Skip to content

Reddi Miras Şartları: Süre, Usul ve Hükmen Red

Reddi miras şartları, özetle üç unsurda toplanır: ret beyanının yasada öngörülen süre içinde yapılması, yetkili sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla başvurulması ve beyanın kayıtsız şartsız olmasıdır. Terekenin borca batık olduğu durumlarda ise ayrıca başvuru yapmadan mirasın reddedilmiş sayıldığı bir yol bulunur ki buna mirasın hükmen reddi denir. Aşağıda bu şartları, süreleri ve usulü mevzuat metinlerine dayanarak açıklıyoruz.

Reddi Miras Nedir ve Neden Başvurulur?

Türk miras hukuku, külli halefiyet ilkesini benimser. Bu ilke gereği mirasçı, mirasbırakanın ölümüyle terekeyi bir bütün olarak kendiliğinden kazanır. Adalet Bakanlığı eğitim modülünde belirtildiği gibi, bu durumda mirasçı terekenin borçlarından dolayı bütün malvarlığı ile şahsen sorumlu hale gelebilir. Mirasın kendiliğinden kazanılması, mirasçının sorumluluğunu ağırlaştırabildiğinden kanun, mirasçıya mirası reddetme imkânı tanımıştır.

Başka bir deyişle reddi miras, borçları alacaklarından fazla olan ya da belirsiz olan bir terekeyi devralmak istemeyen mirasçının, bu mirasçılık sıfatından kurtulmasını sağlayan hukuki yoldur. Mirasın genel paylaşımı ve mirasçılık düzeni hakkında daha kapsamlı bir bakış için mirasın nasıl paylaşıldığına ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz.

Reddi Miras İçin Süre Şartı

Reddi mirasın en kritik şartı süredir. Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzük’e göre yasal ve atanmış mirasçılar, mirası ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde reddedebilir.

Bu sürenin başlangıcı herkes için aynı değildir. İlgili Tüzüğün 38. maddesinde şöyle belirtilir: süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

Mirası sonradan kazanan mirasçılar bakımından ise Türk Medeni Kanunu ayrı bir düzen getirir. Bu mirasçılar için ret süresi, mirasın kendilerine geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, önceki mirasçıya tanınan ret süresi dolmadıkça sona ermez. Reddedilen pay başka bir mirasçıya geçtiğinde de o kişi için yeni bir süre işlemeye başlar.

Üç aylık süre hak düşürücü niteliktedir. Sürenin geçmesi mirasın kazanılmış sayılması sonucunu doğurabileceğinden, tarihlerin dikkatle hesaplanması önemlidir.

Sürenin Uzatılması

Haklı sebeplerin varlığında ret süresinin uzatılması talep edilebilir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümü kararında da ret süresinin uzatılmasına ilişkin davaların TMK’nın 615. maddesine dayandığı belirtilmektedir. Bu talebin de yetkili sulh hukuk mahkemesine yöneltilmesi gerekir.

Reddin Usulü ve Şekil Şartı

Reddi mirasın geçerli olması için yasada öngörülen usule uyulması gerekir. Türk Medeni Kanununun 609. maddesine göre mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Tüzüğün 39. maddesi de aynı şekilde reddin sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılacağını teyit eder.

Sulh hâkimi, sözlü ya da yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder. Bu nedenle ret bir mahkeme işlemidir; noterde veya başka bir merci önünde yapılan beyanlar bu şekli karşılamaz.

Kayıtsız ve Şartsız Olma Şartı

Kanunun açık hükmü gereği reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Yani mirasçı, mirası kısmen reddedemez, bir koşula bağlayamaz veya yalnızca belirli mallar bakımından reddedemez. Beyan, mirasın tamamına yönelik, koşulsuz ve kesin olmalıdır. Bu şarta aykırı beyanlar geçerli sayılmaz.

Mirasın Hükmen Reddi Şartları

Reddin yukarıda anlatılan açık (gerçek) yolunun yanında bir de hükmen red bulunur. Mirasın hükmen reddi şartları, mirasbırakanın ödeme güçsüzlüğü üzerine kuruludur. Tüzüğün 38. maddesinin son fıkrasında bu durum şöyle ifade edilir: ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.

Bu kurumun kanuni dayanağı TMK’nın 605/2. maddesidir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümü kararında bu dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti (mirasın hükmen reddi) davası olarak nitelendirilmiştir. Hükmen redde, mirasçının ayrıca süre içinde bir beyanda bulunmasına gerek yoktur; şartları varsa miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır.

Hükmen reddin temel şartı, terekenin açıkça borca batık olmasıdır. Yani mirasbırakanın ölüm anındaki borçları, malvarlığından fazladır ve bu durum ya açıkça bellidir ya da resmen tespit edilmiştir.

Hükmen Reddin İleri Sürülmesi ve Sonuçları

Hükmen red çoğunlukla, mirasbırakanın alacaklıları mirasçıya başvurduğunda gündeme gelir. Adalet Bakanlığının eğitim dokümanında belirtildiği üzere mirasçılar, ya mirasın hükmen reddine ilişkin bir tespit ilamı alabilir, ya da kendilerine karşı açılan davada borca batıklığı bir defi olarak ileri sürüp bu durumun tespit edilmesini sağlayabilir.

Hükmen red halinde dahi reddeden mirasçıların mirasbırakanın alacaklılarına karşı belirli bir sorumluluğu söz konusu olabilir. Yargıtay iş bölümü kararında bu sorumluluğun TMK’nın 618. maddesine dayandığı belirtilmektedir. Dolayısıyla hükmen red, her durumda sorumluluğu tümüyle ortadan kaldırmayabilir; somut olayın değerlendirilmesi önemlidir.

Reddin Sonuçları ve Tasfiye

Mirasın usulüne uygun reddedilmesiyle mirasçı, terekenin aktif ve pasifinden sorumlu olmaktan kurtulur. Borca batık terekelerde ise süreç terekenin tasfiyesiyle ilerleyebilir. Adalet Bakanlığının tasarrufun iptali eğitim dokümanında, hükmen red tespitinden sonra mahkemenin o yerdeki sulh hukuk mahkemesine durumu bildirip mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesini sağlaması gerektiği ifade edilmektedir.

Ret beyanı sonradan iptal konusu da olabilir. Yargıtay iş bölümü kararında, mirasın reddi kararının iptaline ilişkin davaların TMK’nın 610/2 ve 617. maddelerine dayandığı belirtilir. Bu nedenle ret kararının alacaklıları zarara uğratma amacı taşıması gibi durumlarda tablo değişebilir.

Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  • Süreyi kaçırmamak: Üç aylık ret süresi hak düşürücüdür. Sürenin başlangıç tarihini doğru belirlemek gerekir.
  • Terekeye karışmamak: Mirasçının terekeye sahip çıkan davranışlarda bulunması, ret hakkını etkileyebilir.
  • Yetkili mahkeme: Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır.
  • Hükmen redde sorumluluk: Borca batık terekede hükmen red mümkün olsa da alacaklılara karşı sorumluluk tümüyle ortadan kalkmayabilir.

Mirasla ilgili uyuşmazlıklarda mirasın reddi tek başına değerlendirilmemeli; saklı pay, mal kaçırma iddiaları ve genel mirasçılık ilişkileriyle birlikte ele alınmalıdır. Bu konularda saklı paylı mirasçılar, muris muvazaası ve genel anlamda miras davası süreçleri hakkındaki yazılarımız yol gösterici olabilir. Vasiyetname ile atanan mirasçıların durumu için ise vasiyetnameye ilişkin yazımıza bakabilirsiniz.

Reddi miras, sürelere ve usule sıkı sıkıya bağlı bir süreçtir. Somut durumunuzun değerlendirilmesi ve başvurunun doğru şekilde yapılması için bir hukuk danışmanından destek almanız faydalı olacaktır.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.