• Çalışma Alanlarımız
    • Boşanma Avukatı
    • Ceza Davası
    • Alacak Davası
    • Bilişim Hukuku
    • Gayrimenkul Davası
    • İş Davası
    • İcra ve İflas Hukuku
    • Kişiler Hukuku
    • Miras Davası
    • Sağlık Hukuku Avukatı
    • Tazminat Davası
  • Basında Biz
  • Arşiv
    • Makale Arşivi
    • Sıkça Sorulan Sorular
  • İletişim

Çınar Hukuk Bürosu - Av. Serpil Çınar

Yardım
Randevu Al
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası Örnek Yargıtay Kararları
Salı, 17 Mart 2026 / Published in Boşanma Hukuku

Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası Örnek Yargıtay Kararları

Zina (Aldatma) nedeniyle boşanma davalarında, Yargıtay kararları önemli bir mevzudur. Yargıtay kararları, açmış olacağınız zina nedeniyle boşanma davası için önemlidir.

Erkeğin Kadınla İlişkisinin Devam Etmesi Halinde Hak Düşürücü Süre Geçmiş Sayılmaz

Yargıtay ilgili kararında kararında zina sebebine dayanılarak açılan boşanma davasında hak düşürücü süre ile ilgili bir karar verilmiştir. Yargıtay ilgili kararında, zina davasının 6 aylık hak düşürücü süresi içerisinde açılmadığı iddiasıyla reddi istenilmiştir. Ancak Yargıtay, vermiş olduğu kararda

“Davacı-karşı davalı erkeğin uzun süreden beri bir başka kadınla birlikte yaşadığı, aynı kadınla ilişkisinin halen devam ettiği yapılan soruşturma ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Zina eylemi devam ettiğine göre, hak düşürücü süre geçmiş sayılmaz. Toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin zinasının temadi ettiği anlaşılmaktadır. O halde, kadının davasının da kabulü gerekirken reddi doğru olmamıştır.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/9952 E. 2018/1484 K. Sayılı)

Kocanın Boşanmadan Başka Birisi ile Düğün Yapması

Yargıtay ilgili kararında, davacı olan kadının açmış olduğu boşanma davasından feragati sonrasında davalı kocanın başka birisi ile düğün yaparak evlenmesini zina saymıştır.

“Davacı tanıklarının beyanlarından, davacı kadının daha önce açtığı davadan feragatinden sonra davalı kocanın bir başka kadınla düğün yaparak evlendiği ve onunla birlikte yaşadığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 161. madde koşulları oluşmuştur. Davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2005/832 E. 2015/2668 K. Sayılı)

Kadının Başka Bir Erkekle Mesajlaşması, Aynı Arabaya Binmesinin Zina Olarak Kabul Edilmemesi

Yargıtay ilgili kararında, zina eylemine sübut olmayan bir fiili tanımlamıştır. Kadının iş yerinde çalışan başka bir erkekle telefonla görüşmesi, mesajlaşması, aynı arabaya binmesini zina olarak kabul etmemiştir. Zina için yeterli delil olmadığı nedeniyle zina nedeniyle boşanma davasını reddetmişlerdir.

“Aynı işyerinde çalışan bir başka erkekle telefonla görüşme, mesaj gönderme ve bu kişinin arabasına binmiş olma, zinaya delalet eden davranışlar niteliğinde değildir. Zina sübut bulmamıştır. Açıklanan nedenle davalı-davacının zina sebebine dayanan boşanma davasının reddi gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.” olarak belirtilmiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2008/20278 E. 2010/1423 K. Sayılı)

Başka Bir Kadın ile Birden Fazla Kez Farklı Otellerde Tatil Yapılması, Müstehcen Fotoğraflar Çekilmesi

Davacı, zina ve evlilik birliğinin sarsılması nedenlerine dayanarak boşanma davası açmış, yerel mahkeme, taraflar arasında görülen boşanma davasında evlilik birliğinin sarsılmasını kabulüne zinanın ise reddine karar vermiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karar Yargıtay tarafından bozulmuştur.

Yargıtay kararı bozma gerekçesinde, zina sebebine dayanarak açılan boşanmaya karar verilmesi için eşin üçüncü bir karşı cins ile cinsel ilişkiye girmesinin kanıtlanması gerektiğini belirtmiştir. Yapılan soruşturma ve mahkemece toplanılan delillerden davalı olan erkeğin başka bir kadınla birden fazla farklı otellerde tatil yapması ve o kadınla aynı odada birlikte kalması, aynı oda içerisinde müstehcen fotoğraflar çekilmesini zina eylemi olarak kabul etmiştir. Bu nedenle davacının zina eylemine dayanarak boşanma talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesini doğru bulmamıştır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/24076 Esas, 2018/10959 Karar)

Zina Eyleminin İspat Edilememesi, Güven Sarsıcı Davranış Olarak Kabul Edilmesi

Taraflar arasında görülen boşanma davasında, davacı kadın zina sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. Yerel mahkeme, tarafların zina nedeniyle boşanmalarına karar vermiştir. Ancak Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararı doğru bulmadığından bozma kararı vermiştir. Bozma gerekçesi olarak, zina nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için eşin başka birisi ile cinsel birliktelik, birleşmenin gerçekleşmesi ve güçlü karine ile ispatlanmış olması gerektiğidir.

Mahkemedeki dosyadan da görüldüğü üzere, davalı erkeğin başka bir kadınla sokakta yürüdüğü anlaşılmakta ancak cinsel birleşme yaşandığına dair bir ispat bulunamamaktadır. Mahkemede dinlenilen tanık beyanlarında, cinsel birleşme tanık beyanları ile de anlaşılmamaktadır. Bu durum zina değil, güven sarsıcı davranış niteliğinde sayılmıştır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/15989 Esas, 2018/4730 Karar)

Kadının Geceleyin Başka Erkeği Ortak Konuta Alması Zina Sayılır

Taraflar arasında görülen boşanma davasında, zina ve evlilik birliğinin sarsılması nedenlerine dayanarak boşanma davası açılmıştır. Yerel mahkeme, tahkikat sonucunda kadının zina fiilinin ispatlanamamış olması gerekçesi ile zina nedeniyle açılan boşanma davasının reddine karar vermiştir. Davacı-karşı davalı erkeğin açmış olduğu zina eylemine bağlı boşanma davasının ret kararına karşılık temyiz yoluna gidilmiştir. Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir.

Yerel mahkemenin dosyası ve toplanılan delillerin incelenmesi sonrasında, davalı-karşı davacı olan kadının ortak konuta erkek aldığı ve aynı gece saat 22:00’de evde bu kişi ile birlikte yakalandığı ve bu kişinin tuvalette gizlice saklandığını görmüştür. Üçüncü kişi, polise vermiş olduğu ifadede, davalı-karşı davacı kadın ile evlenmeyi düşündüğünü, birlikte olduklarını ve birden fazla cinsel birliktelik yaşadıklarını beyan etmiştir. Yargıtay, kadının gece başka bir erkeği eve almasını zina olarak saymış ve zinanın kanıtlandığını belirtmiştir. Bu nedenlerle zina nedenine dayanarak açılan boşanma davasının reddine kararının verilmesini doğru bulmamıştır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/21517 Esas, 2015/20095 Karar)

Eşin Başka Bir Kadınla Tatile Gitmesi ve Sosyal Ortamlarda Eşi Olarak Tanıtması

Taraflar arasında karşılıklı boşanma davası görülmektedir. Davalı-karşı davacı kadın zina, pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış ve evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası açılmıştır. Mahkeme tarafların boşanmalarına karar vermiştir.

Yargıtay, dosya incelemesinde tanık beyanları ve davacı-karşı davalı erkeğin dava dışı olan üçüncü kadın ile birlikte tatile gittikleri, sosyal ortamlarda eşi olarak tanıttığı anlaşılmıştır. Bu nedenle kadının açmış olduğu zina nedenine dayalı olarak boşanma davasının ispatlandığının kabulü gerekmektedir. Davalı-karşı davacı kadının ispatlamış olduğu iddiasına binaen davanın reddine kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Yargıtay, bu gerekçe ile mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/23982 Esas, 2018/10867)

Zina Eyleminin Devam Etmesi Halinde Hak Düşürücü Sürenin Geçmiş Sayılamayacağı

Davalı-davacı kadın tarafından zina sebebine dayanarak boşanma davası, davacı-karşı davalı erkek ise fiili ayrılık sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. Mahkeme, davalı-davacı kadının açmış olduğu boşanma davasının reddine kararı vermiştir. Mahkeme ret gerekçesi olarak zina eyleminin öğrenilmesinden itibaren hak düşürücü süre olan altı aylık sürenin geçmesi olarak belirtmiştir.

Yargıtay, dosya incelemesinde, tanık beyanlarından zina eyleminin devam ettiği, aynı kadınla ilişkisinin de devam ettiği ve kadından ortak çocuk olduğu anlaşılmıştır. Zina eylemi devam ettiğine göre, hak düşürücü sürenin de geçtiği söylenemeyecektir. Bu nedenle mahkemenin ret kararı hukuka ve usule uygun değildir. Ancak davacı-davalı erkeğin fiili ayrılık hukuki sebebine dayanan boşanma davası ile davalı-davacı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı olarak verilen boşanma kararı kesinleşmiş olduğundan zina nedenine dayalı olan dava konusuz kalmıştır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/24121 Esas, 2018/10320 Karar)

Tagged under: boşanma, boşanma davası, zina davası

Son Yazılar

  • Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası Örnek Yargıtay Kararları
  • Zina (Aldatma) Davası Nedir?
  • İstanbul Boşanma Avukatı – 2026 Güncel Yargı ve Nafaka Düzenlemeleri
  • Zina (Aldatma) Davası
  • Aldatan Erkek Neden Boşanmak İstemez?
  • Boşanma Sebepleri
  • Anlaşmalı Boşanmada Velayet
  • Anlaşmalı Boşanmada Ücretler ve Masraflar
  • Anlaşmalı Boşanmada Tazminat
  • Anlaşmalı Boşanmada Protokol ve Dilekçe

Uzmanlık Alanlarımız

Boşanma Avukatı

Ceza Davası

Alacak Davası

Bilişim Hukuku

Gayrimenkul Davası

Uzmanlık

İş Davası

İcra ve İflas Hukuku

Kişiler Hukuku

Miras Davası

Sağlık Hukuku Avukatı

Tazminat Davası

Keşfedin

İletişim Bilgileri

Makaleler Arşivi

Basında Biz

Sıkça Sorulan Sorular

Online Randevu

Made with ♥ by TBTCREATIVE  © 2025 cinar.av.tr

TOP

İletişim