Skip to content

Trafik Kazası Sonrası Maddi ve Manevi Tazminat

Bir trafik kazasında yaralanan veya yakınını kaybeden kişi; zararın türüne göre maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Maddi tazminat, tedavi giderleri, iş gücü kaybı, kazanç kaybı ve destekten yoksun kalma gibi somut zararları karşılarken; manevi tazminat, bedensel bütünlüğün zedelenmesi veya yakının ölümü nedeniyle yaşanan acı ve elemin bir ölçüde giderilmesini amaçlar. Talepler, kural olarak önce zorunlu mali sorumluluk sigortasına (trafik sigortası), sigortasız veya tespit edilemeyen araç durumunda Güvence Hesabı’na yapılır; uzlaşma sağlanamazsa görevli mahkemede tazminat davası açılır.

Trafik Kazası Tazminatının Yasal Dayanağı

Trafik kazalarından doğan sorumluluğun temelini 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) haksız fiile ilişkin hükümleri oluşturur. KTK’nın 90. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve buna dayanılarak hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Maddenin ikinci cümlesi ise, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar ile manevi tazminata ilişkin olarak Kanun’da ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerinin uygulanacağını kurala bağlamıştır.

Bu ayrım önemlidir. Anayasa Mahkemesi’nin norm denetimi kararında vurgulandığı üzere, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin değer kaybı, destekten yoksun kalma veya sürekli sakatlık zararına uğraması hâlinde işletenin ve olası diğer sorumluların tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’a göre belirlenir. Buna karşılık sigorta şirketinin genel şartlara göre hesaplanan tazminat borcu ile gerçek zarar farklılaşabilir. Bu da zarar görenin gerçek zararının tamamının karşılanamaması riskini doğurabilir. Uygulamada sigortadan alınan tutar ile mahkemece belirlenen gerçek zarar arasındaki fark, sorumlu tarafa karşı dava yoluyla talep edilebilir.

Maddi Tazminat Kalemleri

Yaralanmalı kazalarda maddi tazminat başlıca şu kalemlerden oluşur:

  • Tedavi ve iyileşme giderleri: Hastane, ameliyat, ilaç, fizik tedavi, protez ve bakım masrafları.
  • Geçici iş göremezlik zararı: Kaza nedeniyle çalışılamayan dönemdeki kazanç kaybı.
  • Sürekli iş göremezlik (sakatlık) zararı: Kalıcı maluliyet halinde iş gücü kaybı oranına göre hesaplanan gelecek kazanç kaybı.
  • Araç ve eşya zararı, değer kaybı: Onarım masrafları ve aracın kazadan sonra piyasa değerindeki azalma.

Maluliyet oranı, tıbbi belgeler ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Ölümle sonuçlanan kazalarda ise cenaze giderleri, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı, kazada hayatını kaybeden kişinin sağlığında düzenli olarak destek olduğu yakınlarının bu destekten mahrum kalması nedeniyle talep edebileceği bir tazminat türüdür. Destek, sadece ölen kişinin fiilen bakmakla yükümlü olduğu kişilerle sınırlı değildir; hayatın olağan akışına göre desteğin varlığı karine olarak da kabul edilebilir.

Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22/06/2018 tarihli ve E:2016/5, K:2018/6 sayılı kararıyla, anne ve babanın çocuğunun ölümü nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, desteklik ilişkisinin ispatı için Sosyal Güvenlik Kurumundan gelir bağlanması şartının aranmayacağı, çocukların anne-babaya destek olduğunun karine olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, 14/11/2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Öğretide “farazi destek” olarak anılan bu yaklaşımda; genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı gözetilerek küçük çocuğun ilerde büyüdüğünde anne ve babasına belirli düzeyde destek olacağı kabul edilir. Desteğin miktarı ise tarafların yaşam düzeyi, sağlık ile sosyal ve ekonomik durumlarıyla orantılı biçimde hesaplanır.

Bu tazminatın talep edilmesi mirasçılıkla doğrudan aynı şey değildir; destekten yoksun kalma tazminatı, mirasçı olup olmamaktan bağımsız olarak fiilen destek gören kişilere ait bağımsız bir haktır. Yine de mirasçılık ve saklı pay konularında ayrıntılı bilgi için miras paylaşımı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Tazminat miktarı, somut zararın kanıtlanmasına ve bilirkişi hesaplamalarına dayanır. Sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatı hesabında; mağdurun yaşı, geliri, çalışma süresi, maluliyet oranı ve yaşam tabloları gibi ölçütler dikkate alınır. Hesaplamalarda bilirkişi raporunun doğru ve tam olması büyük önem taşır.

Bu noktada bilirkişi raporuna itirazın zamanında yapılması hayati önemdedir. Anayasa Mahkemesi’nin bir bireysel başvuru kararında, ilk raporda varsayıma dayanılarak yapılan hesaplama nedeniyle alınan ek raporda destek kaybı daha yüksek çıkmasına rağmen, mahkemenin ilk rapora itiraz edilmemiş olmasını usuli kazanılmış hak sayarak ek raporu esas almaması incelenmiştir. Mahkeme, bu uygulamanın başvurucuyu gerçek zararını aynı davada talep etme imkânından yoksun bırakarak orantısız bir külfet yüklediğini ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini belirlemiştir. Bu karar, tazminat davasında usule ilişkin adımların ve rapora itirazın zamanında yapılmasının ne kadar belirleyici olduğunu göstermektedir.

Manevi Tazminat

Manevi tazminat, bedensel bütünlüğün zedelenmesi veya bir yakının ölümü nedeniyle duyulan acı, elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini amaçlar. Anayasa Mahkemesi’nin bir kararında, hizmet kusuru bulunan bir trafik kazasında mahkemenin sadece maddi tazminata hükmedip kusurun ağır nitelikte olmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebini reddetmesi incelenmiştir. Başvurucuların yaralandığı, uzun süre tedavi gördüğü ve vücut bütünlüklerinin bozulduğu gözetildiğinde, sorumlunun kusurunun kabulüne rağmen manevi zararın giderilmemesi yeterince özenli bir yargılama olarak değerlendirilmemiş ve kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

Manevi tazminat miktarı; olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, zararın ağırlığı ve tarafların ekonomik durumu gibi ölçütler dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Amaç zenginleşme sağlamak değil, hakkaniyete uygun bir manevi giderim sunmaktır.

Başvuru Yolları: Sigorta, Güvence Hesabı ve Dava

Maddi zararlar bakımından ilk başvurulacak muhatap, kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasıdır. Sigortaya yapılan başvuru sonrası ödeme yapılmaz veya eksik ödeme yapılırsa, uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonu’na veya mahkemeye taşınabilir. Kazaya karışan araç sigortasız ise, tespit edilemiyorsa veya çalıntıysa, zararın karşılanması için Güvence Hesabı’na başvurulabilir. Manevi tazminat ise kural olarak zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır ve doğrudan sorumlu kişiye karşı talep edilir.

Uzlaşma sağlanamadığında tazminat davası açılır. Ölüm ve bedensel zarara dayalı tazminat davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup, sigorta şirketine yönelik ticari nitelikteki talepler bakımından asliye ticaret mahkemesi de gündeme gelebilir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri, kazanın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri seçenek oluşturabilir. Kesinleşmiş bir tazminat ilamının tahsili için ilamlı icra takibi başlatılabilir; alacağın tahsilinde karşılaşılan itirazlar için alacak tahsili sürecine ilişkin yazımız yol gösterici olabilir.

Zamanaşımı Süreleri

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca tazminat talepleri, zarar görenin tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiilden doğuyor ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu daha uzun süre tazminat talepleri için de uygulanır. Bu düzenlemenin ayrıntıları için ilgili genel şartlar metnine başvurulabilir. Süre kaçırıldığında hak kaybı yaşanmaması için başvuruların zamanında ve eksiksiz yapılması gerekir.

Sağlık Hizmet Bedelleri ve Diğer Talepler

Trafik kazasına bağlı sağlık hizmet bedelleri, ayrı bir usule tabi olup ilgili mevzuat çerçevesinde karşılanır. Sağlık kuruluşundaki bir müdahaleden kaynaklanan zararlar söz konusuysa, konu tazminat açısından ayrıca değerlendirilir; bu tür durumlarda tıbbi malpraktis ve hasta hakları yazımız faydalı olabilir. Her kaza kendi özel koşulları içinde incelendiğinden, hak kayıplarının önlenmesi için alanında deneyimli bir avukattan hukuki destek almak yerinde olacaktır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için avukata başvurmanız önerilir.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.