Skip to content

Sağlık Hakkı Nedir? Anayasal Dayanak ve Kullanımı

Sağlık hakkı, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşamını sürdürebilmesini ve sağlık hizmetlerine erişebilmesini güvence altına alan temel haklardan biridir. Türkiye’de bu hakkın temel dayanağı Anayasa’nın 56. maddesidir. Bu madde, hem bireylere sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı tanır hem de devlete, herkesin sağlığını koruyacak hizmetleri planlama ve sunma ödevi yükler. Bu yazıda sağlık hakkının ne anlama geldiğini, anayasal çerçevesini, nasıl kullanıldığını ve Anayasa Mahkemesi kararlarından somut örnekleri açıklıyoruz.

Sağlık Hakkı Nedir?

Sağlık hakkı, kişinin hastalanması durumunda tedaviye ulaşabilmesi kadar, hastalanmasını önleyecek koşulların sağlanmasını da kapsayan geniş bir haktır. Yani yalnızca hastaneye gitme imkânı değil; sağlıklı bir çevrede yaşama, bilgilendirilme, tıbbi müdahalelere rıza gösterme veya tedaviyi reddetme gibi birçok unsuru içinde barındırır.

Bu hak iki yönlüdür. Bir yandan devletin sağlık hizmetlerini düzenleme ve sunma yükümlülüğünü doğurur; diğer yandan bireye, bu hizmetlerden yararlanırken korunan bir dizi hak tanır. Sağlık hakkının ihlal edilmesi, kimi durumlarda yaşam hakkının ihlali boyutuna da ulaşabilir.

Anayasa’da Sağlık Hakkı

Türkiye’de sağlık hakkının temel kaynağı Anayasa’nın 56. maddesidir. Madde, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını tanıdıktan sonra devletin ödevlerini ayrıntılı biçimde düzenler.

Maddeye göre; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” Devlet ise “herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak” amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemekle görevlidir. Devlet bu görevini hem kamu hem de özel sektördeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak ve onları denetleyerek yerine getirir. Ayrıca aynı madde, sağlık hizmetlerinin yaygın biçimde sunulabilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabileceğini öngörür. Maddenin resmî tam metnine mevzuat.gov.tr üzerindeki Anayasa metninden ulaşabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesi, norm denetimi kararlarında bu maddeyi yorumlarken, maddenin gerekçesine atıf yapmaktadır. Mahkeme, 56. maddenin gerekçesinde “vatandaşın korunmuş çevre şartlarında, beden ve ruh sağlığı içinde yaşamını sürdürmesini sağlamanın Devletin ödevi olduğu”nun belirtildiğini 2011/23 sayılı kararında vurgulamıştır. Aynı yorum, Mahkemenin 2009/9 sayılı kararında da tekrarlanmaktadır.

Sağlık Hakkını Düzenleyen Diğer Kaynaklar

Anayasa’nın yanı sıra sağlık hizmetlerinin temel çerçevesi 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile belirlenmiştir. Bu kanun, sağlık hizmetlerinin düzenlenmesine ilişkin genel ilkeleri ortaya koyar.

Bireyin sağlık hizmetinden yararlanırken sahip olduğu hakların ayrıntısı ise Hasta Hakları Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Yönetmelikte 2014 yılında önemli değişiklikler yapılmıştır; bu değişiklikler 08.05.2014 tarihli ve 28994 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Sağlık Hakkı Nasıl Kullanılır?

Sağlık hakkı, soyut bir ilke olarak kalmaz; Hasta Hakları Yönetmeliği’nde hastalara tanınan somut haklar aracılığıyla hayata geçirilir. Bu hakların başlıcaları şunlardır:

  • Bilgilendirilme hakkı: Yönetmeliğin 15. maddesine göre hastaya; hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, tıbbi müdahalenin kim tarafından, nerede, ne şekilde ve ne kadar sürede yapılacağı gibi hususlarda bilgi verilmesi gerekir.
  • Rıza ve izin hakkı: Yönetmeliğin 24. maddesi uyarınca tıbbi müdahalelerde hastanın rızası aranır. Hasta küçük veya kısıtlı ise velisinden ya da vasisinden izin alınır.
  • Rızası olmadan tıbbi işleme tabi tutulmama: Kanunda gösterilen istisnalar dışında, kimse rızası olmaksızın veya verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi işleme tabi tutulamaz.
  • Tedaviyi reddetme hakkı: Yönetmeliğin 25. maddesi, kanunen zorunlu haller dışında hastanın kendisine uygulanması planlanan ya da uygulanmakta olan tedaviyi reddetme veya durdurulmasını isteme hakkını düzenler.

Bu haklar ihlal edildiğinde yönetmelik de koruma sağlar. Hasta haklarının fiilen kullanılmasına engel olan ya da bu hakları başka şekilde ihlal eden sağlık personelinin cezai, mali ve inzibati sorumluluğu doğabilir. Dolayısıyla sağlık hakkını kullanmak, yalnızca hizmetten yararlanmayı değil, bu haklara aykırı davranışlar karşısında idari ve hukuki yollara başvurabilmeyi de kapsar.

Sağlık Hakkı Örnekleri

Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararları, sağlık hakkının ihlal edilmesinin somut biçimlerini gösterir. Bu kararlar genellikle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı üzerinden değerlendirilmektedir, çünkü sağlık hizmetine erişimdeki eksiklikler yaşam hakkını da etkileyebilir.

Sağlık Hizmetinin Yetersizliği

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 21/9/2022 tarihli Ali Karakılıç ve diğerleri başvurusunda (B. No: 2019/2549), yangında yaralanan iki kardeşin tedavi için uygun merkeze sevk edilememesi ve uygun sağlık hizmetine zamanında erişememesi sonucu meydana gelen ölüm olayında yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir. Karara ilişkin basın duyurusuna Anayasa Mahkemesi’nin resmî sayfasından ulaşılabilir.

Geç Tıbbi Müdahale İddiasının Değerlendirilmemesi

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 30/10/2018 tarihli Aydın Gür başvurusunda (B. No: 2015/3640), acil servise getirilen hastaya zamanında müdahale edilmediği ve bu iddianın yargı sürecinde yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetmiştir. İlgili basın duyurusu konuyu ayrıntılı biçimde açıklamaktadır.

Denetim ve Kontrol Görevinin Yerine Getirilmemesi

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 15/12/2020 tarihli Onur Arslan başvurusunda (B. No: 2017/17652), kamu makamlarının denetim ve kontrol görevini yerine getirmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Bu karar, hastane yönetiminin organizasyon ve denetim kusuruna ilişkin bir örnek olarak incelenebilir.

Bu örnekler, sağlık hakkının yalnızca tedaviye ulaşmayı değil; zamanında, yeterli ve denetlenen bir sağlık hizmeti almayı da kapsadığını göstermektedir.

Sağlık Hakkı ile Hatalı Tedavi İlişkisi

Sağlık hakkının ihlali bazen tıbbi hatalardan kaynaklanabilir. Yanlış tanı, gereken müdahalenin yapılmaması veya hatalı tedavi gibi durumlar, hem idari başvuru yollarını hem de hukuki sorumluluk süreçlerini gündeme getirebilir. Bu konuda tıbbi malpraktis ve hasta hakları başlıklı yazımızı inceleyebilir, hukuki süreç açısından malpraktis davası ve hatalı tedavi hukuki süreci hakkındaki içeriğimize göz atabilirsiniz.

Özet

Sağlık hakkı, Anayasa’nın 56. maddesiyle güvence altına alınan ve devlete sağlık hizmetlerini planlama ve sunma ödevi yükleyen temel bir haktır. Bu hak, Hasta Hakları Yönetmeliği’ndeki bilgilendirilme, rıza, tedaviyi reddetme gibi somut haklar aracılığıyla kullanılır. Anayasa Mahkemesi kararları ise hakkın ihlalinin sağlık hizmetine erişimdeki gecikme ve eksikliklerden doğabileceğini ortaya koymaktadır. Sağlık hakkınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız, somut durumunuzu bir avukatla değerlendirmeniz yararlı olacaktır.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.