Temyiz Sınırı Nedir? Güncel Kurallar
Temyiz sınırı, bir mahkeme kararının Yargıtay tarafından incelenebilmesi için dava konusunun taşıması gereken asgari parasal değeri ifade eder. Uyuşmazlığın miktarı veya değeri bu tutarın altında kalıyorsa, karar kural olarak kesin sayılır ve temyiz yoluna başvurulamaz. Hukuk yargılamasında bu sınır, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) düzenlenmiştir ve her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir.
Aşağıda temyiz sınırının hukuki dayanağını, bu sınırın hangi tarihe göre belirlendiğini ve son dönemdeki önemli Anayasa Mahkemesi kararlarını sade bir dille ele alıyoruz. Rakamlar hızla değiştiği için güncel tutarı her zaman resmi kaynaklardan teyit etmeniz gerekir.
Temyiz sınırı nedir ve hangi kanunda düzenlenir?
Hukuk davalarında iki ayrı parasal sınır vardır. İlk derece mahkemesi kararlarına karşı başvurulan istinaf sınırı HMK’nın 341. maddesinin 2. fıkrasında; Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararlarına karşı başvurulan temyiz sınırı ise HMK’nın 362. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde düzenlenmiştir. Bu sınırların her yıl nasıl güncelleneceği ise HMK’nın Ek 1. maddesinde hükme bağlanmıştır.
Ek 1. madde uyarınca bu parasal sınırlar, her yıl Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi kapsamında ilan edilen yeniden değerleme oranına göre artırılır. Bu nedenle temyiz sınırı sabit bir rakam değildir; enflasyona bağlı olarak her yıl yükselir. İlgili düzenlemeleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu metni üzerinden inceleyebilirsiniz.
Sınırın hızla değiştiğini göstermesi açısından, temyiz sınırının (HMK m. 362/1-a) geçmiş yıllardaki tutarları şu şekilde seyretmiştir:
- 2019: 58.800,00 TL
- 2020: 72.070,00 TL
- 2021: 78.630,00 TL
- 2022: 107.090,00 TL
- 2023: 238.730,00 TL
Görüldüğü gibi sınır birkaç yıl içinde birkaç kat artmıştır. Bu artış, aynı değerdeki bir davanın bir yıl temyiz edilebilirken sonraki yıl kesin karar hâline gelmesine yol açabilecek bir sonuç doğurmaktadır.
Yargıtay temyiz sınırı ile istinaf sınırı arasındaki fark
Uygulamada sık karıştırılan bu iki kavramı ayırmak önemlidir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı gidilen yol istinaftır ve burada istinaf sınırı geçerlidir. İstinaf aşamasından sonra BAM’ın verdiği kararlara karşı gidilen yol ise temyizdir; işte yargıtay temyiz sınırı tam da bu aşamada devreye girer.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin karara bağladığı uyuşmazlığın değeri, HMK m. 362/1-a’daki temyiz sınırının altında kalıyorsa, karar kesinleşir ve dosya Yargıtay incelemesine götürülemez. İstinaf yolunun işleyişini istinaf başvurusu nasıl yapılır başlıklı yazımızda; temyiz süresini kaçırmanın sonuçlarını ise temyiz süresi kaçırılırsa ne olur yazımızda ayrıntılı bulabilirsiniz.
Temyiz sınırı hangi tarihe göre belirlenir?
Bu soru, son dönemin en tartışmalı ve en güncel konusudur. Eski düzenlemeye göre uygulanacak parasal sınır, hükmün verildiği tarihteki tutara göre belirleniyordu. Yani davanız açıldığında temyiz sınırının üzerinde olan bir alacak, yargılama uzayıp da karar verildiği tarihte artan sınırın altında kalırsa, temyiz hakkınızı kaybedebiliyordunuz.
Anayasa Mahkemesi, 4/12/2024 tarihli ve E.2023/182, K.2024/203 sayılı kararıyla, HMK’nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve istinaf ile temyiz parasal sınırının hükmün verildiği tarihteki tutara göre belirlenmesini öngören ibareyi iptal etmiştir. Mahkeme, dava konusunun değeri güncellenmezken parasal sınırın her yıl artmasının, enflasyondan doğan tüm külfeti taraflara yüklediğini; bunun mahkemeye erişim hakkını ve hükmün denetlenmesini talep etme hakkını ölçüsüz biçimde sınırladığını belirtmiştir. Kararın gerekçesine Anayasa Mahkemesi’nin resmi duyurusundan ulaşabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi aynı yaklaşımı idari yargı için de benimsemiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda istinaf ve temyiz parasal sınırının nihai kararın verildiği tarihe göre belirlenmesini öngören hüküm de, HMK’ya ilişkin karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bu gelişmeyi ilgili Anayasa Mahkemesi duyurusunda görebilirsiniz.
İptal kararının pratik sonucu
Bu iptal kararlarının ardından, hangi tarihin (dava tarihi, ıslah tarihi vb.) esas alınacağının yeniden düzenlenmesi beklenmektedir. Bu nedenle somut bir dosyada temyiz sınırının hangi tarihe göre uygulanacağı, güncel mevzuat ve içtihat durumuna bağlıdır. Böyle bir belirsizlik söz konusuyken, süre ve sınır hesabını bir avukatla birlikte kontrol etmeniz önem taşır.
Temyiz sınırının altında kalan kararlar ne olur?
Uyuşmazlığın değeri temyiz sınırının altındaysa karar kesinleşir. Ancak bu, hiçbir denetim yolunun kalmadığı anlamına gelmez. Bu tür kararlar için kanun yararına temyiz yolu öngörülmüştür. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün açıklamalarına göre, istinaf veya temyiz sınırının altında kaldığı için kanun yoluna götürülemeyen kararlar, kanun yararına temyiz incelemesine konu edilebilir. Bu yol tarafların lehine ya da aleyhine bir sonuç doğurmaz; yalnızca içtihat birliğinin sağlanmasına ve mahkemelerin uyarılmasına hizmet eder. Ayrıntı için kanun yararına temyiz açıklamasına bakabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi’nin bir bireysel başvuruda değerlendirdiği örnekte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dava değerinin HMK m. 362/1-a’daki temyiz sınırının altında kalması nedeniyle temyiz talebini kesin olarak reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu ret kararının meşru bir amaca dayandığını ve ölçülü olduğunu değerlendirerek mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Temyiz incelemesi sonucunda verilen kararların türlerini merak ediyorsanız, Yargıtay onama kararı ve Yargıtay bozma kararı yazılarımız süreci anlamanıza yardımcı olur.
İdari yargıda temyiz sınırı ayrıdır
Yargıtay’ın (adli yargı) temyiz sınırı ile idari yargıdaki temyiz sınırı birbirinden farklı sistemlerdir ve karıştırılmamalıdır. İdari yargıda Bölge İdare Mahkemesi kararlarına karşı Danıştay’a temyiz için İYUK m. 46 kapsamında ayrı bir parasal sınır uygulanır. Anayasa Mahkemesi, idari yargıda belirli bir tutarın altındaki davalarda temyiz yolunun kapatılmasını da ayrıca incelemiştir.
Ayrıca 2026 yılında yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile idari yargıdaki istinaf ve temyiz düzenlemelerinde çeşitli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerin parasal sınırların hangi tarihe göre belirleneceği sorununu ne ölçüde çözdüğü, güncel mevzuat metni üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
Özet
Temyiz sınırı, bir uyuşmazlığın Yargıtay denetimine götürülebilmesi için gereken asgari değeri ifade eder ve HMK m. 362/1-a ile Ek 1. maddede düzenlenir. Sınır her yıl yeniden değerleme oranına göre değişir. Anayasa Mahkemesi’nin 2024 tarihli iptal kararlarıyla, sınırın hükmün verildiği tarihe göre belirlenmesi kuralı geçerliliğini yitirmiştir. Bu nedenle somut dosyanızda geçerli tutarı ve esas alınacak tarihi, karar tarihine yakın bir dönemde resmi kaynaklardan ve bir avukatla teyit etmeniz önemlidir.
Davanız için ilk adımı atın
Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.