Skip to content

Kesinleşmesi Gereken Kararlar Nedir?

Kesinleşmesi gereken kararlar, kanun yolları (istinaf ve temyiz) tüketilmeden ya da başvuru süreleri geçmeden hukuki sonuç doğurmayan, çoğu zaman da icra edilemeyen mahkeme kararlarıdır. Bir kararın kesinleşmesi, o karara karşı başvurulabilecek olağan kanun yollarının kapanması anlamına gelir. Uygulamada bazı kararlar verilir verilmez kesinleşirken, bazı kararların icra edilebilmesi için önce kesinleşmesi aranır. Bu yazıda, bir kararın ne zaman kesinleştiğini, hangi kararların kesinleşmesinin özellikle önemli olduğunu ve kesin hükme saygı ilkesinin ne ifade ettiğini açıklıyoruz.

Bir Mahkeme Kararı Ne Zaman Kesinleşir?

Kesinleşme, kararın türüne ve yargılamanın yapıldığı yargı koluna göre farklı anlar kazanır. Genel kural, karara karşı başvurulabilecek kanun yollarının tüketilmesi ya da bu yollara başvuru sürelerinin geçirilmesidir. Süre işlemeye, kural olarak kararın taraflara usulüne uygun tebliğiyle başlar.

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün açıklamalarına göre, istinaf veya temyiz süresi kararın Tebligat Kanunu’na uygun biçimde tebliğiyle işlemeye başlar; usulüne uygun tebliğ edilmemiş bir kararın kesinleşmiş sayılamayacağı belirtilmektedir. Bu husus, kanun yararına temyize ilişkin resmî açıklamalarda da vurgulanmaktadır.

Ceza yargılamasında kesinleşme

Ceza yargılamasında hükmün kesinleşmesi, kanun yollarının aşamasına bağlıdır. Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı’nın ilamat ve infaz eğitim materyaline göre, süresinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller; bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesiyle hüküm kesinleşir. Temyiz yolu açık olan kararlarda ise kesinleşme, Yargıtay’ın ilgili ceza dairesinin onama kararıyla gerçekleşir. Bu çerçeve, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun temyize ilişkin hükümleriyle birlikte değerlendirilir.

Kesinleşen bir mahkûmiyet hükmü, ilamat numarası alacak biçimde Cumhuriyet başsavcılığı ilamat ve infaz bürosuna gönderilir. İlam incelenirken kesinleşme şerhinin bulunup bulunmadığı, istinaf veya Yargıtay ilamının ekli olup olmadığı ve kesinleştirmenin doğru yapılıp yapılmadığı kontrol edilir. Bu ayrıntılar, Adalet Bakanlığı’nın ilamat ve infaz eğitim modülünde açıklanmaktadır.

Hukuk yargılamasında kesinleşme

Hukuk davalarında da karar, kanun yolu sürelerinin geçirilmesi ya da istinaf ve temyiz incelemelerinin tamamlanmasıyla kesinleşir. Temyiz aşamasının nasıl işlediğini ve sürenin kaçırılmasının sonuçlarını ayrıntılı biçimde ele aldığımız temyiz süresi kaçırılırsa ne olur başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Hangi Kararların Kesinleşmesi Özellikle Önem Taşır?

Bazı kararlar bakımından kesinleşme, kararın uygulanabilirliği için doğrudan belirleyicidir. Uygulamada özellikle şu grupların kesinleşmesi önem kazanır:

  • İcra için kesinleşmesi aranan ilamlar: Kişi hâlleri, aile hukuku ve taşınmazın aynına ilişkin bazı kararlar gibi belirli ilamlar, kural olarak kesinleşmeden icraya konulamaz. Bu nedenle söz konusu kararlarda kesinleşme şerhi büyük önem taşır.
  • Yabancı kararların tanınması ve tenfizi: Yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de sonuç doğurabilmesi için o kararın kendi hukukuna göre kesinleşmiş olması aranır. Bu sürecin ayrıntılarını tanıma tenfiz davası yazımızda ele aldık.
  • Ceza mahkûmiyet hükümleri: İnfazın başlayabilmesi için hükmün kesinleşmesi ve kesinleşme şerhini taşıması gerekir.

Öte yandan geçici hukuki koruma niteliğindeki kararlar farklı bir mantıkla işler. Örneğin ihtiyati tedbir kararı gibi tedbir niteliğindeki kararlar, esas hükmün kesinleşmesini beklemeksizin uygulanabilecek nitelikte olabilir.

HAGB kararı ve kesinleşme

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı bakımından da kesinleşme sonuç doğurur. CMK’nın 231/5. maddesinde HAGB kararının sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaması öngörülmüşse de, Anayasa Mahkemesi’ne sunulan bir itiraz dilekçesinde, uygulamada yargılama giderleri ile el konulan eşyalara ilişkin müsadere kararlarının HAGB kararının kesinleşmesiyle infaz edildiği belirtilmektedir. Bu yönüyle kesinleşme, HAGB kararının bazı sonuçlarının doğması bakımından da rol oynar.

Kesinleşme, Bireysel Başvuru ve Kanun Yolları

Kesinleşme kavramı, olağanüstü kanun yolları ve bireysel başvuru bakımından da belirleyicidir.

Kanun yararına temyiz

Adalet Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, HMK’nın 363. maddesi gereğince kesinleşmemiş kararlar hakkında kanun yararına temyiz incelemesi yapılamaz. Kanun yararına temyize konu edilemeyecek kararlar arasında kesinleşmemiş mahkeme kararları, istinaf veya temyiz incelemesinden esası değerlendirilerek geçmiş kararlar ve tedbir niteliğindeki kararlar sayılmaktadır. Bu ayrımlar Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün ilgili sayfasında açıklanmıştır.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru

Anayasa Mahkemesi’nin kabul edilebilirlik kriterlerine göre, bireysel başvuruda bulunabilmek için aranan kesinleşme, başvuru yollarının tüketilmesi anlamında değerlendirilir. Ceza yargılamasında tüketilmesi gereken son başvuru yolunun temyiz olduğu; istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların bozulmasını isteme hakkının yalnızca Adalet Bakanlığına tanındığı belirtilmektedir. Ayrıca hukuk ve idari yargılamalarda Yargıtay kararının taraflara tebliğiyle başvuru süresinin işlemeye başladığı ifade edilir. Bu açıklamalara AYM’nin süre aşımına ilişkin emsal kararlar sayfasından ulaşılabilir.

Kesin Hükme Saygı İlkesi

Bir karar kesinleştiğinde ortaya kesin hüküm çıkar ve buna saygı gösterilmesi hukuk devletinin temel gereklerindendir. Anayasa Mahkemesi, kesin hükme saygının hukukun genel ilkelerinden biri olduğunu ve Anayasa’nın 138. maddesinin son fıkrasında yer alan yargı kararlarının geciktirilmeksizin uygulanması yükümlülüğünün de bu ilkenin bir gereği olduğunu vurgulamıştır. Bu değerlendirme, kesinleşmiş bir kararın yok hükmünde kabul edilmesine ilişkin bir başvuruya dair AYM duyurusunda yer almaktadır.

Anayasa Mahkemesi ayrıca, bir asliye ceza mahkemesi kararıyla hükmedilen manevi tazminat ve vekâlet ücretinin, icra hukuk mahkemesince ceza davasının düşme kararına dayanılarak hükümsüz kılınmasını incelediği başvuruda, kesinleşmiş bir mahkeme kararının başka bir mahkeme tarafından hükümsüz kılınmasının Anayasa’nın sözü ve ruhuyla çeliştiğine karar vermiştir. İlgili değerlendirme AYM’nin kararların icrası hakkına ilişkin duyurusunda açıklanmıştır.

Kesinleşme şartının sınırları

Kesinleşme her zaman icranın önkoşulu değildir. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilen bedelin icrası için kararın kesinleşmesini şart koşan ve devam eden icra takiplerinin kesinleşmiş karar ibraz edilinceye kadar durdurulmasını öngören kuralları iptal etmiştir. Mahkemeye göre, kararların icrası için kesinleşme şartının aranması, hak sahiplerinin zararlarının telafisini geciktirmiş ve mülkiyet hakkına müdahale edilen maliklere aşırı külfet yükleyerek mülkiyet ve adil yargılanma hakkının ölçüsüz biçimde sınırlanmasına yol açmıştır. Bu iptal kararının gerekçesi, AYM’nin ilgili norm denetimi duyurusunda yer almaktadır.

Kesinleşme Şerhi ve Uygulamadaki Önemi

Kesinleşmesi gereken kararlarda, kararın kesinleştiğini gösteren kesinleşme şerhi kritik bir belgedir. Bir ilamın icraya konulması, tanıma tenfiz gibi başka süreçlere dayanak yapılması ya da resmî kayıtlara işlenmesi çoğu kez kesinleşme şerhinin varlığına bağlıdır. Bu nedenle kararın kesinleşip kesinleşmediğinin ve şerhin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğinin dikkatle takip edilmesi gerekir. Yargıtay aşamasının nasıl işlediğini merak ediyorsanız Yargıtay bozma kararı yazımız da sürecin bütününü görmenize yardımcı olabilir.

Kesinleşme kuralları yargı koluna ve karar türüne göre değiştiğinden, somut bir kararın kesinleşip kesinleşmediği ve icraya elverişli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Süreler ve usule ilişkin kayıplar telafisi güç sonuçlar doğurabileceğinden, sürecin başında bir avukata danışmanız yerinde olacaktır.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.