Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Türk Medeni Kanunu’nda akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasının gerekli şartları olan akıl hastalığının evlilikten sonra ortaya çıkması, müşterek hayatın akıl hastalığı nedeniyle eş için çekilmez hale gelmesi, akıl hastalığının geçici olmadığına dair resmi sağlık kurulu raporuyla tespiti gerekmektedir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Görülür?

Dava açma hakkı olan kişi akıl hastası olmayan eştir. Akıl hastası olduğu iddia edilen eşin dava esnasında davalının fiil ehliyeti olup olmadığı tespit edilmelidir. Mahkeme akıl hastası olduğu iddia edilen eşin fiil ehliyetinin tespitini resen (doğrudan) yapmaktadır. Davalı olan eşin fiil ehliyetinin olmadığı kanaatine varıldığı takdirde davalının yasal temsilcisinin davaya dahil edilmesi gerekmektedir

Özetle, akıl hastası olan kişinin kendisini savunacak durumda olamadığı için öncelikle aile mahkemesi sulh mahkemesinden talepte bulunarak vasi atanması istenecektir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Açmak İçin Şartlar Nelerdir?

Dava ama hakkı, akıl hastası olmayan diğer eşe vermiştir. Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açabilmek için şartlar vardır:

Eşlerden Birinin Akıl Hastası Olması Şartı

Evlenirken akıl hastası olan birisiyle evlenmek mümkündür. Şöyle ki; resmi sağlık raporu ile akıl hastası olan kişinin evlenmesinde mahsur görülmediği vakit evlenebilmektedir. Akıl hastalığı nedeniyle boşanabilmeleri için eşlerden birinin akıl sağlığının yerinde olmaması gerekmektedir. Bu durum yalnızca akıl hastası olan kişiler için geçerli olan bir durumdur.

Ağır ve iyileşmesi mümkün olmayan hastalıklar için geçerli bir durum değildir. Örneğin; sara (epilepsi) olan hastalık akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açmak için bir sebep değildir. Sara hastalığı nörolojik bir hastalığa girmektedir. Aynı durum frengi, AIDS gibi hastalıklar için de geçerlidir

Akıl Hastalığı Nedeniyle Evlilik Birliğinin Çekilmez Hale Gelmesi

Ortak hayatın çekilmezliği, davalı tarafın hastalık nedeniyle davacı olan eş ya da çocuk var ise çocukların hayati tehlikeye sokacak bir durumu olup olmadığı, bir hastanede yatılı olarak tedavi edilip edilmemesine, hastalığın ciddiyeti ve davalının intihar girişiminde bulunup bulunmadığı gibi tüm bu durumlar çerçevesinde ele alınacaktır. Bu durum davacı tarafından her türlü delil ile kanıtlanabilir, tanık delili de kullanılabilir.

Resmi Sağlık Raporu Alınmış Olması Gerekmektedir

Akıl hastası olduğuna dair tıbbi kurumlardan resmi sağlık raporu alınmalıdır. Tam teşekküllü bir hastanenin ilgili biriminden alınan bir rapor olmalıdır. Hastaneden alınacak olan raporda, bu hastalığın kesinlikle düzelemeyeceğine dair ibare olarak düzenleme yapılacaktır.Mahkeme, yargılama aşamasında akıl hastası olan eşin belirlemiş olduğu adli tıp kurumundan rapor alınması için gün verilecektir.

Akıl Hastalığının Sürekli Olması Gerekmektedir

Akıl hastası olan eşin iyileşme olanağı bulunmamalıdır. İleride düzelme gibi bir olasılık olduğu takdirde bu hastalığa dayanılarak boşanma davası açılamaz. Davalının bir anlık sinir krizi geçirmesi, depresyona girmesi ya da geçici akıl hastalığı olup ilaç kullanması adına geçerli olan durumlar olamaz.

Türk Medeni Kanunu’nun 2002 yılında yürürlüğe girmesinden önce akıl hastalığının resmi sağlık kurulu tarafından tespit edilmesinden sonra bu durumun en az üç yıl devamı aranmakta idi. Ancak 2002 yılından sonra kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu şart kaldırılmıştır.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Süre

Akıl hastalığı nedeniyle açılan boşanma davasında hak düşürücü süre yoktur.

 

Akıl Hastası Olan Kişi (Akli Dengesi Olmayan) Boşanma Davası Açabilir Mi?

Akıl hastası olan kişiler evlenemezler, evlendikleri takdirde mutlak butlanla bu evlilik batıl olacaktır. Evlendikleri vakit akıl hastası olmayan ancak evlilik sonrası akıl hastası olan eşin akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açamaz. Akıl hastası olduğu sabit olan kişinin dava açma ehliyeti yoktur. Dava açma ehliyeti olmadan dava açsa da mahkeme resen bu durumu gözetmelidir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Nafaka

Hakim, akıl hastalığı nedeniyle açılan boşanma davasında, nafaka talebini tarafların ekonomik ve sosyal durumuna ve nafaka şartlarına göre değerlendirecektir.

Tarafların müşterek çocuğu bulunuyor ise hakim, öncelikle velayet hususunu değerlendirecektir. Akıl hastalığı bulunan eşe velayet değerlendirmesinde şartları uygun olmadığı vakit velayet hakkı verilmemektedir. Ancak nafaka ödemekle yükümlü kılabilir.

Akıl hastası olan eşin maddi durumu yeterli ve yoksulluk nafakasının koşulları da uyuyor ise davacı eş yoksulluk nafakası talep edebilecektir.

Dava esnasında hakim geçici önlemleri almakla mükelleftir. Bu nedenle dava devam ederken çocuklar adına veya eş adına dava tarihinden itibaren tedbir nafakası ödenmesine karar verebilecektir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Tazminat Talep Edilebilir Mi? (Akıl Hastasına Tazminat Davası)

Boşanma davalarında evliliğin bitiminde ağır kusurlu olan taraftan zarara binaen tazminat talep edilmektedir. Maddi tazminat, evlilik nedeniyle maddi olarak zararı karşılayacak miktarda talep edilen bedeldir. Manevi tazminat ise evlilik nedeniyle ruhen çöküntüye uğrayan kişinin uğradığı zarar adına talep edilen bedeldir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Velayet Konusu

Akıl hastalığı nedeniyle açılan boşanma davalarında velayet, genellikle akıl hastası olduğu iddia edilen eşe bırakılmaz. Ancak mahkeme tarafından akıl hastası olduğu iddia edilen kişi adına sağlık raporu talep edilirken çocuğa bakabilecek durumda olup olmadığının da raporlandırılması istenir. Önemli olan çocuğun menfaati ve yararıdır.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Mal Paylaşımı

Akıl hastalığı nedeniyle açılan boşanma davalarında mal paylaşımı, ayrı bir dava ile görülmektedir. Boşanma davasını açan eş ya da akıl hastası olduğu mahkeme tarafından sabit olunan kişinin vasisi tarafından mal rejimi tasfiyesine ilişkin dava açılabilir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Evliliğin İptali

Akıl hastası olan kişi evlenemez, akıl hastası olan kişinin evlenmesi Türk Medeni Kanunu’nun 145. Maddenin ikinci fıkrasında mutlak butlan ile batıl olduğu belirtilmiştir.

Mutlak butlan davası Cumhuriyet Savcısı tarafından resen açılır. Ancak mutlak butlan ile batıl olan evlilik için açılacak olan mutlak butlan davası yalnızca Cumhuriyet Savcısı tarafından değil, ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir.