Evli olan eşlerin birbirlerine sadakat borcu bulunmaktadır, zina eylemi ile sadakat ve manevi bağımlılıkları ihlal edilmiş olacaktır. Zina eylemi kocanın karısından başka bir kadınla ya da kadının kocasından başka bir erkekle cinsel ilişkiye girmesidir. Zina eyleminde cinsel ilişkiye girme şartı bulunmaktadır, sadakat yükümlülüğünün ihlalini içermektedir. Boşanmanın özel sebepleri arasında olan ve kusura dayalı olan bir boşanma sebebidir.
Zina nedeniyle boşanma davası, çekişmeli boşanma davası olarak görülmektedir.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Zina nedeniyle boşanma davası açacak olan kişinin boşanma dava dilekçesinde öne sürdüğü aldatma ve zina eylemi iddialarını kanıtlar nitelikteki delillerini de belirtmesi gerekmektedir. Nitekim zina eylemini ispat edecek bir delil yok ise açılan boşanma davası reddedilecektir.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları Nelerdir?
Eşlerin arasında öncelikle geçerli bir evlilik ilişkisinin bulunması gerekmektedir. Daha doğru deyişle, eşler arasında resmi bir evlilik olması şarttır. Ayrıca boşanma sürecinde olan ancak boşanma davası henüz karara varmamış ise taraflar resmi olarak evli olduklarından sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmamaları gerekmektedir. Aynı durum, ayrılık davası ile taraflar adına ayrılık kararı verilmesi halinde de geçerlidir.
Diğer bir şart ise evli olan birisinin eşinden başka birisi ile cinsel ilişkiye girmesi zinadır. Dolayısıyla öpme, mesaj atma ya da sarılma gibi fiiller zina olması için yeterli olmayacaktır.
Zina fiilini gerçekleştiren eşin kusurlu olması gerekmektedir. İşlemiş olduğu fiili ayırt ederek sonucunun neye dayandığını kestirebilecek iradede olmalıdır. Tehdit ya da iradesini başkasının zorlamasıyla kaybettiği anlarda eşiyle cinsel ilişkiye girdiğini ayırt edemeyecek durumda oluşmuşsa burada eş zina fiilini işlemiş olmaz.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Zina nedeniyle boşanma davasının süresi, delillerin niteliği ve delillerin sayısına bağlıdır. Zina nedeniyle boşanma davasında, tanıklar delil olabilir. Kaç tanığın davaya gelip dinleneceği ve mahkemenin bir duruşmada en fazla kaç tanık dinleyeceği dahi duruşma sayısını etkilemektedir. Davanın uzaması ve sürüncemesi delillerin toplanılmasına bağlıdır. Genellikle zina nedeniyle boşanma davaları 1 ila 1,5 yıl sürmektedir.
Zina Davasında Aldatma Nasıl İspatlanır?
Aldatma fiili gizli gerçekleştirildiğinden kanıtlanması da bir hayli zordur. Deliller ‘hukuka uygun’ şekilde elde edilen deliller olmalıdır, hukuka uygun olmayan deliller mahkeme önünde ispat aracı olarak kullanılamaz.
Zinada (Aldatmada) Neler Delil Olabilir?
Zina Sebebiyle Açılan Boşanma Davasında Mal Paylaşımı
Zina sebebiyle açılan boşanma davalarında, zinanın ispatlanması halinde mal rejimi tasfiyesi davasına da etki etmektedir. Şöyle ki; zina yapan eşe mal rejimi tasfiyesinde hakkı olan artık değerdeki payının azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verilebilir. Mal paylaşımındaki hakkın azaltılması ya da tamamen kaldırılması durumu hakimin takdirine bağlı bir durumdur.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davasında Nafaka Konusu
Boşanma davasında üç tür nafaka vardır; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası.
Yoksulluk nafakası, kusurlu olmayan tarafa ödenen nafaka olduğundan aldatan eşin aldattığının ispatı halinde aldatan eşe yoksulluk nafakası ödenmesine hükmedilmez.
Ancak tedbir nafakası, boşanma sürecinde maddi sıkıntıya düşecek olan tarafa ödenmektedir. Dava sürecinde aldattığı iddia ediliyor ancak kanıtlanamamış ise tedbir nafakası aldattığı iddia edilen eşe ödenebilir.
İştirak nafakası, müşterek çocuklar adına ödenmektedir. Dava süreci boyunca çocuklara ödenen tedbir nafakası, dava sonucunda iştirak nafakasına dönüşebilmektedir. Dava sonucunda çocuklara ödenecek olan iştirak nafakasının boşanma davasına konu olan aldatma eylemi ile bir ilgisi olmamaktadır.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davasında Velayet Konusu
Mahkeme, çocukların velayeti konusunda çocuğun menfaatini, yararını gözeterek karar vermektedir. Taraflardan hangisinin eşini aldattığına, evlilikte hangi tarafın tam kusurlu olduğun bakılmaksızın çocuğun menfaatine göre velayet kararı vermektedir. Aldatan eşe çocuğun velayeti bırakılmaz kanısı yanlış olup, mahkeme çocuğun menfaatine göre velayeti anneye ya da babaya vermektedir.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davasında Tazminat
Maddi ve manevi tazminatta, zararın karşılığı yanında tarafların ekonomik ve sosyal durumları da dikkate alınacaktır. Zararın karşılığı olarak verilecek olan tazminat miktarı, tazminat ödeyecek olan kişinin ekonomik ve sosyal durumuna da bağlı bir sonuç doğuracaktır.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası Açma Süresi Nedir? (Dava Hakkı Ne Zaman Düşer?)
Boşanma davasını zina nedeniyle açacak olan eş kanundaki hak düşürücü süreyi kaçırmışsa dava açma hakkı da düşer. Eş zina fiilini öğrendiği andan itibaren 6 ay içerisinde boşanma davasını açmalıdır. Ancak her durumda zina fiilinin üzerinden 5 yıl geçmesiyle yine dava hakkı düşer. Kişi zina fiilini beş yıl sonunda öğrenmişse her hâlükârda dava açma hakkını kaybedecektir.
Zinada Af
Aldatılan eş, zina yapan eşi affettiği zaman dava hakkı ortadan kalkmaktadır. Aldatan eşi affettiğine dair sözlü olarak dile getirmemiş olsa dahi evli gibi hareket eder ve fiiliyatta affettiğini gösterir biçimde hareket ederse eşini affetmiştir
Üçüncü Kişiye Zina Nedeniyle Tazminat Davası (Sevgiliye Tazminat Davası Açma)
Türk Medeni Kanunu’nda aldatılan eşin birlikte olduğu üçüncü kişiye karşı tazminat talep etmesi ile ilgili bir hüküm yer almamaktadır. Ancak Yargıtayın üçüncü kişiye karşı aldatılan eşin tazminat talep etme hakkına dair farklı görüşte olduğu içtihat kararları vardır.
2010 yılında Yargıtay, evli olduğunu bilerek cinsel ve duygusal ilişkiye girerek haksız fiilde bulunduğundan aldatılan eşin tazminat talep etme hakkı olduğunu kabul etmiştir. Üçüncü kişinin aldatılan eşe karşı haksız fiil işlediği iddiasıyla tazminat davası açma koşullarını saymıştır.
2015 yılında yine Yargıtay farklı görüş savunarak üçüncü kişiye karşı tazminat davası açılamaz demiştir. Gerekçe olarak ise sadakat yükümlülüğünü bilerek ihlal eden eşten tazminat talep etme hakkının olduğu; ancak üçüncü kişinin doğrudan bedensel ve ruhsal bütünlüğüne yönelik bir zararı olmadığından tazminat talep etme hakkının olmadığını belirtmiştir.
Ancak 2017 yılına geldiğimizde ise üçüncü kişiye karşı tazminat davası açabileceğini söylemiştir. Evli bir kişiyle duygusal ve cinsel birlikte olan kişinin aldatılan eşe karşı haksız fiil gerçekleştirdiği görüşündedir. Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerinden biri olan sadakat yükümlülüğünü ihlal eden kişinin evli olduğunu bildiği halde birlikte olan üçüncü kişi diğer eşin uğradığı zarardan sorumlu tutulmuştur. Görüldüğü üzere 2017 yılında Yargıtay üçüncü kişiye karşı tazminat davası açma yönünde görüşlerini ve şartlarını belirterek tazminat davasına evet demiştir.
Yargıtay 2018’de son kararını vererek üçüncü kişi olan sevgilinin tazminat ödemeyeceği yönünde karar vermiştir. Türk Medeni Kanunu’nda sadakat yükümlülüğünün yalnızca eşler arasında bir hükme bağlandığını ve üçüncü kişinin sadakat yükümlülüğü ihlalinde müteselsilen sorumlu olduğuna dair bir hüküm olmadığından sorumlu tutulamayacağını belirtmişlerdir.
Zina Eylemi Suç Mudur?
Zina, suç olmaktan çıkmıştır. Eski Türk Ceza Kanunu’nda bir vakit zina eylemi suç iken Yeni Türk Ceza Kanunu’nda suç olmaktan çıkmıştır. Zina nedeniyle boşanma davası açılarak eş, mahkemeden ancak tazminat talebinde bulunabilmektedir.

