Skip to content

İş Kazası Sonrası Tazminat Davası: İşçinin ve Yakınlarının Hakları

İş kazası geçiren bir işçi, kazanın işverenin kusurundan kaynaklandığı ölçüde, uğradığı bedensel ve ekonomik zararlar için maddi tazminat ve yaşadığı acı ve elem için manevi tazminat talep edebilir. Kazanın ölümle sonuçlanması halinde ise geride kalan ve müteveffanın desteğinden yoksun kalan yakınları, hem destekten yoksun kalma tazminatı hem de kendi manevi tazminatlarını isteyebilir. Bu davalarda temel ilke, işverenin işçi sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin ve kazadaki kusur oranının belirlenmesidir.

İş Kazası Nedir?

Sosyal güvenlik mevzuatı bakımından iş kazası, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, işverence görevle başka bir yere gönderilmesi yüzünden, emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda veya işverence sağlanan taşıtla işe gidiş gelişte meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olay olarak tanımlanır. Bir olayın iş kazası sayılması, tazminat sorumluluğunun kapsamını ve sürecini doğrudan etkilediğinden büyük önem taşır.

İşveren Sorumluluğu Neye Dayanır?

Türk hukukunda işveren, iş sözleşmesinden doğan işçiyi gözetme borcu gereği, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak ve sürekli olarak denetlemekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, iş sözleşmesine dayanan bir sorumluluk olduğu için, işverenin sorumluluğu esas olarak kusur esasına dayanır. İşçinin, işverenin gerekli önlemleri almadığını ortaya koyması; işverenin ise üzerine düşen tüm tedbirleri aldığını ispatlaması beklenir.

İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yükümlülüklerin çerçevesi ve işverenin sosyal güvenlik kurumuna karşı sorumluluğu, ilgili mevzuatta ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumunun rücu hakkı ve peşin sermaye değerlerinin hesaplanmasına ilişkin esaslar için ilgili tebliğ düzenlemesine ve genel olarak iş ilişkisinin kurallarına dair açıklamalar için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bilgilendirmelerine bakılabilir.

Kusur ve İllilik Bağı

Tazminat sorumluluğunun doğması için kazayla zarar arasında nedensellik (illiyet) bağı bulunmalıdır. Yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle işveren, işçi ve varsa üçüncü kişilerin kusur oranları belirlenir. İşçinin kendi ağır kusuru veya kaçınılamaz bir durumun (mücbir sebep) varlığı, tazminat miktarını etkileyebilir ya da sorumluluğu ortadan kaldırabilir.

Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?

İş kazası sonrasında talep edilebilecek tazminat kalemleri, kazanın sonuçlarına göre değişir.

Maddi Tazminat

  • Geçici iş göremezlik zararı: İşçinin tedavi ve iyileşme sürecinde çalışamadığı dönemdeki kazanç kaybı.
  • Sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararı: Kaza nedeniyle işçinin çalışma gücünde kalıcı bir azalma oluşmuşsa, ileriye dönük kazanç kayıplarını karşılamaya yönelik tazminat. Maluliyet oranı, adli tıp veya yetkili sağlık kuruluşu raporlarıyla belirlenir.
  • Tedavi giderleri ve ek masraflar: Bakım ihtiyacı, protez, refakat gibi giderler.

Manevi Tazminat

İşçinin yaşadığı fiziksel ve ruhsal acı, elem ve üzüntü ile hayat kalitesindeki düşüş için manevi tazminat talep edilebilir. Ağır bedensel zarar hallerinde işçinin yakınları da kendi manevi tazminat taleplerini ileri sürebilir. Manevi tazminatta hakim; tarafların ekonomik durumunu, kusur oranını ve zararın ağırlığını gözeterek hakkaniyete uygun bir miktar takdir eder.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Ölümlü iş kazalarında, hayatını kaybeden işçinin desteğinden yoksun kalan kişiler (eş, çocuklar, anne baba ve fiilen destek gördüğü kanıtlanan yakınlar) destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Bu tazminat, müteveffanın sağ kalması halinde yakınlarına sağlayacağı ekonomik desteğin karşılığını hesaplar. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin esaslar, benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda olduğu gibi kazanç, yaşam süresi ve destek payları gibi ölçütlere dayanır; konunun akademik ve içtihadi çerçevesi için bu kaynaktaki incelemelerden yararlanılabilir. Aynı kavramların uygulanışını trafik kazası sonrası tazminat yazımızda da inceledik.

SGK Ödemeleri Tazminat Hakkını Ortadan Kaldırır mı?

İş kazası bildirimi yapıldığında Sosyal Güvenlik Kurumu, işçiye geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri veya ölüm halinde hak sahiplerine gelir bağlayabilir. Ancak bu ödemeler, işverenin kusuruna dayanan tazminat sorumluluğunu tümüyle karşılamayabilir. İşçinin veya yakınlarının gerçek zararı ile Kurum tarafından karşılanan miktar arasındaki fark, işverene karşı açılacak tazminat davasında talep edilebilir. SGK, bağladığı gelir ve ödenekler için işverene rücu edebilir.

İş Kazası Dava Süreci

İş kazası sonrası izlenmesi gereken adımlar genel olarak şöyledir:

  1. Kaza bildirimi: İş kazasının, mevzuatta öngörülen sürelerde SGK’ya ve gerektiğinde ilgili mercilere bildirilmesi gerekir. Zamanında yapılmayan bildirimler işveren açısından ayrı yaptırımlara yol açabilir.
  2. Delillerin toplanması: Kaza tutanağı, tanık ifadeleri, iş sağlığı ve güvenliği kayıtları, eğitim belgeleri, bordrolar ve tıbbi raporlar delil olarak önem taşır.
  3. Kusur ve maluliyet tespiti: Bilirkişi raporlarıyla kusur oranları ve maluliyet derecesi belirlenir.
  4. Dava açılması: Maddi ve manevi tazminat talepleri dava dilekçesiyle ileri sürülür.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, kural olarak iş mahkemesidir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme ise genellikle davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesidir.

Zorunlu Arabuluculuk

İşçi ile işveren arasındaki alacak ve tazminat uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olarak öngörülmüştür. Ancak iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili rücu davalarının bu zorunluluğun kapsamı bakımından özel değerlendirmeye tabi olduğu unutulmamalıdır. İş uyuşmazlıklarında arabuluculuğun işleyişine dair kapsamlı bilgi için Adalet Bakanlığının yayınına başvurulabilir. Somut durumda arabuluculuk zorunluluğunun uygulanıp uygulanmayacağı, deneyimli bir avukatla değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı

İş kazasından doğan tazminat talepleri, iş sözleşmesinden kaynaklanan bir sorumluluğa dayandığından uzun bir zamanaşımı süresine tabidir. Uygulamada bu tür alacaklar bakımından kural olarak on yıllık zamanaşımı süresinin kabul edildiği görülmektedir. Ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülen hallerde ise, ceza zamanaşımının uygulanabileceği durumlar da söz konusu olabilir. Süreler hak kaybına yol açabileceğinden, olaya özgü zamanaşımının bir uzmana danışılarak belirlenmesi önemlidir.

İşçinin Diğer Hakları ile İlişkisi

İş kazası tazminatı, işçinin iş ilişkisinden doğan diğer haklarını ortadan kaldırmaz. İşçi, koşulları oluştuğunda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe iade gibi taleplerini ayrıca ileri sürebilir. Kazanın işyerindeki sistematik baskı ve mobbing ortamıyla bağlantılı olduğu durumlarda ise ek hukuki değerlendirmeler gerekebilir. Sağlık kuruluşlarındaki hatalı uygulamalardan kaynaklanan zararlar için ise tıbbi malpraktis hükümleri gündeme gelebilir.

Neden Uzman Desteği Önemli?

İş kazası tazminat davaları; kusur tespiti, maluliyet oranı, gerçek zararın hesaplanması ve SGK ödemelerinin mahsubu gibi teknik konuları bir arada barındırır. Delillerin doğru toplanması, doğru tazminat kalemlerinin ileri sürülmesi ve zamanaşımı ile usul kurallarının gözetilmesi sürecin sağlıklı yürütülmesi bakımından belirleyicidir. Çınar Hukuk Bürosu, iş hukuku ve tazminat hukuku alanındaki deneyimli kadrosuyla iş kazası geçiren işçilere ve yakınlarına hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.