz.

Tahliye talebiyle ilgili genel bir çerçeve için ise kiracı tahliye davası nedir yazımızı inceleyebilirsiniz. Süreçlerin usule uygun yürütülmesi, bildirim ve bekleme sürelerinin doğru hesaplanması açısından gayrimenkul avukatı desteği almak faydalı olabilir.

Özet

Kiracılı ev satın alma, mevcut kira sözleşmesini sona erdirmez; yeni malik, sözleşmenin kiraya veren tarafı hâline gelir. İhtiyaç nedeniyle tahliye talebi mümkün olsa da, bunun için satın almanın ardından bir aylık bildirim ve altı aylık bekleme süresi gibi usuli koşulların yerine getirilmesi gerekir. Ayrıca belirsiz süreli sözleşmelerde kiracının on yıl süreyle korunduğu ve bu sürenin dolmasıyla genel hükümlere göre fesih imkânının doğduğu dikkate alınmalıdır. Satın alma kararı öncesinde kira sözleşmesini, ödeme durumunu ve tapu kaydını dikkatle incelemek, ileride doğabilecek uyuşmazlıkları önlemeye yardımcı olur.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.