Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Süresi
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi kural olarak otuz gündür. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesine göre bu süre, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; kanunda ayrı bir başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süre içinde başvuru yapılmazsa başvuru, süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunur. Bu yazıda sürenin nasıl hesaplandığını, hangi hâllerde ek süre tanındığını, başvuru şartlarını, formu ve KHK/OHAL kapsamındaki özel süreleri sırayla açıklıyoruz.
Bireysel başvuru süresi kaç gündür?
Temel kural nettir: bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır. Bu düzenleme 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin 5. fıkrasında ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 64. maddesinde yer alır. Otuz günlük süre hak düşürücü niteliktedir; başka bir deyişle süre geçtikten sonra yapılan başvuruların esasa girilmeden reddedilmesi gündeme gelir.
Otuz günlük süreye adli tatil de dahildir. 6216 sayılı Kanun ve İçtüzük’te Anayasa Mahkemesinin adli tatile tabi olduğuna dair bir hüküm bulunmadığından, adli tatil süreyi durdurmaz. Bu nedenle temmuz-ağustos dönemine denk gelen başvurularda da otuz günün her günü sayılır.
Süre ne zaman başlar?
Sürenin başlangıcı, somut olaya göre değişebilir. Kararın tebliğine ilişkin özel bir düzenleme yoksa süre, tarafların kararın içeriğini kesin olarak öğrenebildikleri tarihte işlemeye başlar. Anayasa Mahkemesi, kararın UYAP üzerinden okunduğu tarihi ya da dosyadan fotokopi alınma tarihini öğrenme tarihi olarak kabul edebilmektedir. Mahkeme, kararı UYAP üzerinden öğrenen bir başvurucunun sonradan yaptığı başvuruyu süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulmuştur. Tutukluluk şikâyetlerinde ise süre, ilk derece mahkemesinin nihai kararı verdiği veya tahliye tarihinden itibaren işlemeye başlar. Süre hesabına ilişkin ayrıntılı örneklere Anayasa Mahkemesinin Süre Aşımı sayfasından ulaşabilirsiniz.
Mazeret hâlinde ek süre var mı?
İçtüzük’ün 64. maddesine göre başvurucu, mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir mazeret nedeniyle süresi içinde başvuramamışsa, mazeretin ortadan kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretini belgeleyerek başvurabilir. Aynı kural, avukat ya da kanuni temsilci aracılığıyla yapılan başvurularda da geçerlidir. Mazeretin belgelenememesi hâlinde bu istisnadan yararlanmak mümkün olmaz.
Anayasa Mahkemesine başvuru şartları
Anayasa’nın 148. maddesine göre herkes, Anayasa’da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki temel hak ve özgürlüklerinden birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Ancak bunun için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
- Olağan kanun yollarının tüketilmiş olması: 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesine göre, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamı tüketilmeden bireysel başvuru yapılamaz. Bu koşulu sağlamayan başvurular başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle reddedilir.
- Güncel ve kişisel bir hakkın doğrudan etkilenmesi: 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesine göre başvuru, ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen kişiler tarafından yapılabilir.
- Kişi bakımından yetki: Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri yalnızca tüzel kişiliğe ait hakların ihlali gerekçesiyle başvurabilir. Yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak yabancılar başvuruda bulunamaz.
Bireysel başvuru harca tabidir. Harç, ilgili veznelere yatırılabildiği gibi doğrudan Mahkemeye yapılan başvurularda da ödenebilir. Avukatla başvuru zorunlu değildir; ancak başvuru avukat veya kanuni temsilci aracılığıyla yapılıyorsa yetki belgesinin sunulması gerekir. Harç tutarları her yıl güncellenmektedir; güncel rakam için başvuru öncesinde resmî listelerin kontrol edilmesi yerinde olur.
Bireysel başvuru formu ve başvuru kanalları
Bireysel başvuru, 6216 sayılı Kanun ve İçtüzük’te belirtilen şartlara uygun biçimde ve resmî bireysel başvuru formu kullanılarak yapılır. Form, 6 Kasım 2018 tarihli İçtüzük değişikliğiyle yenilenmiştir ve İçtüzük ekinde yer almaktadır.
Formda; başvurucunun T.C. kimlik numarası, adı-soyadı, anne-baba adı, doğum tarihi, cinsiyeti, uyruğu, mesleği, adresi, telefon ve e-posta bilgileri gibi unsurların bulunması gerekir. Tüzel kişilerde ayrıca MERSİS numarası, unvan ve temsilciye ait bilgiler istenir. Güncel formu Anayasa Mahkemesinin Bireysel Başvuru Elektronik Formu sayfasından indirebilirsiniz.
Word formatı ve şekil şartına dikkat
Formun PDF sürümü resmî sayfada yer alır. İnternette dolaşan Word (.doc) uzantılı eski form dosyaları güncel olmayabilir; bu nedenle formu her zaman Anayasa Mahkemesinin resmî sayfasından edinmeniz önerilir. Şekil şartlarına da özen gösterilmelidir: Başvuru formunda bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayan hakaret, tehdit veya tahrik edici ifadeler kullanıldığı tespit edilirse, Mahkeme başvurucu aleyhine para cezasına hükmedebilir. Şekil eksikliği bulunan başvurular idari yönden reddedilebilir ve bu karara belirli süre içinde itiraz edilebilir.
UYAP üzerinden elektronik başvuru
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun kararı uyarınca, 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren avukatlar UYAP Avukat Portalı üzerinden elektronik ortamda bireysel başvuru yapabilmektedir. Bu uygulamada avukatın UYAP Avukat Portal hesabı, e-imzası ve vekaletnamesi bulunmalıdır. Teknik sınır olarak yüklenecek her bir evrakın boyutu 40 MB’ı, toplam evrak sayısı ise 150’yi aşamaz. İçtüzük’ün 63. maddesi uyarınca başvurular ayrıca doğrudan Mahkemeye, mahkemeler, ceza infaz kurumları veya yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla da yapılabilir. Ayrıntılar için Mahkemenin konuya ilişkin duyurusuna bakabilirsiniz.
Başvuru sorgulama
Avukatlar tarafından UYAP Avukat Portalı üzerinden yapılan başvurularda dosya işlemleri elektronik ortamda takip edilebilmektedir. Bunun dışında vatandaşlara yönelik ayrı bir çevrim içi sorgulama kanalına ilişkin resmî ve güncel bir açıklamaya bu çalışmada ulaşılamamıştır. Bu nedenle başvurunuzun durumunu öğrenmek için Anayasa Mahkemesinin resmî bilgilendirme kanallarını esas almanız daha güvenli olacaktır.
KHK ve OHAL kapsamında bireysel başvuru
Olağanüstü hâl döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) yapılan işlemler bakımından özel bir başvuru düzeni öngörülmüştür. 685 sayılı KHK ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuş, bu KHK 7075 sayılı Kanun’la yasalaşmıştır. İhraç gibi doğrudan KHK ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruların önce bu Komisyona yapılması gerekir.
Komisyona başvuru süresi bakımından, Komisyonun başvuru almaya başladığı tarihten önce yürürlüğe konulan KHK’lar için başvuru alma tarihinden; bu tarihten sonra yürürlüğe konulanlar için Resmî Gazete’de yayım tarihinden itibaren altmış gün öngörülmüştür. Anayasa Mahkemesi, bu yolu tüketmeden doğrudan kendisine yapılan çok sayıda başvuruyu başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmuştur. Mahkemeye göre, OHAL Komisyonuna başvurmadan doğrudan bireysel başvuru yapılması, bireysel başvurunun ikincil niteliğiyle bağdaşmaz.
Buna karşılık Anayasa Mahkemesi, KHK ile tesis edilen bir işleme ilişkin davanın Komisyona gönderilmesi yerine incelenmeksizin reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir. Ayrıca doğrudan KHK’larla uygulanan bazı ilave tedbirlere karşı Komisyona başvuru yolunu kapatan kuralı, etkili başvuru hakkına aykırı bularak iptal etmiştir. Bu nedenle KHK kaynaklı uyuşmazlıklarda hangi başvuru yolunun tüketileceği ve hangi sürenin uygulanacağı ayrıca değerlendirilmesi gereken teknik bir konudur.
Süreyi kaçırmamak için nelere dikkat etmeli?
Bireysel başvuruda en sık karşılaşılan ret nedenlerinden biri süre aşımıdır. Bu nedenle nihai kararın tebliğ ya da öğrenilme tarihinin doğru tespit edilmesi büyük önem taşır. Otuz günlük sürenin adli tatili de kapsadığını, mazeretin ancak belgelenmesi hâlinde ek on beş günlük süre sağladığını ve KHK/OHAL kapsamındaki başvuruların önce ilgili Komisyona yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak gerekir.
Bireysel başvuru, olağan kanun yolları tükendikten sonra gündeme geldiği için istinaf ve temyiz aşamalarının doğru yürütülmesi de belirleyicidir. Temyiz süresinin kaçırılması hâlinde kararın kesinleşme tarihi ile bireysel başvuru süresinin başlangıcı da etkilenebilir. Süreçteki her aşamanın somut dosya bakımından ayrıca değerlendirilmesinde yarar vardır.
Davanız için ilk adımı atın
Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.