Skip to content

Sosyal Medya Suçları ve Cezaları

Sosyal medya suçları ve cezaları, çoğunlukla ayrı bir kanun başlığı altında değil, Türk Ceza Kanunu’ndaki mevcut suç tiplerinin internet ve sosyal ağlar üzerinden işlenmiş hali olarak karşımıza çıkar. Yani bir paylaşımda hakaret, kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması, iftira veya nefret söylemi varsa, aynı suçlar sosyal medyada işlendiğinde de uygulanır. Bazı hallerde aleniyet ve basın yayın yoluyla işlenme, cezayı artıran bir neden olur. Aşağıda en sık karşılaşılan suç tiplerini ve bunlara öngörülen cezaları, yürürlükteki mevzuata dayanarak açıklıyoruz.

Sosyal medyada hakaret suçu

En sık gündeme gelen başlık hakarettir. Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesine göre, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Sosyal medya açısından önemli olan nokta, aleniyet ve yayım yoluyla işlenmedir. Aynı maddeye göre ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde altıda biri, basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde üçte biri oranında artırılır. Herkese açık bir hesaptan yapılan paylaşım, bu artırım nedenleri bakımından değerlendirilebilir.

Hakaret suçunun soruşturulması kural olarak şikayete bağlıdır. Kamu görevlisine görevinden dolayı yapılan hakaret bu kuralın istisnasını oluşturur. Ayrıca hakaret, Adalet Bakanlığı’nın uzlaştırma kapsamına giren suç listesinde yer alan suçlardandır. Şerefe karşı suçların tamamına ilişkin ayrıntıları şerefe karşı suçlar yazımızda inceleyebilirsiniz.

Kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması

Bir başkasının kimlik bilgisi, fotoğrafı, telefon numarası veya özel yazışma ekran görüntüsünün izinsiz paylaşılması, kişisel verilere ilişkin suçları gündeme getirir. Anayasa Mahkemesi’nin bir norm denetimi kararında belirtildiği üzere, TCK’nın 136. maddesinin birinci fıkrasında kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişinin iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür. Bu değerlendirmeye Anayasa Mahkemesi’nin ilgili duyurusundan ulaşabilirsiniz.

Sosyal medyada sıkça rastlanan fişleme, teşhir ve başkasına ait görüntüleri izinsiz yayma davranışları bu kapsamda değerlendirilebilmektedir. Bu suçlar, hürriyete karşı suçlar ve özel hayatın korunmasına ilişkin düzenlemelerle yakından ilişkilidir.

Özel yazışmaların ve görüntülerin ifşası

Kişiler arasındaki yazışmaların izinsiz paylaşılması da ayrı bir suçtur. TCK’ya göre kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa eden kişi ise altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Uygulamada özel mesajların, grup yazışmalarının veya özel görüntülerin ekran görüntüsü alınarak paylaşılması, bu hükümler kapsamına girebilir. Rızanın bulunup bulunmaması ve içeriğin niteliği, suçun belirlenmesinde belirleyici olur.

Nefret söylemi ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik

Sosyal medya paylaşımlarının önemli bir kısmı TCK’nın 216. maddesi kapsamında değerlendirilir. Bu maddeye göre, halkın bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kişi, kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi ise altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu maddenin sosyal medyaya uygulanmasına dair güncel bir örnek, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bir basın açıklamasında görülmektedir. Açıklamada, bir sosyal medya platformunda yapılan paylaşım nedeniyle TCK 216/2 maddesi uyarınca soruşturma başlatıldığı belirtilmiştir. Benzer biçimde Anayasa Mahkemesi’nin bir bireysel başvuru kararında da, suça konu paylaşımların bu maddede düzenlenen iki ayrı suçun konusu olduğunun belirlendiği tespitine yer verilmiştir.

İftira suçu

Bir kişiye işlemediği bir suçu isnat ederek hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamaya yönelik paylaşımlar iftira suçunu oluşturabilir. TCK’ya göre, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Sosyal medyada bir kişinin suçlu ilan edilmesi, somut olayın koşullarına göre hem hakaret hem iftira yönünden değerlendirilebilir.

Cumhurbaşkanına hakaret

TCK’nın 299. maddesine göre Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Verilecek ceza, suçun alenen işlenmesi halinde altıda biri, basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde üçte biri oranında artırılır. Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır. Adalet Bakanlığı’nın siber suç soruşturmaları kılavuzunda da bu suç, internet üzerinden işlenen suçlar arasında ele alınmaktadır.

Müstehcenlik ve tehdit içerikli davranışlar

Sosyal medya üzerinden mahrem görüntülerle şantaj yapılması, sahte profil oluşturulması gibi davranışlar farklı suç tiplerini gündeme getirebilir. Adalet Bakanlığı’nın siber suç soruşturmaları kılavuzunda, mahrem içerikle yapılan baskı eylemlerinin somut olayın özelliklerine göre TCK’nın 226. maddesindeki müstehcenlik kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmektedir. Kılavuzda ayrıca, bir kişinin adının ve mahrem fotoğraflarının kullanılarak sahte profiller oluşturulmasına ilişkin bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi örneğine de yer verilmiştir. Tehdit ve bedensel saldırı içeren davranışlar bakımından vücut dokunulmazlığına karşı suçlar yazımız da yol gösterici olabilir.

İçerik kaldırma ve platform yükümlülükleri (5651 sayılı Kanun)

Suç oluşturan içeriklere karşı yalnızca ceza davası değil, içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi de talep edilebilir. 5651 sayılı Kanun’un Ek Madde 4 hükmüne göre, Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları, kanunun belirli maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik başvurulara en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlüdür.

Aynı kanun, yurt dışı kaynaklı büyük sosyal ağ sağlayıcılarına Türkiye’de temsilci bulundurma yükümlülüğü getirmekte ve bu yükümlülüğe uyulmaması halinde kademeli idari para cezaları, reklam yasağı ve bant genişliğinin daraltılması gibi tedbirler öngörmektedir. Bu düzenlemeler, mağdurun içeriğin hızla kaldırılmasını sağlaması açısından ceza yoluna ek bir imkan sunar.

İfade özgürlüğü sınırı

Her eleştiri suç değildir. Anayasa Mahkemesi, sosyal medya paylaşımları nedeniyle verilen hakaret mahkumiyetlerini incelediği bir başvuruda, siyasetçilere ve kamuoyunca tanınan kişilere yönelik eleştiri sınırlarının çok daha geniş olduğunu vurgulayarak ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir. Benzer biçimde, bir internet gazetesi yorumuna ilişkin kararda da derece mahkemesinin ifade özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması hakkı arasında denge kurmaya çalışmadığı belirtilerek ihlal tespit edilmiştir.

Dolayısıyla bir paylaşımın suç oluşturup oluşturmadığı, sözlerin bağlamına, muhatabın kim olduğuna ve kamusal tartışmaya katkısına göre değişir. Bu değerlendirme olaya özgüdür.

Ne yapmalı?

Sosyal medyada mağdur olduğunuzda delilleri kaybolmadan önce ekran görüntüsü ve bağlantı bilgisi ile kayıt altına almanız önemlidir. Şikayete bağlı suçlarda süreye dikkat edilmeli, içeriğin kaldırılması için de ayrıca başvuru yapılabileceği unutulmamalıdır. Bir paylaşım nedeniyle hakkınızda soruşturma başlatıldığında ise savunmanızın hukuki çerçevede hazırlanması gerekir. Her dosya kendi koşullarında değerlendirildiğinden, atılı suçun niteliğine göre bir hukukçudan destek almanız yerinde olur.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.