Skip to content

Islaha İtiraz Süresi Nedir? Karşı Tarafın Hakları

Islaha itiraz süresi, uygulamada sıkça sorulan bir konu olsa da mevzuatta ıslaha karşı ayrı ve sabit bir itiraz süresi (örneğin belirli bir gün ya da hafta içinde başvuru yapılması gereken bağımsız bir hüküm) düzenlenmemiştir. Islah, karşı tarafın onayına bağlı olmayan, tek taraflı kullanılabilen bir usul hakkıdır. Bu nedenle klasik anlamda bir itiraz mekanizması yerine, karşı tarafın ıslahın kötüniyetle yapılıp yapılmadığını, ıslah yetkisinin bulunup bulunmadığını veya zamanaşımı gibi savunmaları öne sürebildiği bir yapı söz konusudur.

Aşağıda ıslahın hukuki niteliğini, hangi aşamaya kadar yapılabileceğini ve ıslaha muhatap olan tarafın hangi hukuki araçlarla tepki gösterebileceğini açıklıyoruz. Somut bir uyuşmazlıkta atılacak adımlar dosyanın özelliklerine göre değişeceğinden, bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır.

Islah Nedir ve Yasal Dayanağı

Islah, tarafların yargılama sırasında usule ilişkin işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmesine imkân tanıyan bir kurumdur. Islah kurumu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun (HMK) 176. maddesinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin norm denetimi kararlarında da ıslah kurumunun HMK’nın 176. maddesinde yer aldığı açıkça belirtilmektedir.

6100 sayılı Kanun 12/1/2011 tarihinde kabul edilmiş ve Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Islah, davanın esasına ilişkin talep ve beyanların değil, usule ilişkin işlemlerin düzeltilmesine yönelik bir imkândır.

Islahın İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağıyla İlişkisi

HMK’da, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile iddia veya savunmalarını serbestçe genişletebileceği ya da değiştirebileceği; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ise iddia veya savunmanın genişletilemeyeceği ya da değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Islah, bu genel yasağın kanunda öngörülen istisnalarından biridir. Yani taraf, normalde artık genişletemeyeceği veya değiştiremeyeceği iddia ya da savunmasını, ıslah yoluyla düzeltebilir.

İşte tam da bu istisnai nitelik, ıslaha muhatap olan tarafın neden ayrı bir itiraz süresi bulmadığını açıklar: Islah, karşı tarafın rızasına gerek olmaksızın kullanılabilen bir usul hakkı olarak tasarlanmıştır.

Islaha Karşı Ayrı Bir İtiraz Süresi Var mı?

Resmî kaynaklarda ıslaha karşı bağımsız bir itiraz süresi öngören bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durum, ıslahın hukuki yapısından kaynaklanır. Islah, karşı tarafın onayına tabi olmadığından, kural olarak buna karşı doğrudan bir itiraz prosedürü de düzenlenmemiştir.

Bununla birlikte, ıslaha muhatap olan taraf tamamen çaresiz değildir. Karşı taraf, ıslahın hukuka uygunluğunu ve etkilerini tartışmaya açabileceği çeşitli hukuki araçlara sahiptir. Bu araçların usul içinde ne zaman ileri sürüleceği, itiraz süresi kavramından ziyade her bir savunmanın kendi usuli zamanlaması ile ilgilidir.

Kötüniyetli Islah İddiası

Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi amaçlarla kötüniyetli olarak kullanılması söz konusu olabilir. Mahkemenin ıslahın kötüniyetle yapılıp yapılmadığını değerlendirmesi, ıslaha muhatap olan tarafın öne sürebileceği önemli bir husustur. Eski kanun döneminde de kötüniyetle yapılan ıslahın dikkate alınmayacağı ve kötüniyetli tarafın karşı tarafın uğradığı zararları tazminle yükümlü tutulacağı benimseniyordu. Güncel uygulamada da ıslahın dürüstlük kuralına aykırı biçimde kullanılıp kullanılmadığı tartışılabilir.

Vekilin Islah Yetkisinin Bulunmaması

Islaha muhatap olan tarafın dikkat etmesi gereken bir başka nokta, karşı tarafı temsil eden vekilin ıslah yetkisidir. HMK’da vekâlette özel yetki gerektiren hâller düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, açıkça yetki verilmemişse vekil, davanın tamamını ıslah edemez. Dolayısıyla vekilin davanın tamamını ıslah edebilmesi için vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir. Karşı taraf, ıslah yapan vekilin bu yönde özel yetkiye sahip olmadığını ileri sürebilir.

Zamanaşımı Definin İleri Sürülmesi

Islah ile talep sonucu artırıldığında veya değiştirildiğinde, zamanaşımı bakımından önemli sonuçlar doğabilir. Karşı taraf, ıslah tarihi itibarıyla bir kısım alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürebilir. Anayasa Mahkemesi’nin 2025/72 Esas, 2025/63 Karar sayılı kararında da belirsiz alacak davası ile ıslah ve zamanaşımı ilişkisi değerlendirilmiştir. Kararda, belirsiz alacak davasında talebin netleşmesi hâlinde harç tamamlamaya ve ıslaha gerek kalmadan, tarafça belirlenen miktara uygun olarak artırma veya azaltma beyanı doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğine değinilmiştir.

Belirsiz Alacak Davası ve Islah Farkı

Uygulamada ıslah ile belirsiz alacak davası zaman zaman karıştırılır. Belirsiz alacak davası, 28/7/2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7251 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile değişik HMK’nın 107. maddesinde düzenlenmiştir. Belirsiz alacak davasında, alacak miktarının başlangıçta belirlenememesi hâlinde, talebin netleşmesi üzerine miktar artırılabilmektedir. Anayasa Mahkemesi kararında da bu durumda harç tamamlama ve ıslaha gerek kalmadan işlem yapılabileceğine işaret edilmiştir.

Buna karşılık ıslah, belirli bir davada usule ilişkin işlemin düzeltilmesi yoludur ve belirsiz alacak davasından farklı bir hukuki temele dayanır. Talebin artırılacağı hâllerde hangi yolun izleneceği, davanın türüne ve somut duruma göre belirlenir.

Islaha Muhatap Olan Taraf Ne Yapmalı?

Islaha ilişkin dilekçe tebliğ edildiğinde, karşı tarafın izleyebileceği başlıca hususları şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Islah yetkisini denetleyin: Islahı yapan vekilin vekâletnamesinde davanın tamamını ıslah için özel yetki bulunup bulunmadığını inceleyin.
  • Kötüniyet olup olmadığını değerlendirin: Islahın davayı uzatma veya taciz amacı taşıyıp taşımadığını mahkemenin dikkatine sunabilirsiniz.
  • Zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri gözden geçirin: Islah ile artırılan taleplerde zamanaşımı definin ileri sürülüp sürülemeyeceğini değerlendirin.
  • Islahın kapsamını inceleyin: Islahın usule ilişkin işlemin düzeltilmesi sınırları içinde kalıp kalmadığına dikkat edin.

Bu değerlendirmelerin usule uygun ve zamanında yapılması önemlidir. Süreç, tek bir itiraz süresine değil, her bir savunmanın yargılamanın hangi aşamasında ileri sürülmesi gerektiğine bağlıdır. Bu nedenle dosyanın somut durumu bir avukatla değerlendirilmelidir.

Islah Kararının Sonuçları ve Kanun Yolları

Islah talebi üzerine mahkeme yargılamayı ıslah edilen hâle göre yürütür. Islahın dikkate alınıp alınmaması, davanın esasına etki edebileceğinden, verilecek nihai karara karşı olağan kanun yollarına başvurulması mümkündür. İstinaf ve temyiz aşamalarında, ıslahın hukuka uygun biçimde değerlendirilip değerlendirilmediği de denetim konusu yapılabilir. Kanun yollarının işleyişi hakkında Adalet Bakanlığının kanun yolları sayfasında genel bilgiye ulaşabilirsiniz.

İstinaf ve temyiz süreçlerinin ayrıntıları için istinaf başvurusu nasıl yapılır ve temyiz süresi kaçırılırsa ne olur başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Yargıtay incelemesinin olası sonuçları için ise Yargıtay onama kararı ve Yargıtay bozma kararı yazılarımız yol gösterici olabilir.

Özet

Islaha itiraz süresi olarak adlandırılan sabit bir yasal süre mevzuatta bulunmamaktadır. Islah, karşı tarafın onayına bağlı olmayan tek taraflı bir usul hakkıdır. Islaha muhatap olan taraf; vekilin özel yetkisinin bulunup bulunmadığını, ıslahın kötüniyetle yapılıp yapılmadığını ve zamanaşımı gibi savunmaları usule uygun biçimde ileri sürebilir. Bu değerlendirmelerin doğru zamanlamayla ve dosyaya özgü olarak yapılması gerektiğinden, somut durum için hukuki destek almanız önerilir.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.