Skip to content

Islah Nedir? Dava Sırasında Talep Artırılabilir mi?

Islah nedir ve dava sırasında talep artırılabilir mi?

Islah nedir sorusunun kısa yanıtı şudur: ıslah, taraflardan birinin yargılama sırasında usule ilişkin olarak yaptığı bir işlemi tamamen veya kısmen düzeltmesine, bu arada dava dilekçesindeki talep sonucunu değiştirmesine ya da artırmasına imkân tanıyan usul hukuku kurumudur. Bu sayede dava sırasında talep edilen miktarın artırılması, kural olarak iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan mümkün hâle gelir. Kurum, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 176. maddesinde düzenlenmiştir.

Uygulamada en sık karşılaşılan hâl, tazminat ve alacak davalarında başlangıçta talep edilen bedelin bilirkişi raporu ya da toplanan deliller sonrası yetersiz kaldığının anlaşılması ve talebin ıslah yoluyla yükseltilmesidir. Buna kısaca bedel artırımı ıslah denir.

Islahın hukuki temeli ve tanımı

Islah kurumunun kökeni, HMK’dan önce yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na (HUMK) dayanır. Mülga HUMK’un 83. maddesinde ıslah, taraflardan her birinin usule ilişkin olarak yaptığı işlemi tamamen veya kısmen düzeltebileceği, ancak aynı davada bir tarafın ıslah hakkını yalnızca bir kez kullanabileceği biçiminde tanımlanmıştı (1086 sayılı HUMK). Bu ilke güncel düzenlemede de korunmuştur: ıslah tek seferlik bir haktır ve dava boyunca kural olarak bir defa kullanılabilir.

Islahın özü, yapılmış bir usul işleminin geriye etkili biçimde düzeltilmesidir. Islah edilen tarafa göre işlem, sanki baştan doğru yapılmış gibi sonuç doğurur. Bu yönüyle ıslah, davanın tamamen ıslahı ve kısmen ıslahı olarak ikiye ayrılır. Talep sonucunun yükseltilmesi, çoğunlukla kısmi ıslah kapsamında değerlendirilir.

Islah dilekçesi ve süresi

Islah, mahkemeye verilecek bir ıslah dilekçesi ile ya da duruşmada sözlü olarak tutanağa geçirilmek suretiyle yapılabilir. Islah dilekçesinde hangi usul işleminin düzeltildiği, talebin ne yönde değiştirildiği veya artırıldığı açıkça belirtilmelidir. Bedel artırımı söz konusuysa artırılan kısma ilişkin harcın da yatırılması gerekir; harç noksanlığının süresinde tamamlanmaması işlemin geçersiz sayılmasına yol açabilir.

Islahın zaman sınırı bakımından mülga HUMK’un 84. maddesi ölçütü ortaya koymuştu: ıslah, tahkikata tabi davalarda tahkikat bitinceye kadar, tahkikata tabi olmayan davalarda ise yargılamanın sonuna kadar yapılabilir (HUMK m.84). Aynı mantık güncel HMK’da da sürdürülmüştür; kanunun talep artırımına ilişkin hükmünde kullanılan “tahkikatın sona ermesine kadar” ifadesi bu sürekliliği doğrular (HMK). Dolayısıyla ıslah, tahkikat aşaması kapandıktan, yani deliller toplanıp yargılamanın esasına ilişkin inceleme tamamlandıktan sonra kural olarak yapılamaz. Bu nedenle sürecin doğru takibi büyük önem taşır. Yargılamada kaçırılması hak kaybına yol açan süreler için kesin süre ve hak düşürücü süre konusundaki yazımız yol gösterici olabilir.

Islah ile kısmi davada talep artırımı arasındaki fark

Talep artırmak isteyen tarafın önündeki tek yol ıslah değildir. Güncel HMK, kısmi dava bakımından ıslaha ihtiyaç duyulmadan da talep artırımına imkân tanıyan ayrı bir düzenleme içerir. Kısmi davayı düzenleyen 109. maddeye göre, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu hâlde zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109).

Bu ayrım pratikte önemlidir. Eğer alacak baştan kısmi dava olarak açılmışsa, davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş demektir ve talebini kısmi davadaki bu tek seferlik artırım hakkıyla yükseltebilir. Kısmi dava açılmamışsa ya da farklı bir usul işleminin düzeltilmesi gerekiyorsa, doğru araç ıslah olur. Belirsiz alacak davasında ise talep sonucunun sonradan belirlenmesi, kendine özgü kurallara tabidir. Kısmi dava, belirsiz alacak davası ve ıslah kurumlarının tamamı HMK’nın 107, 109 ve 176 ve devamı maddelerine dayanır (Anayasa Mahkemesi norm denetimi kararı).

Islahla artırılan kısım ek dava mıdır? Zamanaşımı

Islahın niteliğine ilişkin en çok merak edilen konu, ıslahla artırılan kısmın yeni bir dava sayılıp sayılmadığıdır. Yargıtay içtihatlarında ıslahın yeni veya ek bir dava olmadığı, usulî bir hatanın düzeltilmesi veya eksikliğin tamamlanması niteliğinde olduğu vurgulanmaktadır (UYAP İçtihat Programı). Bunun pratik sonucu, ıslahla artırılan kısım bakımından zamanaşımı ve faiz başlangıcı gibi konuların değerlendirilmesinde kendini gösterir. Zamanaşımı savunması karşı tarafça ileri sürülebileceğinden, talep artırımının zamanında ve doğru biçimde yapılması sonucu doğrudan etkiler.

Boşanma ve tazminat davalarında talep artırımı

Talep artırımı yalnızca alacak davalarına özgü değildir. Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat taleplerinin, koşulları oluştuğunda usule uygun biçimde artırılması gündeme gelebilir. Ancak aile hukuku davalarında talebin artırılmasının kendine özgü sınırları ve içtihadî kabulleri bulunduğundan, bu tür taleplerin somut olay bazında değerlendirilmesi gerekir. Boşanmada tazminatın belirlenmesinde kusurun rolü hakkında kusur tazminatına ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz. Nafakanın sonradan yükseltilmesi ise ıslahtan farklı bir yola, ayrı bir davaya tabidir; bu konuda nafaka artırım davası yazımız ayrıntı içerir.

Bilirkişi raporu ve talep artırımı ilişkisi

Bedel artırımı ıslah ihtiyacı çoğunlukla tahkikat sırasında alınan bilirkişi raporundan sonra doğar. Rapor, dava değerinin başlangıçta talep edilenden daha yüksek olduğunu ortaya koyduğunda, taraf talebini bu rapora göre yükseltmek isteyebilir. Bu nedenle rapora karşı tutum ve rapora itiraz süreci ile ıslah stratejisi birlikte planlanmalıdır. Rapora itirazın usulü ve süresi için bilirkişi raporuna itiraz yazımız faydalı olacaktır.

Islahta dikkat edilmesi gereken temel noktalar

  • Tek seferlik hak: Islah aynı davada kural olarak bir kez kullanılabilir; bu nedenle acele değil, hazırlıklı kullanılmalıdır.
  • Süre: Islah, tahkikat sona ermeden yapılmalıdır; tahkikatın kapanmasından sonra kural olarak ıslah mümkün değildir.
  • Harç: Artırılan talep bakımından harcın süresinde tamamlanması gerekir.
  • Doğru araç seçimi: Kısmi dava açılmışsa 109. madde kapsamındaki tek seferlik artırım, aksi hâlde ıslah gündeme gelir.
  • Zamanaşımı riski: Karşı taraf artırılan kısma yönelik zamanaşımı def’i ileri sürebilir.

Islah, hatalı ya da eksik bir usul işlemini geriye dönük düzeltme imkânı sunması bakımından yargılamada önemli bir güvence sağlar. Ne var ki tek seferlik olması, sıkı süre koşuluna bağlanması ve harç ile zamanaşımı gibi teknik konularla iç içe geçmesi, sürecin dikkatli yönetilmesini gerektirir. Talep artırımı düşünülen davalarda, kısmi dava mı belirsiz alacak davası mı yoksa ıslah yolunun mu tercih edileceğinin baştan planlanması, olası hak kayıplarını önlemek açısından belirleyicidir. Bu tür usulî tercihlerde alanında deneyimli bir avukattan hukuki destek almak yerinde olacaktır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.