Skip to content

İş Davalarında Yetkili Mahkeme Neresidir?

İş davalarında yetkili mahkeme, kural olarak davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. Bu iki seçenek birlikte geçerli olduğundan, davayı açan taraf bunlardan hangisi işine geliyorsa o mahkemeyi seçebilir. Düzenleme, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 6. maddesinde yer alır.

Aşağıda iş davalarında yetki konusunu; asıl yetki kuralını, işçinin sahip olduğu seçim imkânını, iş kazası davalarındaki ek yetkiyi, yetki sözleşmesi yasağını, iş mahkemesi bulunmayan yerlerdeki durumu ve yetki itirazının nasıl ileri sürüleceğini sırasıyla ele alıyoruz.

İş Davalarında Asıl Yetki Kuralı

İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetki, genel mahkemelerden farklı özel bir hükme bağlanmıştır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 6. maddesine göre yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.

Bu hüküm, iki ayrı yetkili mahkeme belirler:

  • Davalının yerleşim yeri mahkemesi: Davalı işveren gerçek kişi ise ikametgâhının, tüzel kişi (şirket) ise merkezinin bulunduğu yer.
  • İşin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi: İşçinin fiilen çalıştığı işyerinin bulunduğu yer.

Her iki yer de aynı anda yetkilidir. Dolayısıyla işçi, dava açarken bu mahkemelerden dilediğini tercih edebilir. Örneğin işveren şirketin merkezi bir ilde, işçinin çalıştığı işyeri ise başka bir ilde ise, dava bu illerden herhangi birinde açılabilir.

İş Davalarında Yetki Neden Genel Kuraldan Farklı?

Genel yetki kuralı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 6. maddesinde düzenlenir ve genel yetkili mahkemeyi yalnızca davalının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirler. HMK’nın 5. maddesi ise diğer kanunlarda yer alan yetki hükümlerinin saklı olduğunu belirtir. İş davalarında 7036 sayılı Kanun özel kanun olduğundan, onun 6. maddesindeki yetki kuralı öncelikle uygulanır ve işçiye işin yapıldığı yer mahkemesini de seçme imkânı tanınır.

Birden Fazla Davalı Varsa Yetki

7036 sayılı Kanun’un 6. maddesi, davalının birden fazla olduğu durumları da düzenler. Buna göre davalı birden fazla ise, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu, özellikle alt işveren (taşeron) ve asıl işverenin birlikte dava edildiği uyuşmazlıklarda önem taşır; davacı, davalılardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde davayı açabilir.

İş Kazası Davalarında Yetkili Mahkeme

İş kazasından doğan tazminat davalarında yetki daha da genişletilmiştir. Kanunun 6. maddesine göre bu davalarda, yukarıdaki genel seçeneklere ek olarak iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Böylece iş kazası nedeniyle açılacak tazminat davalarında yetkili mahkeme seçenekleri çoğalır. Örneğin işçi, kendi yerleşim yerindeki mahkemede de dava açabilir. İş kazası tazminatına ilişkin ayrıntılar için iş kazası sonrası tazminat davası başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Yetki Sözleşmesi Yapılabilir mi?

İş hukukunda işçiyi koruma ilkesi, yetki kurallarına da yansımıştır. 7036 sayılı Kanun’un 6. maddesi açıkça şu hükmü içerir: Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Bu nedenle iş sözleşmesine konulan, uyuşmazlık halinde yalnızca belirli bir ildeki mahkemenin yetkili olacağına dair maddeler geçerli değildir. İşveren, sözleşmeye koyduğu bir hükümle kanunda sayılan yetkili mahkemeleri daraltamaz. Bu düzenleme, işçinin kendisine uzak bir ilde dava açmaya zorlanmasının önüne geçer.

İş Mahkemesi Bulunmayan Yerlerde Dava

Her ilçede ayrı bir iş mahkemesi bulunmaz. 7036 sayılı Kanun’un 2. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, iş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır.

Yani bulunduğunuz yerde ayrı bir iş mahkemesi yoksa davanız kaybolmaz; aynı yerdeki asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Bu noktada görev ile yetki kavramlarını ayırmak gerekir: Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını (iş mahkemesi veya iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi); yetki ise bu mahkemenin hangi yerde bulunacağını ifade eder.

İş Davalarında Yetki İtirazı Nasıl Yapılır?

İş davalarındaki yetki kuralı kesin yetki niteliğinde değildir. Bu, yanlış yerde açılan bir davada mahkemenin yetkisizliği kendiliğinden gözetmeyeceği, yetkisizliğin ancak karşı tarafın itirazıyla değerlendirileceği anlamına gelir.

HMK’nın 19. maddesine göre, yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmek zorundadır. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.

Uygulamada bunun sonucu şudur: Davalı işveren, davanın yetkisiz bir mahkemede açıldığını düşünüyorsa, bunu süresinde vereceği cevap dilekçesinde ve hangi mahkemenin yetkili olduğunu da göstererek ileri sürmelidir. İtiraz süresinde ve usulüne uygun yapılmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.

Arabuluculukta Yetki ile Mahkeme Yetkisi Arasındaki İlişki

İş davalarının önemli bir bölümünde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabuluculuk zorunludur.

Arabuluculuk aşamasında da mahkeme yetkisine benzer bir mantık uygulanır ve başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Dava şartı arabuluculuk, doğrudan mahkeme yetkisi konusu olmasa da, dava açmadan önce tamamlanması gereken bir aşama olduğu için sürecin planlanmasında dikkate alınmalıdır.

Yetki ile Yargıtay İş Bölümünü Karıştırmayın

Yetki konusu araştırılırken karşılaşılabilecek bir başka kavram, Yargıtay dairelerinin iş bölümüdür. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 24.01.2014 tarih ve 1 sayılı Kararı, iş ve sosyal güvenlik davalarının hangi ildeki mahkeme kararlarının hangi Yargıtay hukuk dairesince temyizen inceleneceğini düzenler. Bu karar ilk derece mahkemesinin yetkisi ile ilgili değildir; yalnızca temyiz aşamasında dairelerin iş bölümüne ilişkindir. Dolayısıyla davayı hangi yerdeki iş mahkemesinde açacağınız sorusuyla, temyiz incelemesini hangi Yargıtay dairesinin yapacağı sorusu birbirinden ayrıdır.

Özet

İş davalarında yetkili mahkeme konusunda akılda tutulması gereken temel noktalar şunlardır:

  • Yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesidir; işçi bu seçenekler arasında tercih yapabilir.
  • Davalı birden fazla ise birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
  • İş kazası davalarında kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
  • Kanundaki yetki hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.
  • Yetki itirazı, davalı tarafından cevap dilekçesinde ve yetkili mahkeme gösterilerek yapılmalıdır.

İşçilik alacaklarına ilişkin diğer konular için kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ve işe iade yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Somut durumunuza uygun yetkili mahkemenin belirlenmesi için bir avukata danışmanız yararlı olacaktır.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.