Skip to content

Siber Suç Örnekleri ve Türk Hukukundaki Karşılıkları

Siber suç örnekleri denildiğinde akla gelen başlıca fiiller şunlardır: bir bilişim sistemine izinsiz girme, sistemdeki verilere müdahale, kötü amaçlı yazılım kullanımı, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarıdır. Aşağıda bu örnekleri, resmî kaynaklarda yer aldığı biçimiyle ve Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) karşılıklarıyla birlikte ele alıyoruz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Somut bir olayın hangi suç tipine girdiği, olayın özelliklerine göre değişebileceğinden kişiye özel değerlendirme için hukuki destek almanız önerilir.

Siber Suçların Temel Sınıflandırması

Adalet Bakanlığı’nın savcılar ve kolluk kuvvetleri için hazırladığı Siber Suç Soruşturmaları Kılavuzu, siber suçları iki ana kategoride ele alır. Birinci grup, bilgisayar veri ve sistemlerinin gizliliğine ve bütünlüğüne yönelik “gerçek” siber suçlardır. Bunlar yasadışı erişim, verilere ve sistemlere müdahale ile cihazların kötüye kullanımını kapsar. İkinci grup ise çevrimiçi ortamda işlenen, ancak teknoloji olmadan da işlenebilecek “geleneksel” suçlardır. Çevrimiçi zorbalık ve sosyal mühendislik saldırıları bu ikinci gruba örnek gösterilir.

Bu ayrım, bir fiilin neden farklı suç tiplerine girebileceğini anlamak açısından önemlidir. Örneğin internet kullanılarak işlenen bir hakaret, teknik anlamda bir “saldırı” olmasa da çevrimiçi ortamda gerçekleştiği için siber suç örnekleri arasında sayılabilir.

Teknik Saldırı Türleri ve TCK Karşılıkları

Aynı kılavuzda somut siber saldırı türleri ve bunların Türk hukukundaki karşılıkları listelenmektedir. Başlıca örnekler şunlardır:

  • DDoS saldırıları: Bir sistemin erişilmez hâle getirilmesine yönelik saldırılar.
  • Web uygulamalarına yönelik saldırılar: SQL enjeksiyonu ve siteler arası komut dosyası çalıştırma (XSS) gibi yöntemler.
  • Kötü amaçlı yazılım (malware): Tuş kaydediciler (keylogger), bankacılık truva atları, rootkit’ler ve dosyaları silen “wiper” yazılımlar.
  • Fidye yazılımı (ransomware): Verileri şifreleyerek erişimi engelleyen ve fidye talep eden yazılımlar.

Kılavuz, bu saldırıları üç temel suç tipine bağlar: bilişim sistemine hukuka aykırı girme (TCK m.243), bilişim sisteminde kötü amaçlı yazılım kullanımı (TCK m.245/A) ve sistemin işleyişinin engellenmesi (TCK m.244).

TCK’daki Temel Bilişim Suçları (m.243-245)

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bir kararında, 1 Haziran 2005’te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın onuncu bölümündeki temel hükümler özetlenmektedir. İlgili karara göre bu bölümde şu suçlar düzenlenir: bilişim sistemlerine izinsiz girilmesi (m.243), bilişim sistemlerindeki verilere müdahalelerde bulunulması (m.244), bilişim sistemleri aracılığıyla haksız yarar sağlanması (m.244/4) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (m.245).

Aynı kararda, bilişim teknolojilerinin araç kılındığı diğer suç tipleri de sayılır: haberleşmenin gizliliğini ihlal (m.132), haberleşmenin engellenmesi (m.124), eğitim ve öğretimin engellenmesi (m.112), kamu kurumlarının faaliyetlerinin engellenmesi (m.113) ve kişisel verilerin kaydedilmesi (m.135).

TCK m.243’te 2016 Değişikliği

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile TCK m.243’ün birinci fıkrasındaki “ve” ibaresi “veya” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye yeni bir fıkra eklenmiştir. Bu fıkraya göre, bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu düzenlemenin metnine 6698 sayılı Kanun üzerinden ulaşabilirsiniz.

Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

TCK m.245, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasını düzenler. Madde, 2005 tarihli 5377 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramış; 2016 tarihli 6698 sayılı Kanun ile “245/A” fıkrası eklenmiştir. Adalet Bakanlığı bünyesinde hazırlanan kredi kartı dolandırıcılığı sunumunda belirtildiğine göre, başkasına ait kredi kartı veya kart bilgileri kullanılarak menfaat sağlanması bu madde kapsamında suç oluşturur. Kart ile birden fazla ve farklı zamanlarda harcama yapılması hâlinde, zincirleme suça ilişkin TCK m.43/1 hükmü de uygulanabilmektedir.

Yargıtay İçtihadından Bir Örnek: Hesap Şifresinin Kırılması

Siber suç örnekleri arasında sık karşılaşılan bir durum, internet bankacılığı şifresinin ele geçirilmesidir. Somut bir olayda sanık, mağdurun banka hesabının internet şifresini kırarak bu hesaptan kendi adına açtırdığı hesaba havale yapmış ve haksız menfaat sağlamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın amacının bilişim sistemine zarar vermek değil, bilişim sistemini araç olarak kullanarak mağdurun parasını ele geçirmek olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle eylemin, bilişim sistemi aracılığıyla haksız yarar sağlama (m.244/4) değil, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık (TCK m.142/2-e) suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir.

Bu karar, aynı teknik yöntemin failin kastına göre farklı suç tiplerine girebileceğini göstermesi bakımından önemlidir. Mal varlığına yönelik bu tür fiillerle ilgili genel bilgiye mal varlığına karşı suçlar yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Bilişim Sistemi Aracı Kılınan Dolandırıcılık

Dolandırıcılığın nitelikli hâlleri TCK m.158’de düzenlenir. Anayasa Mahkemesi kararında aktarıldığı üzere, dolandırıcılık suçunun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi (f bendi) nitelikli hâl sayılır. Ayrıca kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması (l bendi) ayrı bir nitelikli hâl oluşturur.

Güncel Örnek: Banka Hesabı ve IBAN Kiralama

İskenderun Adliyesi’nin resmî açıklamasına göre, banka hesabının veya IBAN’ın “kolay kazanç” ya da “ek gelir” vaatleriyle dolandırıcılık faaliyetlerinde kullandırılması hâlinde hesap sahibi de sorumlu tutulabilmektedir. Açıklamada belirtildiği üzere, bu fiil temelde dolandırıcılık (TCK m.157) kapsamında değerlendirilir. Eylemin bilişim sistemleri kullanılarak, banka veya kredi kurumları araç kılınarak işlenmesi hâlinde ise nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) uygulanmakta ve bu durumda dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Açıklamada, uygulamada IBAN kullandırma fiilinin çoğunlukla bu madde kapsamında değerlendirildiği ifade edilmektedir.

Kripto Para ile İlişkili Siber Suç Örnekleri

Adalet Bakanlığı’nın kripto para konulu sunumuna göre, Türkiye’de kripto para ile ilişkili işlenen suçlar arasında dolandırıcılık, hırsızlık, kredi kartının kötüye kullanılması, bilişim sistemine girerek menfaat elde etme, zimmet ve 7258 sayılı Kanun kapsamındaki yasadışı bahis yer almaktadır. Sunumda verilen somut örnekler şöyledir:

  • Kripto para uygulamasının hacklenerek ele geçirilmesi hâlinde verileri bozma, yok etme veya erişilmez kılmaya ilişkin TCK m.244/2 uygulanabilir.
  • Sistemdeki kripto varlık doğrudan ele geçirilmişse bilişim sistemiyle hırsızlık (TCK m.142/2) söz konusu olabilir.
  • Sahte vekaletle kandırılan mağdurun gönderdiği paranın hızlıca kripto paraya çevrilmesi, nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-d-f) kapsamında değerlendirilmektedir.

İnternet Üzerinden İşlenen Geleneksel Suçlar

Siber Suç Soruşturmaları Kılavuzu, teknoloji olmadan da işlenebilecek bazı suçların çevrimiçi ortamda işlenmesini de örnek olarak sayar. E-posta yoluyla sosyal mühendislik saldırıları (oltalama tipi dolandırıcılık), internet üzerinden hakaret ve aşağılama (TCK m.125 Hakaret, TCK m.299 Cumhurbaşkanına Hakaret) ve çevrimiçi çocuk istismarı bu kapsamdadır. Kılavuzda, çocuğa yönelik çevrimiçi fiiller TCK m.226 (müstehcenlik) kapsamında değerlendirilmekte; “siber uşaklaştırma” (grooming) ise kılavuzun hazırlandığı tarihte ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmemiş olarak belirtilmektedir. İnternet üzerinden hakaret konusunda ayrıntılı bilgiye şerefe karşı suçlar yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme

Görüldüğü üzere, aynı teknik eylem failin kastına, kullandığı araca ve sağladığı menfaate göre farklı suç tiplerine girebilmektedir. Bir hesap şifresinin ele geçirilmesi duruma göre hırsızlık, dolandırıcılık veya bilişim sistemine girme olarak nitelendirilebilir. Bu nedenle somut olayın hukuki niteliğinin, delillerin ve tarafların durumunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. TCK’da zaman içinde yapılan değişiklikler de dikkate alınmalıdır; bu konuda TCK değişiklikleri yazımız genel çerçeveyi görmenize yardımcı olabilir.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.