Bu sayfa; miras davası kavramını, en sık görülen dava türlerini (tenkis, muris muvazaası, vasiyetnamenin iptali vb.), yetkili–görevli mahkemeleri, tebligat sürecini ve zümre sistemini özetler.
Miras davası, konusu miras olan tüm davaları kapsayan genel bir terimdir. Bu nedenle tek bir dava türünü değil; mirasın paylaşımı ve tasarrufların geçerliliği gibi farklı uyuşmazlıkları ifade eder.
Hangi davanın açılacağı; somut olaydaki delillere, saklı pay ihlallerine ve murisin tasarruflarına göre belirlenir.
Yetkili Mahkeme: TMK m.576 uyarınca miras; malvarlığının tamamı için miras bırakanın yerleşim yerinde açılır. Tasarrufların iptali/tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları da bu yer mahkemesinde görülür.
Görevli Mahkeme: Davanın konusuna göre değişir. Örneğin tapu tescil davaları genellikle Asliye Hukuk Mahkemelerinde, terekenin tespiti talepleri ise çoğunlukla Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülür.
Davanın uzamaması için tebligatların doğru kişilere zamanında yapılması kritik önemdedir. Taraflardan biri vefat etmişse, tebligat mirasçılarına ayrı ayrı yapılmalıdır.
Süre; davanın türüne, terekenin kapsamına, taraf sayısına, adres tespitlerine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Uygulamada pek çok miras davası en az 1–2 yıl içinde sonuçlanır.
Miras hukuku, gerçek kişinin ölümü veya gaipliği halinde malvarlığının kimlere, hangi oranlarda ve nasıl geçeceğini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Temel kavramlar: miras bırakan (muris), mirasçı, tereke, vasiyetname, mirasın kazanılması ve paylaşılması.
İlkeler: Birinci zümre varken diğer zümreler mirasçı olamaz. Eş, her zümre ile birlikte mirasçı olabilir. Evlat edinilen, evlat edinene altsoyu gibi mirasçı olur; ancak evlat edinen, evlatlığın mirasçısı olmaz. Zümrede pay, kök başları arasında eşit bölünür.
Özet: Boşanan eşler birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz. Boşanma davası devam ederken eşlerden biri ölür ve diğer eşin kusuru ispatlanırsa, boşanmış gibi mirasçılıktan çıkarma hükümleri uygulanır.
Miras hukuku kapsamında sunduğumuz hizmetler, kişinin vefatı sonrası malvarlığının doğru şekilde paylaşılması ve hak sahiplerinin korunması üzerine odaklanır. Vasiyetnamenin geçerliliği, mirasın reddi, miras paylarının tespiti ve saklı pay gibi konular profesyonel bir değerlendirme gerektirir.
Bu süreçlerde hukuki ve ailevi dengeler birlikte ele alınarak müvekkilin hak kaybına uğramaması sağlanır. Miras bırakanın iradesinin doğru yorumlanması ve malvarlığının eksiksiz tespiti sürecin en kritik aşamalarıdır.
Mirasçılar arasında yaşanabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi için gereken hukuki adımlar zamanında ve titizlikle atılır. Ortaklığın giderilmesi, vasiyetnamenin iptali, tenkis davaları ve terekenin korunması gibi süreçler profesyonel biçimde yönetilir.
Süreç boyunca müvekkilin bilgilendirilmesi, delillerin düzenlenmesi ve dava takibinin hatasız yapılması esastır. Miras hukukundaki deneyimimizle, hem aile ilişkilerini koruyan hem de hakları güvence altına alan kapsamlı çözümler sunmayı amaçlıyoruz.

İletişim
