Skip to content

İdari Yargıda Dava Açma Süresi

İdari yargıda dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı bir süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Bu genel kural, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 7. maddesinde düzenlenmiştir. Sürenin ne zaman başladığı, nasıl hesaplandığı ve bazı işlemlerde uygulanan özel süreler, hak kaybı yaşamamak için doğru bilinmesi gereken konulardır.

Aşağıda idari yargıdaki dava açma sürelerini genel kuraldan başlayarak özel hallere kadar açıklıyoruz. Sürelerin kaçırılması durumunda davanın süre yönünden reddedilebileceğini baştan belirtmek gerekir; bu nedenle her somut durumun kendi koşulları içinde değerlendirilmesi önemlidir.

Genel dava açma süresi: 60 gün ve 30 gün

İYUK’un 7. maddesine göre dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Yani karşınızdaki idari işlemin türüne ve davayı görecek mahkemeye göre süre değişir.

Bu genel süreler, özel bir kanunun farklı bir süre öngörmediği tüm hallerde geçerlidir. Bazı özel kanunlar kendi alanlarında daha kısa süreler belirlemiş olabilir; böyle bir durumda özel kanundaki süre uygulanır. Kanun metninin güncel hali için mevzuat.gov.tr üzerindeki 2577 sayılı İYUK metnine bakabilirsiniz.

Dava açma süresi ne zaman başlar?

İYUK’un 8. maddesine göre süreler, kural olarak tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Yani işlemin size bildirildiği günün ertesi günü ilk gün sayılır.

Vergi uyuşmazlıklarında sürenin başlangıcı için ayrıca özel bir düzenleme bulunur. İYUK’un 7. maddesine göre tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.

İlanen tebligat ve düzenleyici işlemler

Adresi belli olmayanlara ilanen tebligat yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.

İlanı gereken düzenleyici işlemlerde ise dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer; düzenleyici işlem aleyhine, uygulanan işlem aleyhine ya da her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Bu düzenlemelerin ayrıntısı için Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan İYUK metni incelenebilir.

Sürelerin hesaplanması

İYUK’un 8. maddesine göre tatil günleri sürelere dahildir. Ancak sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Bu nedenle son günün resmi tatile denk gelip gelmediği mutlaka kontrol edilmelidir.

Ayrıca kanunda yazılı sürelerin bitmesi, yargıdaki çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Bu kural, adli tatile denk gelen sürelerde önemli bir koruma sağlar.

Üst makama başvurunun süreye etkisi

Dava açmadan önce idareye başvurma imkanı da bulunur. İYUK’un 11. maddesine göre ilgililer, idari dava açmadan önce; idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama, idari dava açma süresi içinde başvurabilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.

İYUK’un 10. maddesinde ise idareye yapılan başvurulara ilişkin bekleme süreleri düzenlenmiştir. Bu maddedeki süreler, 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun ile kısaltılmıştır. Söz konusu değişiklik 14 Temmuz 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Güncel düzenlemeye göre otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve ilgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilir; bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez.

İvedi yargılama usulünde dava açma süresi

Kanunda sayılan bazı işlemler için özel bir usul öngörülmüştür. İYUK’un 20/A maddesinde düzenlenen ivedi yargılama usulünde dava açma süresi otuz gündür. Bu usulde 11. madde hükümleri uygulanmaz; yani üst makama başvuru yoluyla sürenin durdurulması bu davalarda geçerli değildir.

İvedi yargılama usulünde savunma süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Verilen nihai kararlara karşı ise tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Bu usul, ihale işlemleri, çevresel etki değerlendirmesi kararları ve kentsel dönüşüm kararları gibi kanunda özel olarak sayılan işlemler için uygulanır.

Tam yargı davalarında ön başvuru süresi

İdari eylemlerden doğan zararlarda dava açmadan önce idareye başvurmak zorunludur. İYUK’un 13. maddesine göre, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları gerekir. İdareye yapılan bu başvuru üzerine verilen cevaba veya cevap verilmemesine göre dava açma süresi işlemeye başlar.

Görevsiz adli yargıya açılan davalarda süre

İYUK’un 9. maddesine göre, adli yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamışsa bu süre içinde idari dava açılabilir. Bu düzenleme, yanlış yargı koluna başvuran kişilere sınırlı da olsa bir koruma sağlar.

Sürenin kaçırılması ve dikkat edilmesi gerekenler

Dava açma süresi, bir hakkın yargı yerleri önünde ileri sürülebilmesi için kanunla belirlenmiş bir zaman kesitidir. Bu süre geçirildiğinde dava, esasa girilmeden süre yönünden reddedilebilir. Sürenin niteliği ve sonuçlarına ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme için Danıştay Dergisi’nde yayımlanan konuya ilişkin makale incelenebilir.

İdari yargıdaki süreler, işlemin türüne, mahkemeye ve izlenen usule göre değiştiği için her durumun ayrı değerlendirilmesi gerekir. Sürenin başlangıcı, tatil günlerinin etkisi ve üst makama başvurunun süreye etkisi gibi noktalarda küçük bir hesaplama hatası hak kaybına yol açabilir. Dava yolu ile birlikte kararlara karşı kanun yollarını da planlamak isteyenler, istinaf başvurusunun süresi ve sonuçları ile temyiz süresinin kaçırılması konularına da göz atabilir.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.