Skip to content

Alacak Davası

Alacak Davası Nedir?

Alacak; kanun, sözleşme veya iş görme karşılığı doğan ancak henüz ifa edilmemiş para ya da mal üzerindeki haktır. Alacak hakkının sahibi alacaklı, borcu yerine getirmekle yükümlü olan kişi ise borçludur. Alacak, kural olarak yazılı temlik ile üçüncü kişilere devredilebilir; her alacağın devri mümkün olmayıp istisnalar kanunla belirlenir.

Alacak ve Borç Çeşitleri

Alacak Çeşitleri (Örnekler)

  • İpotekli (teminatlı) alacaklar
  • Avanslar, peşin ödemeler, depozitolar
  • Cari hesap alacakları

Süreye göre: kısa/uzun vadeli. Belgeye göre: senetli – senetsiz (açık/cari hesap). Alacaklar faizsiz olabileceği gibi sözleşme veya kanuna göre faize tabi olabilir.

Borç Durumu

Muaccel borçVadesi gelmiş, derhal istenebilir.
Müeccel borçVadesi gelmemiş, ileri tarihte istenebilir.

Aynı hukuki ilişkinin aktif yönü alacak, pasif yönü borçtur.

Borç İlişkisinin Kaynakları

  • Sözleşme
  • Haksız fiil
  • Sebepsiz zenginleşme
  • Vekaletsiz iş görme

Alacak Davası Nasıl Açılır?

Alacak davası, alacaklının alacağını borçludan tahsil için açtığı bir eda davası türüdür. Uygulamada özellikle para alacakları için tercih edilir. Miktarın başlangıçta tam belirlenemediği hâllerde HMK m.107 belirsiz alacak davası açılabilir.

Belirsiz Alacak Davası (HMK m.107)

Başlangıçta alacağın kesin miktarı objektif olarak belirlenemiyorsa başvurulur. Yargılama ilerledikçe miktar netleştiğinde talep artırımı ile kesinleştirilir.

Zamanaşımı (Genel Çerçeve)

Zamanaşımı süresi alacağın türüne göre değişir (ticari/dönemsel alacaklar, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme vb.). Somut olayda doğru sürenin belirlenmesi hak kaybını önlemek için zorunludur.

Belirsiz Alacak Davasında Islah, Talep Artırımı ve Harç Tamamlama

Belirsiz alacak davası, HMK m.107 uyarınca alacağın miktarını dava açılırken tam ve kesin olarak belirlemenin davacıdan beklenemediği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde açılır. Davacı dilekçesinde hukuki ilişkiyi ve asgari bir tutarı gösterir; işçilik alacakları, bedensel zarar tazminatı ve hesabı karşı tarafın elindeki belgelere bağlı alacaklar bu davanın tipik örnekleridir. Miktarı baştan belli olan bir alacak için belirsiz alacak davası açarsanız mahkeme hukuki yarar tartışmasına girer; bu nedenle dava türünü dilekçede açıkça yazın ve miktarın neden belirsiz olduğunu gerekçelendirin.

Belirsiz alacak davasında ıslah ile talep artırımı sıklıkla karıştırılır. Bu davada miktar, karşı tarafın sunduğu bilgi veya bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir hâle geldiğinde davacı, HMK m.107/2 uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan talebini artırır; bunun için ıslaha gerek yoktur ve ıslahın yalnızca bir kez kullanılabilme sınırı burada işlemez. Hâkim, tahkikat sona ermeden davacıya talebini kesinleştirmesi için iki haftalık kesin süre verir. Ayrı bir kurum olan ıslah (HMK m.176 ve devamı), kısmi davada kalan alacağı davaya dahil etmek için kullanılır.

Belirsiz alacak davasında harç tamamlama, artırılan kısım için nispi harcın yatırılmasıdır. Başta yalnızca asgari tutar üzerinden harç ödenir; talep kesinleştiğinde mahkeme aradaki farkın tamamlanması için süre verir. Harç yatırılmazsa artırılan kısım hakkında karar verilmez. Bu adımı kaçırmamak için bilirkişi raporu geldiğinde artırım dilekçesini ve harç makbuzunu birlikte sunun.

Alacak Davası Zamanaşımı Süreleri

Alacak davası zamanaşımı, alacağın kaynağına göre değişir. Türk Borçlar Kanunu’nun genel kuralı m.146’daki on yıllık süredir; kanunda daha kısa bir süre öngörülmemişse her alacak on yılda zamanaşımına uğrar. TBK m.147 ise bazı alacaklar için beş yıllık süre getirir: kira bedelleri, anapara faizleri, dönemsel edimler, işçi ücretleri, vekâlet ve komisyon sözleşmesinden doğan alacaklar bunlar arasındadır. Haksız fiilden doğan alacakta TBK m.72 uyarınca zararı ve faili öğrenmeden başlayan iki yıl ve her hâlde fiilden başlayan on yıl; sebepsiz zenginleşmede TBK m.82 uyarınca öğrenmeden başlayan iki yıl ve her hâlde on yıl geçerlidir. Kambiyo senetlerinde süreler Türk Ticaret Kanunu’nda ayrıca düzenlenir ve daha kısadır.

Zamanaşımı bir def’idir: borçlu ileri sürmezse hâkim kendiliğinden dikkate almaz (TBK m.161). Süre, dava açılması, icra takibi yapılması veya borçlunun borcu ikrar etmesiyle kesilir (TBK m.154) ve kesilme anından itibaren yeniden işlemeye başlar.

Belirsiz alacak davası zamanaşımı bakımından kısmi davadan ayrılır. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı, dava tarihinde alacağın tamamı için kesilir; sonradan artırılan kısım için borçlu zamanaşımı def’i ileri süremez. Kısmi davada ise yalnızca dava edilen kısım için süre kesilir; ıslahla artırılan bölüm için borçlu, ıslah tarihine kadar işlemiş zamanaşımını ileri sürebilir. Alacağın hangi dava türüyle istendiği bu yüzden en başta doğru belirlenmelidir.

Alacak Davası mı İcra Takibi mi?

Alacak davası mı icra takibi mi sorusunun cevabı elinizdeki belgeye bağlıdır. Para alacakları için mahkeme kararı olmadan da İcra ve İflas Kanunu m.42 ve devamı uyarınca ilamsız icra takibi başlatabilirsiniz. İcra dairesi borçluya ödeme emri gönderir; borçlu yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Elinizde bono, çek veya poliçe varsa kambiyo senetlerine özgü takip yolu daha hızlı işler. Alacak takibi nedir diye özetlemek gerekirse: alacağın icra dairesi aracılığıyla, yargılama yapılmadan tahsil edilmeye çalışılmasıdır.

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur. Bu noktada iki yol vardır: alacak İİK m.68’de sayılan belgelere (imzası ikrar edilmiş senet, noter senedi, resmî belge) dayanıyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenir; dayanmıyorsa genel mahkemede itirazın iptali davası açılır. İİK m.67 uyarınca itirazın iptali davası, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır; borçlunun itirazı haksız çıkarsa alacağın %20’sinden az olmayan icra inkâr tazminatına hükmedilir.

Aynı alacak için hem dava hem icra takibi mümkündür, ancak sırası önemlidir. Takip itiraz edilmeden kesinleşmişse ayrıca alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmaz. Takibe itiraz edilmişse alacaklı, itirazın iptali davası yerine doğrudan alacak davası da açabilir; bu durumda icra inkâr tazminatı istenemez. Sözleşme, fatura ve yazışmalarınız tartışmalıysa önce dava açıp ilamı icraya koymak, itirazla duran bir takibi beklemekten çoğu zaman daha kestirmedir.

Alacak Davaları Hangi Mahkemede Açılır ve Ne Kadar Sürer?

Alacak davaları hangi mahkemede açılır sorusunun iki boyutu vardır: görev ve yetki. Görev bakımından genel kural HMK m.2’dir; malvarlığına ilişkin davalar, dava konusunun değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinde görülür. Alacak iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiriyorsa veya TTK m.4’te sayılan ticari davalardansa asliye ticaret mahkemesi görevlidir. İş sözleşmesinden doğan ücret ve tazminat alacakları iş mahkemesine, tüketici işleminden doğan alacaklar tüketici mahkemesine, kira ilişkisinden doğan alacaklar ise HMK m.4 uyarınca sulh hukuk mahkemesine gider. Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve zaman kaybettirir.

Yetki bakımından HMK m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkilidir; sözleşmeden doğan alacaklarda HMK m.10 ile sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açabilirsiniz. Tacirler arasında yazılı yetki sözleşmesi varsa o mahkeme öne geçer.

Alacak davaları ne kadar sürer sorusuna kesin bir süre verilemez; süre, mahkemenin iş yükü, tebligatın ulaşıp ulaşmadığı, bilirkişi incelemesi ve tanık sayısına göre değişir. Dilekçeler aşamasında davalıya iki haftalık cevap süresi tanınır (HMK m.127), ardından ön inceleme ve tahkikat gelir. Kararın kesinleşmesi için istinaf ve şartları varsa temyiz süreleri de eklenir. Delilleri dava dilekçesiyle birlikte eksiksiz sunmanız ve tebligat adreslerini doğru bildirmeniz, sürecin uzamasını önleyen başlıca adımlardır.

Sıkça Sorulan Sorular

İspat için hangi belgelere ihtiyacım var?

Sözleşme, fatura, irsaliye, teslim tutanağı, cari hesap ekstresi, banka dekontu, senet/çek, yazışmalar ve gerekiyorsa tanık beyanları.

İcra mı, dava mı daha hızlı?

Kambiyo senetlerinde çoğunlukla icra hızlıdır; itiraz ve ihtilaf söz konusuysa dava ile birlikte/sonrasında yürünür.

Belirsiz alacak davası şartları nelerdir?

Başlangıçta miktarın objektif olarak belirlenememesi gerekir; yargılama ilerledikçe talep artırımı yapılır.

Faiz talep edebilir miyim?

Kanun veya sözleşmeye göre temerrüt/akdî faiz talep edilebilir; oran ve başlangıç tarihi somut olaya göre değişir.

Arabuluculuk zorunlu mu?

İş, ticari ve birçok tüketici uyuşmazlığında zorunlu arabuluculuk öngörülebilir; dosya türü incelenmelidir.

Alacak için dava nasıl açılır, hangi adımlar izlenir?

Dava, HMK m.119’daki unsurları içeren dilekçenin görevli ve yetkili mahkemeye verilmesiyle açılır. Dilekçeyi adliyedeki tevzi bürosuna elden verebilir ya da e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı ile gönderebilirsiniz. Başvuru sırasında başvurma harcı, alacağın değerine göre hesaplanan nispi karar ve ilam harcının peşin kısmı ile gider avansı yatırılır. Mahkeme dilekçeyi davalıya tebliğ eder; davalının iki hafta içinde cevap vermesi beklenir. Dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır ve zamanaşımı o gün kesilir.

Belirsiz alacak davası dilekçe örneği ile dava açılabilir mi?

Hazır bir belirsiz alacak davası dilekçe örneği yalnızca biçim konusunda yol gösterir; dosyanızın olguları ve delilleri şablona sığmaz. Belirsiz alacak dava dilekçesinde HMK m.119’daki zorunlu unsurlara ek olarak davanın belirsiz alacak davası olduğu açıkça yazılmalı, miktarın neden baştan belirlenemediği gerekçelendirilmeli, asgari bir tutar gösterilmeli ve alacağı doğuran hukuki ilişkinin dayanağı olan belgeler tek tek sayılmalıdır. Bu unsurlardan biri eksikse mahkeme davayı kısmi dava sayabilir ve zamanaşımı avantajı kaybolur.

Hukuk davası nedir, alacak davası bundan farklı mı?

Hukuk davası, kişiler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarının (alacak, tazminat, mülkiyet, aile, miras) hukuk mahkemelerinde çözülmesi için açılan davadır; ceza davasından farklı olarak amaç ceza vermek değil, hakkı tespit etmek veya yerine getirtmektir. Alacak davası, hukuk davasının bir türüdür ve eda davası niteliğindedir: davacı, borçlunun belirli bir miktarı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Aynı olay hem suç hem alacak doğuruyorsa ceza davası ile hukuk davası ayrı ayrı yürür.

Belirsiz alacak davasında ek dava açmak gerekir mi?

Kural olarak gerekmez. Belirsiz alacak davasında miktar belirlendiğinde davacı aynı dosya içinde talebini artırır; kalan kısım için ayrı bir ek dava açmak zorunlu değildir. Talep artırımı yapılmadan dava sonuçlanırsa kalan kısım için ek dava açılması gündeme gelir; bu durumda kesin hüküm ve zamanaşımı itirazlarıyla karşılaşma riski vardır ve ayrıca harç ödenir. Kısmi davada ise kalan alacak için ek dava veya ıslah yolu her zaman gündemdedir. Hangi yolun uygun olduğu, ilk davanın nasıl nitelendirildiğine bağlıdır.

Alacaklıyım paramı alamıyorum diyorsanız ne yapmalısınız?

Önce alacağınızı belgeleyin: sözleşme, fatura, teslim belgesi, banka dekontu ve yazışmaları bir araya getirin. Ardından borçluya noter aracılığıyla ihtarname gönderip ödeme için süre verin; ihtar, temerrüdü ve faiz başlangıcını sabitler. Ödeme gelmezse elinizdeki belgeye göre ilamsız icra takibi veya alacak davası yolunu seçin. Borçlunun malvarlığını kaçırma tehlikesi varsa İİK m.257 uyarınca ihtiyati haciz isteyebilirsiniz. Ticari alacaklarda dava öncesi arabuluculuk zorunludur; bu aşamayı atlamayın.

Belirsiz alacak davasında faiz başlangıcı ne zamandır?

Belirsiz alacak davasında faiz başlangıcı, alacağın tamamı için temerrüt tarihidir; borçlu dava öncesinde ihtarla temerrüde düşürülmemişse dava tarihinden itibaren faiz işler. Sonradan artırılan kısım için de faiz dava tarihinden başlar; çünkü belirsiz alacak davası alacağın tamamını dava tarihinde mahkemeye taşımış sayılır. Kısmi davada durum farklıdır: ıslahla artırılan bölüme faiz ıslah tarihinden yürütülür. Dilekçede faiz türünü ve başlangıcını açıkça talep etmeyi unutmayın.

Alacak Hukukunda Yaklaşımımız

Delil stratejisi, usule uygun başvuru ve tahsil odaklı yol haritası alacak dosyalarında başarıyı belirler. Av. Serpil Çınar, hızlı ve sonuç odaklı temsil sunar.

Alacak hukuku kapsamında, ödenmeyen borçların tahsil edilebilmesi için başvurulabilecek hukuki yolların doğru ve etkili biçimde uygulanmasını sağlıyoruz. Para alacağının varlığı, sözleşmeye aykırılık iddiası veya haksız fiil gibi nedenlerle doğan talepler için uygun dava türünün belirlenmesi ilk adımdır.

Belirli ya da belirsiz alacak ayrımının yapılması, faiz hesaplamalarının doğru hazırlanması ve hukuki sürecin usulüne uygun başlatılması büyük önem taşır. Müvekkilin zararının en kısa sürede karşılanabilmesi için gerek dava yolu gerekse icra yolu dikkatle değerlendirilir.

Alacak takiplerinde dilekçelerin hazırlanması, delillerin sunulması, karşı tarafın itirazlarının incelenmesi ve mahkeme süreçlerinin etkin yönetilmesi profesyonel bir yaklaşım gerektirir. Bu çerçevede, tahsilatın mümkün olan en kısa sürede ve güvenli şekilde gerçekleşmesi için hukuki süreci uçtan uca takip ediyoruz.

Mahkeme kararlarının icrası, ihtiyati haciz talepleri ve borçlu malvarlığı araştırmaları gibi adımlar da titizlikle yürütülür. Hedefimiz, müvekkilin alacağının korunması, güçlendirilmesi ve sonuçlandırılması için tam kapsamlı hukuki destek sağlamaktır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş değildir.

Bu Alandaki Güncel Yazılar

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.