İnternet Erişim Yasağı Nedir? 5651 Kapsamında Erişim Engeli
İnternet erişim yasağı, günlük dilde kullanılan bir ifadedir. Hukuk metinlerinde karşılığı genellikle “erişimin engellenmesi”dir. Bu, belirli bir internet sitesine, içeriğe ya da platforma ulaşımın kanuni bir karar veya işlemle kapatılması anlamına gelir. Türkiye’de bu alanın temel dayanağı 4/5/2007 tarihli 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’dur. Güncel birleştirilmiş metne mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilir.
Bu yazı, internet sitelerine ve içeriklere yönelik erişim engellerini ele alır. Bir kişinin adli kontrol ya da koruma tedbiri kapsamında internet kullanmasının yasaklanması bu yazının konusu değildir. Ayrıca yazı genel bilgilendirme amacı taşır, belirli bir olay için hukuki görüş niteliği taşımaz.
Kısaca: İnternet erişim yasağı kime, neye karşı uygulanır?
5651 sayılı Kanun’a göre erişim engeli, bir yayının veya içeriğin kendisine yönelir. Engelleme kararı çoğu durumda hâkim, mahkeme veya kanunun yetkilendirdiği idari makam tarafından verilir. Kararı ise internet erişim sağlayıcıları uygular. Dolayısıyla “yasak”, çoğu zaman bir kişiye değil, bir alan adına, IP adresine ya da belirli bir URL’ye getirilir.
Kanunda yer alan engelleme yolları farklı koşullara bağlıdır. Katalog suçlar, özel hayatın gizliliği, idari makam talebi ve sosyal ağ sağlayıcılara yönelik yaptırımlar ayrı mekanizmalardır. Her birinde yetkili makam, süreler ve itiraz yolu değişir. Bu nedenle “internet erişim yasağı” ifadesiyle karşılaşan birinin ilk işi, kararın hangi hükme dayandığını ve kim tarafından verildiğini öğrenmek olmalıdır.
Kanunda erişimin engellenmesi nasıl tanımlanıyor?
5651 sayılı Kanun, erişimin engellenmesini alan adından, IP adresinden ya da içeriğe (URL) erişimin engellenmesi ve benzeri yöntemlerle tanımlar. Bu tanım, 6/2/2014 tarihli 6518 sayılı Kanun’un 85. maddesiyle kanuna eklenmiştir. Tanımdan anlaşılacağı gibi engelleme farklı teknik düzeylerde yapılabilir:
- Alan adı düzeyinde engelleme, sitenin tamamına erişimi etkiler.
- IP adresi düzeyinde engelleme, aynı adresi kullanan diğer hizmetleri de etkileyebilir.
- URL düzeyinde engelleme, yalnızca belirli bir sayfa ya da içeriği hedefler.
Engelleme yönteminin kapsamı, hukuki değerlendirmede önemli bir ölçüttür. Aşağıda anlatılan Ahmet Yıldırım kararında görüleceği üzere, bir içeriği hedefleyen tedbirin tüm bir hizmeti kapsaması ifade özgürlüğü bakımından ayrıca sorun yaratabilir.
Karar kim tarafından uygulanır?
Erişimin engellenmesi kararları erişim sağlayıcılar tarafından yerine getirilir. Gerekli donanım ve yazılımı erişim sağlayıcılar kendileri sağlar. Erişim sağlayıcılar ayrıca, erişimin engellenmesine karar verilen yayınlarla ilgili alternatif erişim yollarını engelleyici tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu hüküm, bir sitenin farklı bir adres veya yöntemle yeniden erişilebilir hâle gelmesine karşı getirilmiş bir yükümlülüktür.
7418 sayılı Kanun (13/10/2022) ile de erişim sağlayıcılara, kararların bildirimi için gerekli teknik altyapıyı kurma yükümlülüğü eklenmiştir. Aynı değişiklikle, 8 ve 8/A maddeleri kapsamı dışındaki içeriklerin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesine yönelik kararlara ilişkin ifade de kanuna girmiştir.
Başlıca erişim engeli yolları
Katalog suçlar nedeniyle engelleme (madde 8)
5651 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre internet ortamındaki yayınların içeriği kanunda sayılan suçları oluşturuyorsa ve bu konuda yeterli şüphe sebebi varsa, içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Kanun bu nedenle “katalog suç” mantığıyla çalışır: her suç türü değil, maddede sayılan suçlar bu tedbirin konusudur.
Maddede yetki ve süre bakımından şu çerçeve yer alır:
- Karar soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilir.
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir. Savcı kararını 24 saat içinde hâkim onayına sunar. Hâkim de en geç 24 saat içinde karar verir.
- Hâkim onaylamazsa tedbir derhâl kaldırılır.
- Karar bildirildikten sonra en geç 4 saat içinde yerine getirilir.
Koruma tedbiri olarak verilen karara, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir. Yargılama sonunda beraat kararı verilirse erişim engeli kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Koruma tedbirine uymayan içerik, yer veya erişim sağlayıcıların sorumluları ise daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadıkça 500 günden 3000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Maddede idari tedbir olarak verilen kararlara uyulmaması hâlinde idari para cezası da öngörülmüştür. Metinde yer alan tutarın güncelliği ayrıca doğrulanması gereken bir noktadır. Bu nedenle burada rakam verilmemiştir, mevzuat.gov.tr’deki güncel metne bakmak gerekir.
Özel hayatın gizliliği nedeniyle engelleme (madde 9/A)
Özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini ileri süren kişi, doğrudan idareye başvurarak erişimin engellenmesini isteyebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde engelleme, idarenin başkanının emriyle yapılabilir. Bu karar 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim de 48 saat içinde karar verir.
Özel hayat ihlali iddialarında kişisel verilerin de söz konusu olabileceğini unutmamak gerekir. Kişisel verilerle ilgili başvuru ve şikâyet yolları ayrı bir mevzuata tabidir. Bu konuda Kişisel Verilerin Korunması Kanunu nedir yazımız ve KVKK kapsamında kişisel veri ihlali başvuru yolları yazımız bilgi verir. Erişim engeli talebi ile KVKK kapsamındaki başvuru farklı hukuki yollardır, birbirinin yerine geçmez.
Cumhurbaşkanlığı veya bakanlık talebiyle idari engelleme (madde 8/A)
Kanunda, Cumhurbaşkanlığı veya ilgili bakanlıkların talebiyle verilen erişim engeli kararlarına ilişkin ayrı bir düzenleme de vardır. Mevzuat metnine göre bu tür karar 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim 48 saat içinde karar verir, aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar. Yerine getirilmeyen kararlar için idari para cezası da öngörülmüştür.
Bu düzenleme Anayasa Mahkemesi önünde de tartışılmıştır. AYM bireysel başvuru duyurusunda, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun bir haber sitesindeki habere 8/A uyarınca erişim engeli getirdiği ve kararı sulh ceza hâkiminin onayına sunduğu bir olay anlatılır. AYM, bu olayda 8/A maddesinin mevcut hâliyle keyfîliğe karşı yeterli güvence içermediğini belirterek ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiştir. Karara ilişkin AYM basın duyurusu kamuya açıktır. Duyuruda kararın tarihi ve başvuru numarası yer almamaktadır.
Kişilik hakları nedeniyle engelleme (madde 9) ve iptal kararı
5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi, kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri süren kişinin içerik sağlayıcıya veya sulh ceza hâkimliğine başvurabilmesini düzenliyordu. Anayasa Mahkemesi, 11/10/2023 tarihli ve E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla 7253 sayılı Kanun’la 5651’de yapılan bazı değişiklikleri Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Karar 10/1/2024 tarih ve 32425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükümleri yayımdan 9 ay sonra yürürlüğe girmiştir. Mevzuat.gov.tr bu yürürlük tarihini 10/10/2024 olarak göstermektedir. Kararın tam metni AYM Norm Kararlar Bilgi Bankası’nda, basın duyurusu ise AYM’nin internet sitesinde yer almaktadır.
AYM’nin gerekçesine göre 9. maddedeki sistem kademeli bir müdahale yöntemi sunmuyor ve erişimi karar tarihinden itibaren süresiz engelliyordu. AYM aynı gerekçeyle, belirlilik ilkesi ve keyfî müdahalelere karşı güvence bulunmaması yönünden de eksikliğe işaret etmiştir. Mevzuat.gov.tr’deki güncel metinde 9. maddenin başlığı bu iptal kararıyla “iptal” notuyla işaretlidir.
Önemli bir uyarı gerekir: 10/10/2024 sonrasında kişilik hakları ihlali iddiasıyla erişim engeli istenmesinde hangi düzenlemenin geçerli olduğu bu yazı hazırlanırken doğrulanamamıştır. Bu nedenle güncel usul burada anlatılmamıştır. Böyle bir talep söz konusuysa mevzuat metni ve olası yeni kanun değişiklikleri mutlaka kontrol edilmelidir.
Sosyal ağ sağlayıcılara yönelik yaptırımlar (ek madde 4)
Kanun, günlük erişimi 1 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcılar için ek yükümlülükler getirir. Bu sağlayıcılar kişilerin başvurularına 48 saat içinde gerekçeli cevap vermek zorundadır. Ayrıca altı aylık dönemlerle Türkçe istatistik raporu sunarlar.
Yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde reklam yasağı getirilebilir. Bunun yanında sulh ceza hâkimliğinden internet trafiği bant genişliğinin %50 oranında daraltılması istenebilir. 30 gün içinde uyulmazsa daraltma %90’a kadar çıkabilir. Bu tür kararlar bildirimden itibaren en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcılarca uygulanır. Bu mekanizma bir içeriği değil, bir platformun hizmet kalitesini hedefler ve “yasaktan” çok bir yaptırım niteliği taşır.
Hâkim veya mahkeme kararıyla hukuka aykırılığı tespit edilmiş bir içeriği, kendisine bildirilmesine rağmen 24 saat içinde kaldırmayan sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararlardan sorumlu tutulur. AYM, 7253 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenen ek madde 4’e ilişkin iptal talebi hakkında ise “karar verilmesine yer olmadığına” hükmetmiştir.
Erişim engeline karşı hangi yollara başvurulabilir?
Başvuru yolu, engelleme kararının dayanağına göre değişir. Genel çerçeve şöyle özetlenebilir:
- 8. madde kapsamında koruma tedbiri olarak verilen kararlara, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki itiraz yoluna göre itiraz edilebilir.
- Yargılama sonunda beraat kararı verilirse erişim engeli kendiliğinden hükümsüz kalır.
- İdari makam kararlarında, kararın hâkim onayına sunulması kanunda zorunlu tutulmuştur. Süresi içinde onay alınmazsa karar kalkar.
- Olağan başvuru yolları tüketildikten sonra, ifade özgürlüğü gibi anayasal hakların ihlal edildiği ileri sürülüyorsa Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir.
İtiraz süreleri ve usul, kararın türüne göre değiştiği için bu yazıda tek bir süre verilmemiştir. Kararın size ya da yayın sahibine nasıl bildirildiğine ve hangi makamdan çıktığına bakmak gerekir. Süre kaçırmak hak kaybına yol açabileceğinden, somut bir karar söz konusuysa bir avukattan destek almak yerinde olur.

Yargı içtihadı erişim engellerini nasıl çerçeveliyor?
AYM, Keskin Kalem Yayıncılık pilot kararı
AYM Genel Kurulu, Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri (B. No: 2018/14884, 27/10/2021) kararında pilot karar vermiştir. Başvurular, kişilik hakları iddiasıyla sulh ceza hâkimliklerince toplam 129 URL’ye erişimin engellenmesine ilişkindi. AYM, ifade ve basın özgürlüğünün ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
AYM, ihlalin doğrudan 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinden kaynaklandığını belirtmiş ve konuyu TBMM’ye bildirmiştir. Mahkemeye göre itiraz mercilerinin kararları çoğunlukla “ilk derece kararında hukuka aykırılık yok” kalıbıyla itirazı reddeden gerekçelerden oluşuyordu. Erişim engeli itiraz reddiyle kesinleşince de içeriğe erişim belirsiz süreyle kapalı kalıyordu. Karara ilişkin AYM basın duyurusuna ve karar metnine erişilebilir.
AİHM, Ahmet Yıldırım / Türkiye
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Ahmet Yıldırım / Türkiye (B. No: 3111/10, 18/12/2012) kararında Google Sites’ın tamamının engellenmesini incelemiştir. Olayda bir blog nedeniyle tüm Google Sites hizmeti engellenmişti. AİHM bunu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi, yani ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmiştir.
Mahkeme, 5651 sayılı Kanun’un 8/1 hükmünün öngörülebilirlik ölçütünü karşılamadığını belirterek 10. maddenin ihlal edildiğine hükmetmiştir. Gerekçeye göre kanun metni, Google Sites’ın tümünün engellenmesinin gerekli olup olmadığının değerlendirilmesini zorunlu kılmıyordu. AİHM, engelleme nedeniyle başvuranın da etkilendiğini kabul etmiştir. Kararın özeti, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi’nin yayınında yer almaktadır. Aynı olay için AYM bireysel başvuru kararı da bulunmaktadır: Ahmet Yıldırım, B. No: 2014/10354, 6/12/2017.
Bu kararlardan çıkan ortak sonuçlar
Kararların ortak vurgusu şudur: erişim engeli ifade özgürlüğüne müdahaledir. Bu nedenle kanuni dayanağın açık ve öngörülebilir olması, müdahalenin ölçülü olması ve keyfîliğe karşı güvence içermesi gerekir. Süresiz engeller, gerekçesiz itiraz ret kararları ve gereğinden geniş kapsamlı engellemeler bu çerçevede sorunlu görülmüştür. Bu değerlendirme, bir sitenin ya da içeriğin engellenmesine karşı hak arayan kişiler için de başvuru gerekçelerinin oluşturulmasında yol gösterici olabilir.
Güncel mevzuat değişiklikleri
5651 sayılı Kanun sık değiştirilen bir metindir. Son dönemde öne çıkan değişiklikler şunlardır:
- 7578 sayılı Kanun (kabul 22/4/2026, Resmî Gazete 1/5/2026, sayı 33240): 21. maddesiyle 5651 sayılı Kanun’un 2. maddesine yeni tanımlar eklenmiştir. “Oyun” tanımı bunlardan biridir. 22. maddesiyle ek madde 4’teki sosyal ağ sağlayıcının başvuru yükümlülüğünden “9 uncu ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak” ibaresi çıkarılmıştır. 23. maddesiyle oyun platformları için yeni bir ek madde 5 getirilmiştir. Buna göre platform derecelendirilmemiş oyun sunamaz. Derecelendirilmemiş oyunu ancak en yüksek yaş kriterine göre derecelendirerek sunabilir.
- 7590 sayılı Kanun (kabul 24/7/2026, Resmî Gazete 31/7/2026, sayı 33326): 27. maddesiyle 5651’de kurumsal düzenleme yapılmıştır. “Başkanlık” tanımı Siber Güvenlik Başkanlığı olmuş, önceki bir bent mülga edilmiş ve “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu” ibaresi “Siber Güvenlik” olarak değiştirilmiştir. Bazı yerlerde “Kurum” ibaresi “Başkanlık” olarak değiştirilmiştir.
Bu iki kanunun ilgili maddelerinin yürürlük tarihi bu yazıda doğrulanamamıştır. Kurum adının değişmesi dışında, yetkinin fiilen kimde olduğuna dair ayrıntı da doğrulanmamıştır. Bu nedenle güncel durumu kontrol etmek için mevzuat.gov.tr’deki 5651 sayılı Kanun sayfasına bakılması yararlıdır.
Kişiye yönelik internet kullanım yasağı ile farkı nedir?
Arama sorgusu bazen farklı bir durumu da kasteder: bir kişinin adli kontrol veya benzeri bir koruma tedbiri nedeniyle internet kullanmasının yasaklanması. Bu, yukarıda anlatılan erişim engelinden farklı bir konudur. Erişim engeli içeriği veya platformu hedefler. Kişiye yönelik tedbir ise ceza muhakemesi hükümlerine dayanan, o kişinin davranışını sınırlayan bir karardır. Bu yazıda kişiye yönelik tedbirler araştırılmamış ve anlatılmamıştır. Böyle bir karar söz konusuysa kararın hangi mahkemeden çıktığı ve gerekçesi dikkatle incelenmelidir.
Erişim engeliyle karşılaşan biri ne yapmalı?
Hukuki yol, kişinin konumuna göre değişir. Aşağıdaki sorular genel bir kontrol listesi niteliğindedir:
- Kararı kim verdi? Hâkim, mahkeme, Cumhuriyet savcısı ya da idari makam mı?
- Karar hangi hükme dayanıyor? Katalog suç, özel hayatın gizliliği, idari talep ya da başka bir düzenleme mi?
- Engelleme hangi kapsamda? Alan adı, IP adresi veya belirli URL mi?
- İdari makam kararıysa hâkim onayı alınmış mı ve bu süreler içinde mi alınmış?
- Karar size ya da yayın sahibine bildirildi mi ve itiraz için hangi süre işliyor?
Kararın bir örneğinin temin edilmesi, gerekçenin okunması ve süre hesabının yapılması işin ilk adımıdır. İtiraz sonuçsuz kalırsa, anayasal hakların ihlal edildiği ileri sürülüyorsa bireysel başvuru yolu düşünülebilir. Her dosyanın dayanağı ve usulü farklı olduğundan, genel bilgiler somut olay için yeterli kabul edilmemelidir.
Sonuç
İnternet erişim yasağı kavramı hukukta tek bir kurala değil, 5651 sayılı Kanun içindeki birkaç ayrı mekanizmaya karşılık gelir. Katalog suçlara dayanan erişim engeli, özel hayatın gizliliği başvurusu, idari makam talebi ve sosyal ağ sağlayıcılara yönelik yaptırımlar farklı yetki, süre ve itiraz kurallarına tabidir. Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihadı ise bu tedbirlerin kanuni dayanağının öngörülebilir, kapsamının ölçülü ve keyfîliğe karşı güvenceli olması gerektiğini ortaya koyar. Kanun metni sık değiştiği için, özellikle 9. maddenin iptali, 7578 ve 7590 sayılı Kanunlar gibi güncel gelişmeler bakımından, hükümlerin yürürlükteki hâli her somut olayda ayrıca kontrol edilmelidir.
Davanız için ilk adımı atın
Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.