Ticari Alacak Zamanaşımı Kaç Yıl? Süreler ve Kesilme
Ticari alacak için ayrı bir genel zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Kanunda aksine hüküm yoksa ticari alacaklar da Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 146 uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bazı alacak kalemleri ise TBK m. 147 gereği 5 yılda zamanaşımına uğrar. Bu nedenle ticari alacak zamanaşımı sorusunun yanıtı, alacağın hangi kaleme girdiğine göre belirlenir.
Genel kural: 10 yıllık süre
TBK m. 146’ya göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Tacirler arasındaki mal satışından, hizmet ilişkisinden ya da diğer ticari işlemlerden doğan alacaklar, aşağıda sayılan istisnalara girmiyorsa bu genel süre içinde kalır.
Burada önemli olan, alacağın ticari nitelikte olmasının tek başına süreyi kısaltmamasıdır. Ticari alacak, 5 yıllık sürenin otomatik karşılığı değildir.
5 yıllık süreye tabi alacaklar
TBK m. 147’de beş yıllık zamanaşımına tabi alacaklar sayılmıştır:
- Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler
- Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri
- Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar
Bir fatura alacağının 5 yıllık süreye girip girmediği, faturanın dayandığı ilişkiye göre değerlendirilir. Bu ayrım somut olaya göre yapılmalıdır. Hangi sürenin uygulandığından emin olunamıyorsa, alacağın hukuki niteliği belgeler üzerinden incelenmelidir.
Süreler sözleşmeyle değiştirilebilir mi?
Hayır. TBK m. 148 uyarınca bu bölümde belirlenen zamanaşımı süreleri sözleşmeyle değiştirilemez. Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 6/1 de ticari hükümler koyan kanunlardaki zamanaşımı sürelerinin, kanunda aksine düzenleme yoksa sözleşmeyle değiştirilemeyeceğini belirtir. Sözleşmeye yazılan daha kısa ya da daha uzun bir zamanaşımı şartı bu nedenle sorun yaratabilir.
Süre ne zaman başlar, nasıl hesaplanır?
TBK m. 149’a göre zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Muaccel olma, alacağın istenebilir hâle geldiği andır; vade tarihi bu bakımdan belirleyici olur.
TBK m. 151 uyarınca başlangıç günü hesaba katılmaz. Zamanaşımı, sürenin son günü de hak kullanılmadan geçince gerçekleşir. Asıl alacak zamanaşımına uğrarsa ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğrar (TBK m. 152).
Zamanaşımı def’i ve hâkimin durumu
TBK m. 161’e göre zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Yani süre dolmuş olsa bile borçlunun bunu zamanında ileri sürmesi gerekir. Alacaklı açısından ise sürenin dolmaması için gerekli adımların önceden atılması önemlidir.
Zamanaşımının durması
TBK m. 153’e göre velayet, vesayet ve evlilik gibi ilişkilerde, ev hizmetlilerinin hizmet ilişkisinde zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur. Alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülememesi de bir durma sebebidir. Bunlar ticari alacaklarda sınırlı pratik önem taşır. Son hâl, özellikle yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda gündeme gelebilir.
Zamanaşımının kesilmesi
Kesilme, işlemekte olan sürenin etkisini yitirmesi ve yeniden başlamasıdır. TBK m. 154’e göre kesilme sebepleri şunlardır:
- Borçlunun borcu ikrar etmesi; faiz ödemesi, kısmen ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi de bu kapsamdadır
- Alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması
- Alacaklının icra takibinde bulunması
- Alacaklının iflas masasına başvurması
Zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilirse diğerlerine karşı da kesilmiş olur (TBK m. 155). Kesilmeyle birlikte yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir senetle ikrar edilmişse veya mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (TBK m. 156). Dava veya def’i yoluyla kesilmiş zamanaşımı ise dava süresince tarafların her işleminden ya da hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar (TBK m. 157).
İcra takibi yoluyla alacağın takip edilmesi için ilamlı ve ilamsız icra takibi yazımıza, takip kesinleştikten sonraki süre için kesinleşmiş icra takibinde zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz. İtiraz hâlinde izlenecek yol ise itirazın iptali ve itirazın kaldırılması davası yazısında anlatılmaktadır.
Arabuluculuğun zamanaşımına etkisi
Ticari uyuşmazlıklarda konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davaları, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması TTK’daki düzenleme gereği dava şartıdır. Bu nedenle ticari alacak davasından önce arabuluculuk sürecinden geçilmesi gerekir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 16/2 uyarınca arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Sürenin sonuna yaklaşılmışsa arabuluculuk başvuru tarihi ve sürecin bitiş tarihi belgelerle takip edilmelidir.
Kısmi dava ve 7589 sayılı Kanun
Alacağın yalnızca bir kısmı dava edilmişse, 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) ile getirilen düzenlemeye göre talep aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır ve hüküm 6100 sayılı HMK metninde yer almaktadır. Yürürlük ve uygulama ayrıntıları için güncel metin kontrol edilmelidir.
TTK’daki özel süreler ile karıştırmayın
Ticaret Kanunu’nda bazı konulara özgü kısa süreler vardır. Bunlar ticari alacağın genel süresi değildir:
- TTK m. 60: Haksız rekabet davaları, hakkın doğumunu öğrenmeden itibaren 1 yılda, her hâlde doğumdan itibaren 3 yılda zamanaşımına uğrar.
- TTK m. 101: Cari hesap sözleşmesine ilişkin belirli davalar (cari hesabın tasfiyesi, faiz alacakları, hesap hataları vb.) sözleşmenin sona ermesinden itibaren 5 yılda zamanaşımına uğrar.
- TTK m. 264: Ortakların şirket borçlarından şahsi sorumluluğuna ilişkin istem hakları, ilgili ilandan itibaren 3 yılda zamanaşımına uğrar. Ayrıntı ve istisnalar için TTK metni incelenmelidir.
Eski tarihli borçlarda geçiş kuralı
6101 sayılı Kanun m. 5/1 uyarınca TBK’nın yürürlüğünden önce işlemeye başlamış süreler eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak sürenin henüz dolmamış kısmı TBK’daki süreden uzunsa, TBK’nın yürürlüğünden başlayarak TBK’daki sürenin geçmesiyle süre dolar. Eski tarihli alacaklarda bu kural ayrıca değerlendirilmelidir.
Pratikte dikkat edilecek noktalar
- Alacağın hangi kaleme girdiğini (10 yıl veya 5 yıl) belirleyin.
- Muacceliyet tarihini sözleşme, fatura ve vade belgelerinden tespit edin.
- Kesilme sebeplerini belgeleyin: ikrar, kısmi ödeme, icra takibi veya dava.
- Arabuluculuk sürecinin tarihlerini kayıt altına alın.
- Genel zamanaşımı kurallarını alacaklarda zaman aşımı yazısıyla karşılaştırın.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Süreler ve sonuçlar her dosyanın somut olgularına göre değişebilir.
Davanız için ilk adımı atın
Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.