Skip to content

İştirak Nafakası 18 Yaşında Kesilir mi?

İştirak nafakası ne zaman biter sorusunun kısa cevabı şudur: İştirak nafakası, çocuğun ergin (reşit) olmasıyla, yani kural olarak on sekiz yaşını doldurmasıyla sona erer. Ancak burada önemli iki ayrıntı vardır. Birincisi, çoğu durumda nafakanın kesilmesi için ayrı bir mahkeme kararına gerek yoktur, nafaka çocuğun erginliği ile kendiliğinden son bulur. İkincisi, çocuk on sekiz yaşını doldurduğunda halen eğitimine devam ediyorsa, nafaka bu kez farklı bir hukuki temele dayanılarak talep edilebilir. Bu yazıda, iştirak nafakasının hangi anda ve nasıl sona erdiğini, eğitim devam ederken nafakanın nasıl sürdürülebileceğini ve tarafların hangi adımları izlemesi gerektiğini açıklıyoruz.

İştirak Nafakası Nedir?

İştirak nafakası, boşanma ya da ayrılık sonucunda velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilmesi giderlerine mali gücü oranında katılması amacıyla ödediği nafaka türüdür. Bu nafaka çocuğun kendisi için öngörülmüştür; velayet kendisine verilen ebeveyne bir gelir sağlama amacı taşımaz. Ana ve baba, evlilik devam etsin veya etmesin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılamakla yükümlüdür. Boşanma davasında iştirak nafakası hakim tarafından, talep olmasa dahi resen dikkate alınabilir. Nafakanın ayrıntılı çerçevesi için Boşanma Davasında Nafaka başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Reşit Olma Yaşı ve Nafakanın Sona Ermesi

Türk hukukunda erginlik yaşı nettir. Türk Medeni Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar ve evlenme kişiyi ergin kılar. Bu düzenleme, iştirak nafakasının sona erme anını belirleyen temel ölçüttür. Zira iştirak nafakası, henüz reşit olmamış, velayet altındaki çocuğun giderlerine ilişkindir. Çocuk on sekiz yaşını doldurduğunda velayet ilişkisi de hukuken sona erdiği için, iştirak nafakasının dayanağı ortadan kalkar.

Uygulamada, çocuğun on sekiz yaşını doldurduğu tarih itibarıyla nafaka yükümlülüğünün kendiliğinden sona erdiği kabul edilir. Yani nafaka ödeyen ebeveyn, çocuğun erginliği ile birlikte kural olarak ayrıca bir kaldırma davası açmak zorunda kalmadan ödeme yükümlülüğünden kurtulur. Bununla birlikte, icra takibi devam ediyorsa veya taraflar arasında uyuşmazlık varsa, ödeme yükümlüsünün nafakanın sona erdiğini tespit ettirmek amacıyla mahkemeye başvurması, ileride doğabilecek ihtilafların önüne geçilmesi bakımından yararlı olabilir. Nafakanın ödenmemesi halinde başvurulabilecek icra yolları ve yaptırımlar için Nafaka Ödenmezse Ne Olur? İcra ve Tazyik Hapsi yazımız yol gösterici olacaktır.

Çocuk 18 Yaşında ve Eğitim Devam Ediyorsa Nafaka Ne Olur?

En sık karşılaşılan durum, çocuğun on sekiz yaşını doldurduğu halde lise veya üniversite öğrenimine devam ediyor olmasıdır. Bu noktada, ergin olan çocuğun eğitimi henüz tamamlanmamışsa, ana ve babanın destek yükümlülüğü tümüyle ortadan kalkmaz. Ancak nafakanın hukuki niteliği değişir. İştirak nafakası sona erer, bunun yerine ergin çocuğun bizzat talep edebileceği yardım nafakası gündeme gelir.

Bu ayrım önemlidir. İştirak nafakasında talep hakkı velayet sahibi ebeveyne aitken, çocuk reşit olduktan sonra nafaka talebini bizzat kendisi ileri sürmelidir. Yani üniversite öğrencisi olan çocuk, kendi adına yardım nafakası davası açarak, mali gücü bulunan ana veya babasından eğitim süresince destek talep edebilir. Bu davada, çocuğun eğitiminin fiilen devam ettiği, yaşının eğitim düzeyine uygun olduğu ve kendi geçimini sağlayacak düzenli bir gelirinin bulunmadığı gibi hususlar değerlendirilir.

Eğitim devam ederken nafaka talebinde, mahkeme genellikle şu kriterleri gözetir: Çocuğun öğrenimine gerçekten devam edip etmediği, öğrenimin normal süresi içinde ve ciddiyetle sürdürülüp sürdürülmediği, nafaka yükümlüsü ebeveynin ekonomik gücü ve çocuğun ihtiyaç durumu. Öğrenimini makul sebep olmaksızın uzatan veya çalışarak kendi geçimini sağlayabilecek durumda olan ergin çocuk bakımından talebin reddi de mümkündür. Her olay kendi somut koşullarına göre değerlendirilir.

Nafakanın Otomatik Sona Ermesi ile Dava Açma Arasındaki Fark

Çocuğun erginliği ile iştirak nafakasının kendiliğinden sona ermesi, çoğu halde ödeme yükümlüsü için ayrı bir dava açma zorunluluğu doğurmaz. Buna karşılık, eğitimini sürdüren ergin çocuğun destek alabilmesi için pasif kalması yeterli değildir; yardım nafakası için ayrı bir dava açması gerekir. Bu iki durumun karıştırılmaması gerekir:

  • İştirak nafakasının sona ermesi: Kural olarak çocuğun on sekiz yaşını doldurmasıyla gerçekleşir ve genellikle ayrı bir karara gerek kalmaz.
  • Yardım nafakasının başlaması: Ergin çocuğun eğitimi devam ediyorsa, çocuğun bizzat açacağı dava ile ve mahkeme kararıyla mümkün olur; otomatik devam etmez.

Bu nedenle, çocuğu reşit olan ve nafaka ödeyen ebeveynin, ödemenin ne zaman ve nasıl sona ereceğini; öğrenimini sürdüren ergin çocuğun ise hangi usulle destek talep edebileceğini önceden bilmesi önemlidir. Sürecin doğru yürütülmesi, gereksiz icra takipleri ve hak kayıplarının önlenmesi açısından belirleyicidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Nafakaya ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalar aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yardım nafakası davasında yetkili mahkeme bakımından, nafaka alacaklısının yani talepte bulunan çocuğun yerleşim yeri mahkemesine başvurulabilmesi mümkündür. Aile mahkemelerinin görev alanına giren dava türleri hakkında ayrıntılı bilgi için Aile Mahkemelerinde Görülecek Davalar içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

Nafaka Miktarının Değişmesi ve Uyarlama

Nafaka miktarı, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliklere göre artırılabilir veya azaltılabilir. Çocuğun ihtiyaçlarının artması, yükümlü ebeveynin gelirinde meydana gelen değişiklikler ya da ekonomik koşullar, nafaka uyarlama davasına konu olabilir. Ergin çocuğun eğitim döneminde talep edeceği yardım nafakasının miktarı da benzer ölçütlere göre belirlenir. Nafakaya hükmedilirken ve uyarlanırken, mahkemeler hakkaniyet ilkesini gözetir.

Velayet, Nafaka ve Çocukla Kişisel İlişki

İştirak nafakası, velayet ilişkisiyle doğrudan bağlantılıdır. Çocuk ergin olduğunda velayet de sona erer ve ebeveyn ile çocuk arasındaki hukuki ilişki değişir. Çocukla kişisel ilişkinin kurulması, velayetin kullanılması ve buna bağlı sorunlar hakkında bilgi edinmek isteyenler Çocuğu Göstermeme (Teslim Etmeme) Suçu başlıklı yazımızdan yararlanabilir. Ayrıca boşanma sürecinin genel işleyişi bakımından Çekişmeli Boşanma Davası Kaç Yıl Sürer içeriğimiz de faydalı olacaktır.

Değerlendirme

İştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla kural olarak sona eren bir yükümlülüktür ve bu sona erme çoğu halde ayrı bir karara gerek kalmadan gerçekleşir. Buna karşılık, öğrenimine devam eden ergin çocuğun eğitim süresince destek alabilmesi, kendisinin açacağı yardım nafakası davasına bağlıdır. Bu iki hukuki durumun farkının doğru anlaşılması, hem nafaka ödeyen ebeveyn hem de eğitimini sürdüren çocuk açısından hak kayıplarını önler. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, sürecin alanında deneyimli bir avukatla değerlendirilmesi, doğru adımların zamanında atılması bakımından yerinde olacaktır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.