Ceza İstinaf Süresi: Ne Zaman Başlar, Kaçırılırsa Ne Olur?
Ceza davalarında istinaf süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Bu düzenleme Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 273/1 içinde yer alır. Süre, kararın duruşmada açıklandığı günden değil, gerekçeli kararın tebliğinden başlar. Bu kural 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir. Daha önce verilen kararlarda eski hükümler uygulanmaya devam eder.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Elinizdeki dosyada sürenin ne zaman dolduğu, kararın hangi tarihte verildiği ve tebliğin nasıl yapıldığı gibi ayrıntılar kişiye özel değerlendirme gerektirir.
CMK istinaf süresi ne zaman başlar?
CMK m. 273/1’e göre istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır. Yani iki unsur birlikte aranır: hüküm ve gerekçe. Gerekçeli karar tebliğ edilmeden süre başlamaz.
Gün ile belirlenen sürelerin tebligatın yapıldığı günün ertesi günü işlemeye başlayacağı CMK m. 39/1 hükmünde düzenlenmiştir. Hafta ile belirlenen iki haftalık sürenin hangi gün biteceği, resmî tatile rastlaması veya son günün mesai saati gibi konular bakımından CMK metninde açık bir hüküm doğrulayamadık. Bu nedenle son güne yaslanmak yerine, tebliğ tarihini evrak üzerinden kontrol edip başvuruyu mümkün olan en erken zamanda yapmak daha güvenlidir.
Eski rejim: yedi gün ve tefhim
Eski CMK m. 273/1 metni, istinaf süresini "hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün" olarak düzenliyordu. Eski m. 273/2’ye göre hüküm hak sahiplerinin yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğden başlıyordu. Eski metin bu hâliyle okunabilir.
Bu sistemi, 12/3/2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Kanun değiştirmiştir. Kanun m. 18 ile:
- m. 273/1’deki ifade "hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta" olmuştur.
- m. 273’ün 3. ve 5. fıkralarındaki "yedi gün" ibareleri "iki hafta" olmuştur.
- m. 273’ün 2. fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçici Madde 6/1-(c) uyarınca m. 273 dahil bazı maddelerdeki değişiklikler 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlarda eski hükümler uygulanır. Dolayısıyla internette veya eski kaynaklarda gördüğünüz "yedi gün" ve "tefhimden başlar" bilgisi, kararın tarihine göre hâlâ dosyanızı ilgilendirebilir. Önce kararın hangi tarihte verildiğine bakmak gerekir.
Ağır ceza ve asliye ceza istinaf süresi farklı mı?
Okuduğumuz CMK m. 273/1 metni, mahkeme türüne göre farklı bir süre öngörmemektedir. Ağır ceza mahkemesi hükmü için de asliye ceza mahkemesi hükmü için de genel süre aynıdır: gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta. Yani ağır ceza istinaf süresi ile asliye ceza istinaf süresi arasında metin bakımından bir ayrım görünmemektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken özel durum Cumhuriyet savcılarına ilişkindir. m. 273/3’e göre ağır ceza mahkemelerindeki Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı çevresindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı da istinaf yoluna başvurabilir. Bu durumda süre, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren iki hafta olarak işler.
İstinaf başvurusunu savcı yapmışsa istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap verebilir (m. 273/5).
İstinaf istemi nasıl yapılır?
İstinaf istemi, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır. Beyan tutanağa geçirilir ve hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık bakımından m. 263 hükmü saklıdır. Maddenin içeriğini bu yazıda ayrıca değerlendirmiyoruz. Tutuklu veya hükümlü bir yakınınız varsa bu özel usulün güncel metnini mutlaka kontrol ettirin.
Süre kaçırılırsa ne olur?
İstinaf istemi kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmışsa, hükmü veren mahkeme dilekçeyi bir kararla reddeder. Bu kural m. 276/1’de düzenlenmiştir. Bu bilgi yalnızca 2020 tarihli bir metin kopyasından alınmıştır. Güncel konsolide metinle karşılaştırılması gerekir.
Ret kararına karşı başvuru
Ret kararı kesin son değildir. CMK m. 276/2 uyarınca istinaf başvurusunda bulunan savcı veya ilgililer, ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesinden bu konuda karar vermesini isteyebilir. Bu hâlde dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Ancak bu başvuru nedeniyle hükmün infazı ertelenemez. Önceki metindeki "yedi gün" ifadesi 7499 sayılı Kanun ile "iki hafta" olmuştur.
Kesinleşme bakımından sonuç
CMK m. 275/1’e göre süresinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Kaynakta açıkça yazmasa da bunun mantıki sonucu şudur: süresinde başvuru yapılmazsa bu engelleme etkisi doğmaz. Bu bir yorumdur ve dosyadaki somut duruma göre değerlendirilmelidir. Kesinleşmenin ceza infazı, hapis cezasının ertelenmesi gibi sonuçları için Hapis Cezasının Ertelenmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Süre geçtiyse son çare: eski hâle getirme
Süre kaçırıldığında kapı tamamen kapanmayabilir. CMK m. 40 ila 42 eski hâle getirme müessesesini düzenler. Temel kurallar şöyledir:
- Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş kişi eski hâle getirme isteminde bulunabilir (m. 40/1).
- Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse kişi kusursuz sayılır (m. 40/2).
- Dilekçe, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak mahkemeye verilir (m. 41/1).
m. 41/1’deki süre önceden yedi gündü. 7499 sayılı Kanun m. 37 ile iki hafta olmuştur. Geçici Madde 6/1-(a) uyarınca bu değişiklik 1/6/2024 ve sonrasında kalkan engeller için uygulanır. Bu tarihten önce kalkan engellerde eski hüküm geçerlidir.
Eski metne göre dilekçe sahibi, kusursuzluğuna ilişkin olguları belgeleriyle açıklar ve dilekçe verildiği anda yapılamayan usul işlemleri de yerine getirilir (m. 41/2). Yine eski metne göre eski hâle getirme istemi kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz (m. 42/3). Bu iki hükmün güncel hâlini doğrulamadığımız için, uygulamada mutlaka güncel metinden kontrol edilmelidir.
Eski hâle getirme, süreyi "unuttum" diyerek kaçıran herkes için otomatik bir çıkış değildir. Kusursuzluğun ortaya konması gerekir. Hangi olayın engel oluşturduğu, engelin ne zaman kalktığı ve bunu gösteren belgeler önem taşır.
Eksik bilgilendirme meselesi
Anayasa Mahkemesi, bir bireysel başvuruda kanun yolu süresi konusunda eksik bilgilendirme yapılmasını mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır. Konu ağır ceza mahkemesi hükmüne ilişkin temyiz sürecidir. Bu duyuru istinaf süresi için doğrudan emsal olarak okunmamalıdır. Yine de kanun yolu süresi ve başvuru hakkı konusunda yapılan bildirimin önemini gösterir. Bu bağlantı CMK m. 40/2’deki "başvuru hakkı bildirilmemişse kusursuz sayılır" kuralıyla birlikte düşünülebilir, ancak sonuç somut olaya göre değişir.
Uygulamada izlenebilecek adımlar
- Kararın tarihini kontrol edin. 1/6/2024 öncesi ve sonrası için farklı kurallar uygulanır.
- Gerekçeli kararın size veya vekilinize hangi tarihte tebliğ edildiğini tebligat evrakından belirleyin.
- İki haftalık sürenin sonunu beklemeyin. Dilekçeyi hükmü veren mahkemeye verin veya zabıt kâtibine beyanda bulunun.
- Tutuklu iseniz m. 263 kapsamındaki özel usulü araştırın.
- Süre geçmişse ret kararının tebliğ tarihini ve eski hâle getirme için engelin kalktığı tarihi ayrı ayrı belirleyin. Her ikisi de iki haftalık süreye bağlıdır.
Bu yazının sınırları
İstinaf edilebilen ve edilemeyen kararların kapsamı, tebliğ usulü, hafta ile belirlenen sürenin bitiş günü ve istinaf sonrasındaki temyiz süreleri bu yazının kapsamı dışındadır. Bu konularda mevcut resmî metin ve dosyanızdaki evrak birlikte incelenmelidir. Suç tiplerine ilişkin genel bilgi için Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar ve Hayata Karşı İşlenen Suçlar yazılarına başvurabilirsiniz.
Davanız için ilk adımı atın
Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.