Skip to content

Trafik Kazası Sonrası Haklar Nelerdir?

Trafik kazası sonrası haklar, temelde iki hattan ilerler: motorlu aracın işletenine karşı Karayolları Trafik Kanunu’ndaki sorumluluk hükümleri ve aracın zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası. Yaralanan, yakınını kaybeden veya malı zarar gören kişi, zararını hem sorumlu kişilerden hem de sigortacıdan talep edebilir. Sigortacıya yazılı başvuru, dava öncesinde izlenmesi gereken bir adımdır ve maddi zarar taleplerinde iki yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır. Bu yazıda bu başlıkları sırasıyla ve yalnızca doğrulanmış mevzuat bilgisiyle ele alıyoruz.

Yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Her kazanın kusur durumu, yaralanma derecesi ve belge durumu farklıdır. Bu nedenle aşağıdaki bilgiler somut olayınıza ilişkin bir hukuki görüş yerine geçmez.

Kazadan sonra hangi haklar gündeme gelir?

Kaza sonrası talepler genel olarak şu başlıklarda toplanır:

  • Araçtaki hasar ve değer kaybı gibi maddi zararlar,
  • Tedavi ve sağlık giderleri,
  • Geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık nedeniyle ortaya çıkan ekonomik kayıplar,
  • Ölüm hâlinde yakınların uğradığı zararlar,
  • Manevi tazminat talepleri.

Bunların bir kısmı zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamındadır, bir kısmı ise sigorta dışında kalır ve işletenden ya da sürücüden istenir. Hangi kalemin kimden talep edileceğini ayırmak, hak kaybı yaşamamak için önemlidir.

İşletenin sorumluluğu: KTK m. 85

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zarar görmesine yol açarsa, aracın işleteni bu zarardan sorumludur. Bu hüküm, zarar görenin her durumda sürücünün kusurunu ispat etmesini gerektirmeyen bir sorumluluk düzeni kurar.

Araç bir teşebbüs adına veya o teşebbüsün kestiği biletle işletiliyorsa, işleten ile teşebbüs sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk, zarar görenin zararının tamamını bu kişilerden herhangi birinden isteyebilmesi anlamına gelir.

Madde 85’in birinci fıkrası 17/10/1996 tarih ve 4199 sayılı Kanunla değişmiştir. Güncel metnin tam yürürlük tarihi araştırmamızda doğrulanamadığından, madde metnini her zaman resmî kaynaktan kontrol etmenizi öneririz.

İşleten hangi hâllerde sorumluluktan kurtulur?

Kanun, işletene sorumluluktan kurtulma imkânı tanır, ancak bunun için ispat yükü işletenin üzerindedir. İşleten, kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da bir üçüncü kişinin ağır kusurundan doğduğunu ispat etmeli; ayrıca kendisinde kusur bulunmadığını ve araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olmadığını göstermelidir. Bu koşulların birlikte ispatlanması gerekir.

Zarar görenin kusuru tazminatı etkiler mi?

Sorumluluktan kurtulamayan işleten, zarar görenin kusurunu ispat ederse hâkim tazminatı duruma göre indirebilir. Başka bir deyişle zarar görenin kazadaki payı, talep edilebilecek tutarı azaltabilir. Kusur oranının nasıl belirleneceği her dosyada olay yeri bilgileri, tutanaklar ve gerekirse bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkar.

Araç "işletilme halinde" değilse ne olur?

Aracın işletilme halinde olmadığı durumlarda zarar gören, işletenin veya sorumlu tutulan kişilerin kusurunu ya da araçta bir bozukluk bulunduğunu ispat etmek zorundadır. Bu ayrım, ispat yükünün kimde olduğunu değiştirdiği için önemlidir. Kazanın aracın işletilmesi sırasında mı gerçekleştiği, somut olayda dikkatle değerlendirilmelidir.

Zorunlu trafik sigortası neleri karşılar?

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, sigortanın hangi zararları karşıladığını düzenler. Genel Şartların güncel metnine göre sigorta üç grup zararı kapsar: maddi zararlar, sağlık giderleri ve sakatlanma/ölüm teminatı.

Maddi zararlar ve değer kaybı

Maddi zararlar teminatı, aracın uğradığı değer kaybını da içerir. Değer kaybı talep edilirse sigorta eksperi tarafından Genel Şartlar Ek-1 esaslarına göre tespit edilir. Dolayısıyla değer kaybı için ayrıca talepte bulunmak gerekir; talebin nasıl ve hangi belgelerle yapılacağı sigortacıya başvuru aşamasında önem kazanır.

Sağlık giderleri

Sağlık gideri teminatı, protez organ bedelleri dahil tedavi giderlerini kapsar. Kazada yaralanan kişinin tedavisi için yapılan harcamalar bu teminat çerçevesinde değerlendirilir. Güncel teminat limitleri bu yazının dayandığı araştırmada doğrulanamadığı için tutar vermiyoruz; limitleri sigorta poliçesinden ve güncel mevzuattan kontrol etmelisiniz.

Sakatlanma ve ölüm teminatı

Sakatlanma teminatı, geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık nedeniyle ortaya çıkan ekonomik zararı karşılar. Bu zarar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine göre belirlenir. Yani sigortacı, zararın hesabında haksız fiil kurallarını esas alır.

4/12/2021 tarihli Resmî Gazete’de (sayı 31679) yayımlanan değişiklikle şu hususlar düzenlenmiştir:

  • Tedavi sürecinin tamamlanmasından sonra sakatlık oranı ve geçici iş göremezlik süresi belirlenirken Kurul Raporu dikkate alınır.
  • Tıbben gerekli sürekli bakıcı giderleri de teminata dahildir.
  • Değer kaybı, talep edilirse sigorta eksperi tarafından Ek-1 esaslarına göre tespit edilir.

Ölüm hâlinde yakınların hakları ayrı bir başlıktır. Bu konuyu ayrıntılı ele alan Ölüm Tazminatı Nedir, Kimler Hak Kazanır? yazımıza göz atabilirsiniz.

Sigorta teminatı dışında kalanlar

Genel Şartlar, bazı talepleri teminat dışında bırakır. Genel Şartların 2015 tarihli Resmî Gazete sürümünde ve güncel metinde manevi tazminat talepleri ile zarar görenin kendi kusuruna denk gelen kısım teminat dışı olarak yer alır. Bu çerçevede manevi tazminat, sigortadan değil, işletenden ve sürücüden talep edilebilecek bir kalem olarak değerlendirilir. Ancak bu yorum somut olayda bir avukatla teyit edilmelidir. Maddi ve manevi tazminat ayrımı için Trafik Kazası Sonrası Maddi ve Manevi Tazminat yazımız ayrıca yardımcı olabilir.

Sigortacıya başvuru nasıl yapılır?

Zarar gören, dava yoluna gitmeden önce Genel Şartlarda sayılan belgelerin tamamıyla sigortacıya yazılı olarak başvurmalıdır. Belge listesi Genel Şartların Ek-6 bölümünde yer alır. Bu düzenleme 20/3/2020 tarihli ve 31074 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle getirilmiştir.

Başvurunun eksiksiz yapılması önemlidir. Belgeleri eksik sunmak hem ödeme süresinin başlamasını hem de dava yoluna gidebilme zamanını etkileyebilir. Başvurunuzu yazılı yapmanız ve başvuru tarihini gösteren bir kayıt saklamanız, sürelerin hesaplanması açısından pratik bir önlemdir.

Sigortacının cevap ve ödeme süreleri

Kaynaklarda doğrulanan süreler şöyledir:

  • Sigortacı, başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermelidir. Cevap verilmezse veya cevap talebi kısmen ya da tamamen karşılamıyorsa dava açılabilir.
  • Tazminat tutarında anlaşılamayan hâllerde de dava yolu açıktır.
  • Sigortacı, hak sahibinin gerekli belgeleri merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı öder.
  • İş göremezlik raporu için hak sahibinin sigorta şirketine yaptığı başvuruyu izleyen 5 işgünü içinde şirket, ilgili sağlık kuruluşuna resmî yazı gönderir.

Uyuşmazlık hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na da başvurulabilir. Tahkim başvurusunun koşulları, süreleri ve zorunlu arabuluculuk uygulamasının güncel durumu bu araştırmada net doğrulanamadı. Bu konuda işlem yapmadan önce güncel mevzuatı veya bir avukatı kontrol etmeniz gerekir.

Dava hangi mahkemede açılır?

Dava, aşağıdaki mahkemelerden birinde açılabilir:

  • Sigortacının merkez veya şubesinin bulunduğu yer mahkemesi,
  • Sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesi,
  • Kazanın meydana geldiği yer mahkemesi,
  • Zarar görenin ikametgâhı mahkemesi.

Bu seçenekler, zarar görene kendi bulunduğu yerde dava açma imkânı da tanır. Hangi mahkemenin somut olayda daha uygun olduğu dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Ağır hasarlı araçlarda güncel değişiklik

Genel Şartların güncel metninde 12/6/2026 tarihli (Resmî Gazete 33278) bir değişiklik işaretlidir. Bu değişikliğe göre ağır hasar eksper raporuyla tespit edilmişse, "trafikten çekilmiştir" kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmez. Hak sahibi aracı hasarlı hâliyle terk etmeyi kabul ederse, rayiç değer ile hasarlı hâli arasındaki fark zorunlu trafik sigortası limitleri dahilinde ödenebilir.

Bu düzenlemenin yürürlük tarihi doğrulanamamıştır; yalnızca Resmî Gazete tarihi görülmektedir. Aracınız ağır hasar almışsa, güncel Genel Şartlar metnini ve yürürlük durumunu mutlaka kontrol edin.

Zamanaşımı: ne kadar sürede talep edilmelidir?

Zamanaşımı: ne kadar sürede talep edilmelidir?

Zamanaşımı, trafik kazası sonrası haklar bakımından en kritik konulardan biridir. Süre dolduktan sonra talep, karşı tarafın itirazı hâlinde reddedilebilir.

KTK m. 109’daki süreler

Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Her hâlde kaza gününden itibaren on yıl geçmekle de zamanaşımı gerçekleşir. Genel Şartların C.8 maddesi aynı süreleri tekrarlar.

Tazminat yükümlülerinin birbirine karşı rücu hakları da iki yıllık süreye tabidir. Bu süre, rücu edilecek kimsenin öğrenildiği ve yükümlülüğün tam yerine getirildiği günden başlar.

TBK m. 72 ve ceza zamanaşımı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin genel kuralı olan 72. maddesi de zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıl öngörür. Fiil, ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa, bu uzun süre uygulanır.

Bu kural trafik kazalarında önem taşır. Çünkü yaralamaya veya ölüme neden olan kazalar çoğu zaman ceza hukuku bakımından da bir fiil oluşturabilir. Ancak ceza zamanaşımı süresinin somut bir kaza için kaç yıl olduğu kaynaklarla doğrulanamadığından süre vermiyoruz. Bu konuya ilişkin ikincil bir kaynak olarak bir hâkimin Adalet İstanbul Dergisi’nde yayımlanan zamanaşımı makalesi incelenebilir.

Manevi tazminat için hangi zamanaşımı rejiminin uygulanacağı da bu araştırmada doğrulanamadı. KTK m. 109 metni "maddi zararlar" ifadesini kullanmaktadır. Bu nedenle manevi tazminat talebi olan kişilerin süreyi geç kalmadan, güvenli tarafta kalarak takip etmeleri ve bir avukata danışmaları yerinde olur.

Kazadan sonra olay yerinden ayrılma

Hak taleplerinin yanı sıra sürücünün yükümlülükleri de vardır. Karayolları Trafik Kanunu’nda 12/2/2026 tarih ve 7574 sayılı Kanunla değişik bir fıkra bulunmaktadır. Fıkraya göre anlaşma hâli dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı kazalarda zabıtanın iznini almadan, zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücüler 46.000 TL idari para cezası alır. Ölümlü veya yaralanmalı kazalarda olay yerinden ayrılan sürücülere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür ve bu sürücülerin sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.

Bu fıkranın kanundaki madde numarası ve resmî yürürlük tarihi doğrulanamamıştır; metin mevzuat.gov.tr’deki KTK sayfasında görülebilir. Kaza anında nasıl davranılması gerektiğine ilişkin ayrıntılar bu yazının kapsamı dışındadır.

Sigorta ödemesi hakkında daha fazla bilgi

Sigortadan alınacak tutarın nasıl belirlendiği ve hangi kalemlerin hesaba katıldığı sık sorulan konulardandır. Bu konuya ilişkin genel bilgi için Sigorta Tazminat Ödeme Tutarı Nedir? yazımıza bakabilirsiniz. Tazminat alacağının hukuki yoldan nasıl talep edileceğine dair genel çerçeve için tazminat davası sayfamız da bilgi sunar.

Bedensel zarar tazminatının hesabına ilişkin Türk Borçlar Kanunu’nda 2026 tarihli bir değişiklik işaretlendiği görülmektedir. Ancak değişikliğin tam metni, ilgili madde numarası, yürürlük tarihi ve geçiş hükmü doğrulanamadığından içeriğini aktarmıyoruz. Bu konuda güncel TBK metnini ve Resmî Gazete’yi kontrol etmeniz gerekir.

Haklarınızı korumak için pratik noktalar

Aşağıdaki noktalar, yukarıda aktarılan mevzuattan doğrudan çıkan genel hatırlatmalardır:

  1. Süreleri takip edin. Maddi zarar talepleri için iki yıllık ve on yıllık süreler KTK m. 109’da düzenlenmiştir.
  2. Sigortacıya yazılı başvurun. Genel Şartlarda sayılan belgelerle yapılan yazılı başvuru, dava yoluna gitmeden önce gereklidir.
  3. Başvuru tarihini belgeleyin. 15 günlük cevap süresi ve sekiz işgünlük ödeme süresi başvuru ve belge teslim tarihine göre işler.
  4. Kalemleri ayırın. Değer kaybı, sağlık gideri ve iş göremezlik zararı sigorta kapsamındayken, manevi tazminat sigorta dışındadır.
  5. Kusur oranını ihmal etmeyin. Hem işletenin sorumluluğunda hem de sigorta teminatında zarar görenin kusuru tutarı etkileyebilir.

Sigorta limitleri, kaza tespit usulü ve Güvence Hesabı gibi konular bu yazıda doğrulanmış kaynak bulunmadığı için ele alınmamıştır. Bu başlıklarda güncel resmî kaynaklara bakmanız veya bir avukattan destek almanız uygun olur.

Sonuç

Trafik kazası sonrası haklar; KTK m. 85’teki işleten sorumluluğu, zorunlu trafik sigortası teminatları, sigortacıya yazılı başvuru süreci ve zamanaşımı kurallarının birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkar. Süreler ve belge şartları hak kaybına yol açabileceğinden, kazadan sonra bu başlıkları erken aşamada gözden geçirmek yararlıdır. Somut durumunuza özgü değerlendirme için dosyanızın bir avukat tarafından incelenmesi gerekir.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.