İnternette İçerik Kaldırma ve Erişimin Engellenmesi Nasıl Sağlanır?
İnternette İçerik Kaldırma ve Erişim Engelleme Kısaca Nasıl Yapılır?
İnternette kişilik haklarınızı ihlal eden bir yazı, haber, yorum, görsel veya paylaşımla karşılaştığınızda iki temel yola başvurabilirsiniz: içeriğin bulunduğu yerden tamamen kaldırılmasını istemek (içerik kaldırma talebi) veya içeriğe ulaşımın teknik olarak engellenmesini sağlamak (erişim engelleme kararı). Türk hukukunda bu süreç esas olarak 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Kişilik hakkı ihlallerinde, ilgili kişi doğrudan Sulh Ceza Hâkimliğine başvurarak erişimin engellenmesine ve içeriğin çıkarılmasına karar verilmesini talep edebilir. Ayrıca geçmişte yayımlanmış ancak güncelliğini yitirmiş içerikler bakımından unutulma hakkı kapsamında da başvuru yapılabilir.
Aşağıda bu yolların işleyişini, hangi durumda hangi başvurunun uygun olduğunu ve dikkat edilmesi gereken hususları açıklıyoruz.
Hangi İçerikler İçin Kaldırma veya Engelleme İstenebilir?
İnternet ortamındaki her içeriğin kaldırılması ya da erişiminin engellenmesi mümkün değildir. Uygulamada başvuruya konu olan başlıca durumlar şunlardır:
- Kişilik haklarının ihlali: Kişiyi küçük düşüren, hakaret içeren, itibarını zedeleyen, gerçeğe aykırı isnatlarda bulunan içerikler.
- Özel hayatın gizliliğinin ihlali: İzinsiz paylaşılan fotoğraf, video, mesaj veya kişisel bilgiler.
- Kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi: İzin olmaksızın yayımlanan kimlik, iletişim veya sağlık bilgileri.
- Katalog suçlar: 5651 sayılı Kanunda sayılan ve doğrudan idari makamlarca engellenebilen suç içerikleri (çocuğun cinsel istismarı, müstehcenlik, kumar gibi).
Kişilik hakkı ihlallerinde ve unutulma hakkı taleplerinde ifade ve basın özgürlüğü ile kişinin menfaatleri arasında bir denge gözetilir. Anayasa Mahkemesi kararlarında da vurgulandığı gibi, erişim engelleme tedbiri ifade özgürlüğüne ölçüsüz bir müdahale oluşturmamalıdır. Bu nedenle her içerik otomatik olarak engellenmez; somut olayın özellikleri değerlendirilir. Konuya ilişkin bir tartışma Anayasa Mahkemesi’nin erişim engelleme ve basın özgürlüğüne ilişkin kararında ele alınmaktadır.
İlk Adım: İçerik ve Yer Sağlayıcıya Doğrudan Başvuru
Kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişi, öncelikle içeriği yayımlayan içerik sağlayıcıya (yazının veya paylaşımın sahibine) ya da buna ulaşamıyorsa yer sağlayıcıya (barındıran platforma) başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını talep edebilir. 5651 sayılı Kanun uyarınca bu talep üzerine ilgili sağlayıcıların içeriği belirli bir süre içinde değerlendirmesi ve gereğini yapması beklenir. Uygulamada birçok sosyal medya platformu ve haber sitesi, kendi bildirim ve şikayet mekanizmaları üzerinden bu başvuruları alır.
Bu ilk aşamanın belgelenmesi önemlidir. Yapılan başvurunun tarihi, içeriği ve platformun yanıtı, sonraki yargısal aşamada delil oluşturur. Doğrudan başvurunun sonuçsuz kalması veya reddedilmesi halinde hâkimlik yoluna gidilir.
Sulh Ceza Hâkimliğine Başvuru ve Erişim Engelleme Kararı
İçerik sağlayıcıya yapılan başvurudan sonuç alınamazsa ya da doğrudan yargıya başvurmak gerekiyorsa, kişilik hakkı ihlal edilen kişi bulunduğu yer Sulh Ceza Hâkimliğine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesine karar verilmesini talep edebilir. Hâkimlik başvuruyu inceleyerek, ihlalin varlığına kanaat getirdiğinde erişimin engellenmesine karar verir. Bu kararlar Erişim Sağlayıcıları Birliği aracılığıyla uygulanır.
Kanunda öngörülen ilke, erişim engellemesinin ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım veya bölümle sınırlı olarak (URL bazlı) yapılmasıdır. Yani mümkün olduğunca tüm siteye erişimin değil, yalnızca ihlale konu içeriğe erişimin engellenmesi hedeflenir. Böylece ölçülülük ilkesi korunur. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararına karşı itiraz yolu da açıktır.
Erişim engelleme ile içerik kaldırma arasındaki farkı bilmek önemlidir. Erişim engelleme, içerik hâlâ sunucuda dururken kullanıcıların ona ulaşmasını teknik olarak önler. İçeriğin çıkarılması ise içeriğin doğrudan kaynağından silinmesini ifade eder. Bazı hallerde hâkimlik hem içeriğin çıkarılmasına hem de erişimin engellenmesine birlikte karar verebilir.
Unutulma Hakkı: Geçmişteki İçeriklerin Kaldırılması
Unutulma hakkı, kişinin geçmişte hukuka uygun biçimde yayımlanmış olsa bile artık güncelliğini yitirmiş, kamu yararı kalmamış ve kişiyi rahatsız eden içeriklerin arama motoru sonuçlarından çıkarılmasını veya erişilemez hâle getirilmesini talep etme imkânı sağlar. Bu hak, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla şekillenmiştir.
Örneğin uzun yıllar önce yayımlanan ve kişinin adıyla arandığında hâlâ ilk sıralarda çıkan bir haber, aradan geçen süre ve olayın güncel kamusal önemini yitirmesi nedeniyle unutulma hakkı kapsamında değerlendirilebilir. Anayasa Mahkemesi’nin bu alandaki yaklaşımı, unutulma hakkına ilişkin N.B.B. kararında ayrıntılı biçimde ortaya konmuştur. Değerlendirmede içeriğin yayımlanmasından bu yana geçen süre, kişinin kamusal yaşamdaki rolü, olayın güncel değeri ve kamu yararı gibi ölçütler dikkate alınır.
Kişisel Veri İhlali Halinde KVKK Yolu
İnternette yer alan içerik aynı zamanda kişisel verilerinizin hukuka aykırı işlenmesini içeriyorsa, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında da haklarınızı kullanabilirsiniz. Veri sorumlusuna başvurarak verilerinizin silinmesini, yok edilmesini veya anonim hâle getirilmesini talep edebilir, sonuç alamazsanız Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikayette bulunabilirsiniz. Bu sürecin ayrıntılarını KVKK kapsamında kişisel veri ihlali başvuru ve şikayet yolları başlıklı yazımızda inceleyebilirsiniz. İçerik kaldırma, erişim engelleme ve KVKK başvurusu birbirini tamamlayan yollar olabilir; hangisinin ya da hangilerinin birlikte kullanılacağı somut olaya göre belirlenir.
Ceza Sorumluluğu ve Tazminat
İçeriğin kaldırılması, ihlali gerçekleştiren kişinin cezai ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Örneğin sosyal medyada hakaret, tehdit ya da özel hayatın gizliliğini ihlal gibi fiiller aynı zamanda suç oluşturabilir ve bu durumda ceza şikayetinde bulunulabilir. Bu konudaki haklarınızı sosyal medyada hakaret ve bilişim suçlarına karşı haklarınız başlıklı yazımızda açıklıyoruz. Şikayet süresi ve usulüne ilişkin genel bilgiler için ceza şikayeti nasıl yapılır yazımıza bakabilirsiniz.
Kişilik haklarının ihlali nedeniyle uğranılan manevi ve varsa maddi zararlar için ayrıca tazminat davası açılabilir. Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu, kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişiye tazminat talep etme hakkı tanır. İçeriğin kaldırılmasına yönelik başvuru ile tazminat davası birbirinden bağımsız olarak yürütülebilir.
Sürece İlişkin Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Delillerin korunması: İhlale konu içeriğin ekran görüntüleri, bağlantı adresleri (URL) ve tarih bilgileri kaydedilmeli; mümkünse noter aracılığıyla tespit yaptırılmalıdır.
- Doğru başvuru yolunun seçimi: İçerik kaldırma, erişim engelleme, unutulma hakkı ve KVKK başvurusu farklı usullere tabidir. Yanlış yol seçimi süre ve hak kaybına yol açabilir.
- Ölçülülük: Talebin, ifade özgürlüğüne ölçüsüz müdahale oluşturmayacak biçimde, ihlale konu içerikle sınırlı tutulması önem taşır.
- Süreler: Hem yargısal başvurularda hem de itiraz yollarında öngörülen sürelere uyulması gerekir.
İnternette içerik kaldırma ve erişim engelleme süreçleri teknik ve hukuki yönleri bir arada barındırır. Sürecin doğru yürütülmesi, hem talebin kabul edilmesi hem de olası hak kayıplarının önlenmesi bakımından önemlidir. Bilişim hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak, başvurunun uygun makama ve doğru usulle yapılmasını kolaylaştırır. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Davanız için ilk adımı atın
Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.