Skip to content

İcra Takibinin İptali ve Taliki Nasıl İstenir?

İcra takibinin iptali, takibin kesinleşmesinden sonra borcun ödendiğini (itfa edildiğini) ya da alacaklının borçluya süre (mühlet) verdiğini belgeyle kanıtlayan borçlunun, icra mahkemesinden takibi sona erdirmesini istediği bir yoldur. Bu talebin yasal dayanağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 71. maddesidir. Madde aynı zamanda belirli hallerde takibin geçici olarak durdurulmasını, yani talikini de düzenler.

Bu yazıda icra takibinin iptali ve taliki arasındaki farkı, hangi belgelerin kabul edildiğini, yetkili mahkemeyi ve sık karıştırılan yakın kurumları aktarıyoruz. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için dosyanızın avukat tarafından değerlendirilmesi gerekir.

İcra takibinin iptali nedir?

İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili hükmünün resmi başlığı “İcra mahkemesinin kararıyla takibin talik veya iptali” şeklindedir. Maddeye göre borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ait olmak üzere borcun ve fer’ilerinin itfa edildiğini (ödendiğini) ya da alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini, noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat ederse, takibin iptalini veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir. Bu kurallar için İcra ve İflas Kanunu’nun tam metnine bakabilirsiniz.

Burada iki ayrı sonuç vardır. Borç tamamen ödenmiş veya başka bir nedenle sona ermişse takibin iptali söz konusu olur ve takip ortadan kalkar. Alacaklı borçluya ödeme için süre tanımışsa takip bu süre boyunca talik edilir, yani ertelenir.

İptal ile taliki ayıran temel nokta

İptal, borcu bütünüyle ortadan kaldıran bir durumun ispatına dayanır. Talik ise borcu değil, takibin devamını geçici olarak durduran bir sebebe dayanır. İkisinin de ortak koşulu, dayanak belgenin kanunda sayılan nitelikte olmasıdır. Sözlü iddialar veya adi yazılı belgeler bu talep için yeterli kabul edilmez.

Hangi belgeler kabul edilir?

Madde, ispat aracı olarak belirli nitelikteki belgeleri arar. Buna göre:

  • Noterden tasdikli bir belge,
  • İmzası ikrar edilmiş (alacaklının imzayı kabul ettiği) bir belge,

borcun itfasını veya verilen mühleti göstermelidir. Bu şekil şartı, takibin kesinleşmesinden sonra ileri sürülen iddiaların güçlü bir belgeyle desteklenmesini amaçlar. Belge bu niteliği taşımıyorsa icra mahkemesi talebi bu yoldan inceleyemez.

Yetkili mahkeme hangisidir?

Takibin iptali ve taliki talepleri icra mahkemelerinin görev alanındadır. Yargıtay Başkanlığı’nın resmi iş bölümü kararında da, İcra İflas Kanunu’nun 71. maddesi uyarınca “takibin iptali ve taliki ile ilgili” kararların icra mahkemelerince verildiği belirtilmiştir. Bu düzenleme için Yargıtay iş bölümü kararına bakılabilir.

Talik hangi hallerde mümkündür?

İİK 71 dışında Kanun, takibin bazı özel durumlarda ertelenmesini de düzenler. Bu haller tatil ve talik başlığı altında yer alır:

  • Borçlunun ailesinden birinin (eş, üstsoy veya altsoy) ölümü halinde, ölüm günüyle birlikte üç gün takip talik olunur (madde 52).
  • Terekenin borçlarından dolayı ölüm günüyle birlikte üç gün takip geri bırakılır; mirasçı mirası henüz kabul veya reddetmemişse Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır (madde 53).
  • Borçlunun, kendisine vekil tayin edemeyecek derecede ağır hastalığı halinde, bunun resmi belgeyle kanıtlanması şartıyla takip icra memurluğunca belirli bir süre talik olunabilir (madde 55).

Önemli bir ayrıntı, takip taliklerinde sürelerin işlemeye devam etmesidir; talik sürelerin durması anlamına gelmez (madde 56).

İstihkak davasında talik

Haczedilen mal üzerinde üçüncü kişinin hak iddia ettiği istihkak davalarında da talik gündeme gelebilir. İstihkak davasının yalnızca satışı geciktirmek için kötüye kullanıldığına dair ciddi sebepler varsa icra mahkemesi talik talebini reddeder. Talike karar verilirse, haksız çıkma ihtimaline karşı alacaklının muhtemel zararını karşılamak üzere davacıdan teminat alınır.

İlamlı icrada icranın geri bırakılması

Bir mahkeme ilamına dayanan takiplerde, iptalin yerini çoğu zaman “icranın geri bırakılması” kurumu alır. İcra emrinin tebliği üzerine borçlu, yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığını, imhal (süre verildiğini) veya itfa edildiğini ileri sürebilir. Bu iddia, yetkili mercilerce resen yapılmış veya usulünce tasdik edilmiş ya da icra dairesinde, icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar edilmiş bir senetle kanıtlanırsa icranın geri bırakılmasına karar verilir (madde 33).

İstinaf veya temyiz aşamasında ise borçlu, hükmolunan para veya eşyayı resmi bir mercie depo ettiğini ispat ederek ya da teminat göstererek icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Bu konudaki güncel düzenleme, 5311 sayılı Kanun’la değiştirilen 36. maddede yer alır; ayrıntı için 5311 sayılı Kanun metnine bakabilirsiniz.

Takibin iptali ile karıştırılan kurumlar

Uygulamada takibin iptali, birkaç farklı kurumla karıştırılır. Aralarındaki farkı bilmek, doğru yola başvurmak açısından önemlidir.

İtirazın iptali davası

İlamsız takipte borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur. Bu durumda alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak alacağının varlığını genel hükümler çerçevesinde ispatlayıp itirazın iptalini dava edebilir (madde 67). Bu, borçlunun takibi sona erdirmek için açtığı bir dava değil, alacaklının takibe devam edebilmek için açtığı bir davadır. Ayrıntılar için itirazın iptali ve itirazın kaldırılması davası yazımızı inceleyebilirsiniz.

Menfi tespit davası

Borçlu olmadığını düşünen kişi menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verebilir. Takipten sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbirle takibin durdurulmasına karar verilemez; borçlu yalnızca gecikme zararlarını karşılayacak ve alacağın yüzde on beşinden az olmayacak teminatla, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir (madde 72). Bu dengenin anayasaya uygunluğu Anayasa Mahkemesi’nin 2019/86 sayılı kararında ele alınmıştır.

Takibin iptali her zaman kalıcı mıdır?

İcra takibinin iptali kararı verildikten sonra bile, ilama bağlı hakların korunması gündeme gelebilir. Anayasa Mahkemesi’nin bir bireysel başvuru kararında, kesinleşmiş mahkeme kararına dayanan icra takibinin icra hukuk mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle kararların icrası hakkının ihlal edildiği değerlendirilmiştir. Bu karara Anayasa Mahkemesi’nin basın duyurusundan ulaşabilirsiniz. Bu nedenle takibin iptali talebinin de, iptale karşı yapılacak başvuruların da dikkatli değerlendirilmesi gerekir.

Yaklaşan mevzuat değişikliği

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve mevcut 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun yerini almak üzere kamuoyuna açıklanan Cebrî İcra Kanunu Taslağı’nda, itfa, zamanaşımı veya takipten önce verilen süre iddiasının ispatı halinde takibin iptaline, takipten sonra verilen süre iddiasının ispatı halinde ise icranın geri bırakılmasına karar verileceği şeklinde, mevcut 71. maddeye benzer ama ayrımı netleştiren bir hüküm öngörülmektedir. Taslak henüz kanunlaşmamıştır; bu nedenle yürürlükteki düzenleme esas alınmaya devam eder.

Takibinizin durumu, elinizdeki belgelerin niteliği ve hangi yola başvurmanız gerektiği konusunda ayrıntılı bilgi için icra ve iflas hukuku sayfamızı ve icra takibinin nasıl başlatıldığına ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.