Skip to content

Kesinleşen İstinaf Kararına İtiraz Mümkün mü?

Kesinleşen istinaf kararına itiraz konusunda en çok merak edilen soru şudur: karar kesinleştikten sonra bir daha bu karara karşı başvuru yapılabilir mi? Kısa yanıt, klasik anlamda bir itiraz kanun yolunun bulunmadığıdır. İstinaf (bölge adliye mahkemesi) kararı kesinleştiğinde olağan kanun yolu olan temyize gitme imkânı kural olarak sona erer. Bununla birlikte, kararda ağır bir hukuka aykırılık varsa devreye giren olağanüstü kanun yolları ve anayasal başvuru mekanizmaları vardır.

Bu yazıda, kesinleşmiş bir istinaf kararı karşısında hangi yolların hukuken açık olduğunu, kimin hangi başvuruyu yapabileceğini ve bu başvuruların sonuçlarını sade bir dille açıklıyoruz. Somut bir karar için mutlaka bir avukata danışmanız gerektiğini de en baştan belirtelim.

Kesinleşme Ne Anlama Gelir?

Bir mahkeme kararı, kararın hukuka aykırı olduğunu düşünen tarafın bir üst mercinin incelemesini talep edebileceği kanun yollarıyla denetlenir. Bu usullere kanun yolları denir (bkz. Adalet Bakanlığı, Kanun Yolları).

İstinaf kararı genellikle şu hâllerde kesinleşir:

  • Temyiz süresinin kaçırılması,
  • Temyiz yolunun kanunen kapalı olması,
  • Uyuşmazlığın kesinlik (parasal) sınırının altında kalması nedeniyle temyizin mümkün olmaması.

Kesinleşme gerçekleştiğinde artık olağan kanun yolu olan temyiz devrede değildir. Temyiz sürecinin nasıl işlediğini ve süre kaçırıldığında neler yaşandığını daha ayrıntılı okumak isterseniz temyiz süresi kaçırılırsa ne olur başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

“İtiraz” Kelimesi Neden Yanıltıcı Olabilir?

Günlük dilde “itiraz” kelimesi her türlü karara karşı çıkma anlamında kullanılsa da, hukukta itiraz belirli kararlara karşı öngörülmüş özel bir kanun yoludur. Kesinleşmiş bir istinaf kararı bakımından teknik anlamda bir itiraz yolu bulunmaz. Bunun yerine, kararın niteliğine ve yargı koluna göre şu yollar gündeme gelir:

  • Hukuk davalarında kanun yararına temyiz,
  • Ceza davalarında kanun yararına bozma,
  • Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru.

Aşağıda bu yolları ayrı ayrı açıklıyoruz.

Hukuk Davalarında: Kanun Yararına Temyiz

Hukuk yargılamasında kesinleşmiş kararlar için öngörülen olağanüstü yol kanun yararına temyizdir. Adalet Bakanlığı’nın resmî açıklamasına göre bu yola yalnızca kesinleşmiş kararlar hakkında gidilebilir; kesinleşmemiş kararlar için kanun yararına temyiz mümkün değildir (bkz. Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, Kanun Yararına Temyiz).

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363. maddesi uyarınca kanun yararına temyiz şu kararlar için söz konusu olabilir:

  • İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar,
  • İstinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen ilk derece kararları,
  • Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdiği kararlar,
  • Yine bu sıfatla verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hükümler.

Bu Yolun Sınırı: Sonucu Değiştirmez

Kanun yararına temyizin en kritik özelliği, kararın hukuki sonucunu değiştirmemesidir. Amacı, hükümdeki hatayı tespit ederek mahkemeleri uyarmaktır; tarafların lehine veya aleyhine yeni bir sonuç doğurmaz. Ayrıca bu talebi ancak Adalet Bakanlığı ileri sürebilir. Taraflar doğrudan bu yola başvuramaz, yalnızca Bakanlıktan bu yolu işletmesini talep edebilir.

Ceza Davalarında: Kanun Yararına Bozma

Ceza yargılamasında kesinleşen kararlar için karşılık gelen olağanüstü kanun yolu kanun yararına bozmadır. Bu yol, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. Adalet Bakanlığı’nın açıklamasına göre, hâkim veya mahkemece verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Bakanlık, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunarak bozma isteyebilir (bkz. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, Kanun Yararına Bozma).

CMK 309/4-d bendindeki hâllere özgü olmak üzere bu yetki, kanun yararına olarak re’sen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından da kullanılabilir. Ancak Bakanlık tarafından başvurulmuşsa artık aynı yetki Başsavcı tarafından kullanılamaz. Görüldüğü gibi bu yol da bireyin doğrudan başvurabileceği bir yol değildir; işletme yetkisi kamu makamlarındadır.

Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru

Kesinleşen bir kararın temel hak ve özgürlüklerini ihlal ettiğini düşünen kişi, koşulları varsa Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilir. Anayasa Mahkemesi’ne göre, bireysel başvuru için aranan “hükmün kesinleşmesi” şartı, başvuru yollarının tüketilmesi anlamında değerlendirilir (bkz. Anayasa Mahkemesi, Süre Aşımı).

Süreye Dikkat

Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararlarına göre, etkili olmadığı gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmayan başvurucuların, kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru yapmaları gerekir. Karar düzeltme yolu kapalı olan kararlarda da bireysel başvuru süresi kararın öğrenilmesinden itibaren başlar; bu tür kararlara karşı karar düzeltmeye başvurulmasının süreye bir etkisi yoktur.

Ceza yargılamasında tüketilmesi gereken son başvuru yolunun temyiz olduğu; istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtayca bozulmasını isteme hakkının yalnızca Adalet Bakanlığı’na tanındığı da Anayasa Mahkemesi tarafından vurgulanmıştır. Yani birey açısından kanun yararına bozma, tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu sayılmaz.

İdari Yargıda Farklı Bir Durum

Anayasa Mahkemesi, idari yargıda istinaf başvurusunun kanuni süresinde yapılmadığının bölge idare mahkemelerince ilk kez değerlendirildiği hâllerde, istinaf talebinin reddine ilişkin kararın kesin nitelikte olmasını öngören kuralı incelemiştir. Bu incelemede, söz konusu düzenlemenin mahkemeye erişim hakkı ve hükmün denetlenmesini talep etme hakkıyla bağdaşmadığı ileri sürülmüştür (bkz. Anayasa Mahkemesi basın duyurusu).

Bu kararın idari yargı (bölge idare mahkemeleri) bağlamında olduğunu özellikle belirtmek gerekir. Hukuk ve ceza yargısındaki istinaf sürecinden farklı bir alandır; bu nedenle idari davalar bakımından somut durumun ayrıca değerlendirilmesi önemlidir.

Süreç Kesinleşmeden Önce Hangi Adımlar Önemlidir?

Kesinleşmiş karara karşı başvuru yolları sınırlı olduğu için, en etkili koruma kararın kesinleşmesinden önce doğru adımların atılmasıdır. İstinaf aşamasının nasıl işlediğini ve sürelerini öğrenmek için istinaf başvurusu nasıl yapılır yazımızı inceleyebilirsiniz. Temyiz sürecindeki karar türlerini merak ediyorsanız Yargıtay bozma kararı ve Yargıtay onama kararı başlıklı içeriklerimiz yol gösterici olabilir.

Özet

Kesinleşen istinaf kararına itiraz, klasik bir kanun yolu olarak mevcut değildir. Kararın niteliğine göre gündeme gelebilecek yollar şunlardır: hukuk davalarında Adalet Bakanlığı eliyle işletilen kanun yararına temyiz, ceza davalarında kanun yararına bozma ve koşulları varsa Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru. Bu yolların bir kısmında birey doğrudan başvuru yapamaz; bireysel başvuruda ise sıkı süre koşulları vardır. Kaybınızı önlemek için sürelere dikkat etmeniz ve durumunuzu bir avukatla değerlendirmeniz önemlidir.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.