Hakaret Manevi Tazminat Davası ve Zamanaşımı
Hakarete uğrayan kişi, kişilik hakkının zedelendiğini ileri sürerek manevi tazminat isteyebilir. Dayanak, Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesidir. Zamanaşımı ise aynı kanunun 72. maddesine göre işler: zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o süre uygulanır. Bu yazı genel bilgi amaçlıdır; somut olayın değerlendirmesi için ayrıca hukuki destek almanız gerekir.
Hakaret nedeniyle manevi tazminatın hukuki dayanağı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun 58. maddesine göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hakaret, onur, şeref ve saygınlığa yönelen bir saldırı olduğu için kişilik hakkı kapsamında değerlendirilir.
Her hukuka aykırı söz ya da davranış otomatik olarak tazminat doğurmaz. Anayasa Mahkemesi’nin Ziya Metehan Arısoy (B. No: 2019/22055) kararında aktarılan Yargıtay ifadesine göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için şahsiyet hakkının hukuka aykırı biçimde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hâllerde eylem hukuka aykırı olsa bile manevi tazminata hükmedilemez. Yani davada yalnızca sözün söylenmiş olması değil, bunun kişilik hakkını gerçekten zedelemiş olması da tartışılır.
Hakaret suçu ile tazminat davası aynı şey değildir
Hakaret iki ayrı yoldan gündeme gelebilir. Birincisi ceza yoludur: Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasına göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak suçtur. Kanundaki ceza, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı uzlaştırma kapsamına giren suçlar listesinde hakaret suçu şikâyete tabi olarak gösterilmektedir.
İkincisi hukuk yoludur: aynı olay nedeniyle hukuk mahkemesinde manevi tazminat davası açılabilir. Bu dava, ceza yargılamasından ayrı bir davadır ve süreleri TBK’ya göre işler. Madde 125’in güncel fıkra yapısı ve nitelikli hâller için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlükteki metnine bakılmalıdır. Hakaret ve komşu suçlar için şerefe karşı suçlar yazımıza da göz atabilirsiniz.
Hakaret manevi tazminat zamanaşımı: TBK m. 72
Hakaret nedeniyle manevi tazminat zamanaşımı, haksız fiillere ilişkin genel kurala tabidir. TBK m. 72 iki ayrı süre öngörür:
- İki yıl: Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlar.
- On yıl: Her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlar.
Bu iki süre birbirinin yerine geçmez. Zarar gören hakaretin yapıldığını ve kimin yaptığını öğrenmişse iki yıllık süre işlemeye başlar. Öğrenme gecikmişse bile fiilin üzerinden on yıl geçmişse dava hakkı kural olarak sona erer. Süre iki yıldır; daha eski kanun dönemine ait süreleri bu yazıda esas almıyoruz.
Ceza zamanaşımı devreye girer mi?
TBK m. 72’ye göre tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü, cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun zamanaşımı uygulanır. Hakaret de ceza kanununda suç olarak düzenlendiği için bu hüküm akla gelir.
Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yıl geçmekle düşer. Bu hüküm, Kanun’un 2004 tarihli ilk yayım metninde bu şekilde yer almaktadır; sonraki değişiklikler ayrıca kontrol edilmelidir.
Bu iki hükmün birlikte okunması, hakaret tazminatında sekiz yıllık sürenin gündeme gelebileceği yönünde bir yorum doğurur. Ancak bu bir çıkarımdır ve kesin bir kural olarak sunulamaz. Uygulamada nasıl değerlendirildiği, olayın niteliğine ve mahkemenin yaklaşımına göre değişebilir. Bu nedenle süre hesabında en güvenli yaklaşım, daha kısa olan iki yıllık süreyi esas alıp erken davranmaktır.
Sosyal medya paylaşımlarında süre nereden başlar?
İnternette yapılan paylaşımlarda sürenin başlangıcı pratikte önemli bir sorudur. Paylaşımın yapıldığı gün ile öğrenildiği gün farklı olabilir; paylaşım uzun süre yayında kalabilir. Bu konuda doğrulanmış bir kaynağa dayanarak genel bir kural veremeyiz. Yine de öğrenme tarihini gösteren belgelerin ve paylaşımın tarihini gösteren kayıtların düzenli biçimde saklanması, süre tartışmasında önem taşır.
Ceza şikâyeti süresi ile tazminat zamanaşımını karıştırmayın
Hakaret suçu şikâyete bağlı olduğundan ceza yolunda ayrı bir süre vardır. TCK m. 73/1’e göre şikâyete bağlı suçta yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar. Madde 73/2 ile ilgili 7531 sayılı Kanunla yapılan eklemenin kapsamı ise güncel metinden ayrıca kontrol edilmelidir; bu yazıda ayrıntısına girmiyoruz.
Önemli nokta şudur: altı aylık süre ceza şikâyeti içindir. Manevi tazminat bir hukuk davasıdır ve süresi TBK m. 72’ye göre işler. Şikâyet süresini kaçırmış olmak, tazminat davası açma hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tersine, ceza davasının sonuçlanmış olması da tazminat süresini kendiliğinden korumaz; bu yüzden iki süre ayrı ayrı takip edilmelidir. Ceza kanunundaki yakın dönem düzenlemeleri için TCK değişiklikleri yazımıza bakabilirsiniz.
Zamanaşımı def’i nasıl işler?
TBK m. 72’nin son fıkrasına göre haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile zarar gören, her zaman borcu ifadan kaçınabilir. Bu madde ifadesine göre zamanaşımı, borcu ortadan kaldıran değil, borçlunun ifadan kaçınmasına imkân veren bir sonuç doğurur. Uygulamada bu, davalı tarafın zamanaşımı itirazında bulunması anlamına gelir. Mahkemede itirazın nasıl ileri sürülmesi gerektiği usul bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
İfade özgürlüğü ve tazminat dengesi
Her sert eleştiri tazminat sorumluluğu doğurmaz. Anayasa Mahkemesi, bir gazetede yayımlanan köşe yazısı nedeniyle aleyhe tazminata hükmedilmesini ifade ve basın özgürlüklerinin ihlali saymıştır. Bu karar, AYM’nin basın duyurusunda yer almaktadır. Karar tarihi ve numarası bu yazıda doğrulanmamıştır, ancak duyuru tazminat davalarında ifade özgürlüğü dengesinin gündeme gelebileceğini göstermektedir. Dolayısıyla hakaret iddiasında sözün bağlamı, kime yönelik olduğu ve kamusal tartışmayla ilişkisi önem taşır.
Tazminat miktarı hakkında
Manevi tazminatın tutarı konusunda bu yazıda rakam vermiyoruz. Miktar, olayın özelliklerine ve mahkemenin takdirine göre belirlenir; genel bir tarife ya da kesin bir aralık söylemek doğru olmaz. Dava açmadan önce olayın tarihlerini, paylaşımın veya sözün içeriğini ve öğrenme anını gösteren bilgileri bir araya getirmek, hem süre hesabı hem de talebin dayanakları bakımından yararlıdır.
Özet
- Hakaret nedeniyle manevi tazminatın dayanağı TBK m. 58’dir.
- Zamanaşımı TBK m. 72’ye göre öğrenmeden itibaren iki yıl, fiilden itibaren on yıldır.
- Fiil suç oluşturuyorsa ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır; bunun hakarette nasıl işleyeceği tartışmaya açıktır.
- Ceza şikâyeti için öngörülen altı aylık süre, tazminat davasının süresiyle aynı değildir.
- Zamanaşımına uğramış olsa da zarar gören hâlen borcu ifadan kaçınabilir; bu sonuç mahkemede zamanaşımı itirazıyla gündeme gelir.
Davanız için ilk adımı atın
Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.