Geriye Dönük Dava Açma Süresi Ne Kadardır?
Geriye dönük dava açma süresi, bir alacağın veya hakkın ne kadar geçmişe giderek dava yoluyla talep edilebileceğini ifade eder. Türk hukukunda bu süre çoğunlukla zamanaşımı kurallarıyla belirlenir. Kısa yanıt şudur: aksine özel bir hüküm yoksa alacaklar için genel süre on yıldır. Ancak ücret, kira gibi bazı alacaklarda süre beş yıla, haksız fiil tazminatlarında ise iki ve on yıllık ikili sürelere iner. Yani “geriye dönük ne kadar dava açabilirim?” sorusunun cevabı, talebin türüne göre değişir.
Aşağıda “geriye dönük dava açma süresi” kavramını hukuki karşılığı olan zamanaşımı çerçevesinde, alacak türlerine göre açıklıyoruz.
Geriye Dönük Dava Açma Süresi Ne Anlama Gelir?
“Geriye dönük dava açma süresi” resmî bir kanun terimi değildir. Uygulamada bu ifade, bir hakkın doğduğu andan itibaren belirli bir zamanın geçmesiyle dava yoluyla istenemez hale gelmesini anlatmak için kullanılır. Hukukta bunun karşılığı zamanaşımıdır.
Zamanaşımı, alacak hakkını doğrudan ortadan kaldırmaz; ancak borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerse, alacaklı mahkemeden alacağını tahsil edemez. Bu nedenle geçmişe yönelik bir talepte bulunmadan önce sürenin dolup dolmadığını değerlendirmek büyük önem taşır.
Genel Zamanaşımı Süresi: On Yıl
Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu, sözleşmeden doğan alacaklar başta olmak üzere özel bir süreye bağlanmamış tüm alacaklar için geçerli genel kuraldır.
Yani bir alacağınız için kanunda özel bir süre öngörülmemişse, geriye dönük olarak talep edebileceğiniz süre kural olarak on yıldır. İlgili düzenlemenin ayrıntısı için Türk Borçlar Kanunu metnine bakılabilir.
Beş Yıllık Zamanaşımına Tabi Alacaklar
Kanun, dönemsel edimler için daha kısa bir süre öngörmüştür. Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesine göre aşağıdaki alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir:
- Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler,
- Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri gibi belirli alacaklar.
Buna göre örneğin kira alacaklarınızı veya dönemsel ödemeleri geriye dönük olarak yalnızca beş yıl geriye giderek talep edebilirsiniz.
Haksız Fiil (Tazminat) Davalarında Süre
Trafik kazası, bedensel zarar ya da maddi ve manevi tazminat gibi haksız fiilden doğan taleplerde ikili bir süre uygulanır. Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesine göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve failini öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Ayrıca eğer tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü, suç oluşturan bir fiilden doğmuşsa, o daha uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı için de benzer bir yapı vardır: geri isteme hakkı olduğunu öğrenme tarihinden itibaren iki yıl ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleşmesinden itibaren on yıl (TBK m. 82).
İşçilik Alacaklarında Geriye Dönük Süre
Çalışma hayatına ilişkin alacaklarda süreler ayrıca düzenlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesine göre ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da ücret alacaklarının beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtmektedir.
Bu kapsamda fazla mesai, yıllık izin ücreti ve benzeri dönemsel işçilik alacakları da beş yıllık süreye tabidir. Dolayısıyla bu alacaklar için geriye dönük olarak kural olarak beş yıl geriye gidebilirsiniz.
Kıdem ve İhbar Tazminatında Değişen Süre
Kıdem ve ihbar tazminatı bakımından tarihsel bir değişiklik yaşanmıştır. Eskiden bu tazminatlar on yıllık genel zamanaşımına tabiydi. Anayasa Mahkemesi’nin bir bireysel başvuru kararında da belirtildiği üzere, o dönemde ihbar ve kıdem tazminatı için zamanaşımı süresi on yıl, ücret, yıllık izin ve fazla mesai alacakları için beş yıl olarak uygulanıyordu.
2017 yılında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile getirilen değişiklik sonucunda, iş sözleşmesinin feshine bağlı kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının zamanaşımı süresi beş yıla indirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin (Esas 2017/178, Karar 2018/82) hak arama hürriyetine ve hukuk devleti ilkesine aykırı olmadığına karar vererek iptal talebini reddetmiştir.
Zamanaşımının Durması ve Kesilmesi
Geriye dönük dava açma süresi her zaman kesintisiz işlemez. Kanun, belirli hallerde sürenin durmasını veya kesilmesini öngörür.
Türk Borçlar Kanunu’nun 153. maddesine göre bazı durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz veya durur. Örneğin velayet süresince çocukların ana ve babalarından olan alacakları için süre işlemez. Durma halinde, engel ortadan kalktığında süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
TBK’nın 154. maddesi ise zamanaşımının kesilmesini düzenler. Borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi ya da kısmen ifada bulunması gibi durumlarda zamanaşımı kesilir. Zamanaşımı kesildiğinde, süre baştan itibaren yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle geçmiş bir alacak için sürenin dolduğunu düşünseniz bile, arada bir kesilme yaşanmış olabileceğini değerlendirmek gerekir.
Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Süreyi Karıştırmayın
Geriye dönük dava açma süresi denince zamanaşımının yanı sıra hak düşürücü süreler de gündeme gelebilir. Bu iki kavram farklıdır: zamanaşımı taraflarca ileri sürülmedikçe hâkim tarafından resen dikkate alınmaz ve durma-kesilme kurallarına tabidir; hak düşürücü süre ise doğrudan hakkın kendisini sona erdirir ve hâkim tarafından resen gözetilir.
Örneğin İş Kanunu’nun 26. maddesine göre, iş sözleşmesini haklı nedenle fesih yetkisi, karşı tarafın bu davranışta bulunduğunu öğrenen tarafın öğrenme gününden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılabilir. Bu, dava süresinden farklı, hakkın kullanımına ilişkin bir süredir.
Dava Açmadan Önce Nelere Dikkat Etmeli?
Geriye dönük bir talepte bulunmadan önce şu noktaları değerlendirmek yerinde olur:
- Talebin türünü belirleyin: Alacak sözleşmeden mi, haksız fiilden mi yoksa işçilik alacağından mı kaynaklanıyor? Süre buna göre değişir.
- Başlangıç tarihini saptayın: Zamanaşımı çoğunlukla alacağın muaccel olduğu ya da zararın öğrenildiği tarihte işlemeye başlar.
- Durma veya kesilme olup olmadığını inceleyin: Borçlunun kısmi ödemesi ya da ikrarı süreyi yeniden başlatmış olabilir.
- Uygulanabilecek özel kanunları kontrol edin: İş, kira, sigorta gibi alanlarda özel süreler bulunur.
Süreç boyunca karar aşamalarını da takip etmek gerekir. Bir davada verilen karara karşı üst mahkeme yolları için istinaf başvurusunun süresi ve sonuçları ile temyiz süresi kaçırılırsa ne olacağı konularını inceleyebilirsiniz. Belirli bir hukuki durumun tespiti amaçlanıyorsa tespit davası hakkındaki içeriğimiz de yol gösterici olabilir.
Zamanaşımı süreleri ve bunların ne zaman başladığı, somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kendi durumunuza ilişkin adım atmadan önce belgelerinizle birlikte bir avukata danışmanız yerinde olur.
Davanız için ilk adımı atın
Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.