Skip to content

Verilen Borç Nasıl İstenir? Adım Adım Rehber

Verilen borcu geri istemenin yolu, borcun vadeli olup olmadığına bağlıdır. Vade belirlenmişse vade gelince ödeme istenir. Vade belirlenmemişse önce borçluya geri isteme bildirimi yapılır ve ilk istemden itibaren altı hafta beklenir. Borç yine ödenmezse icra takibi veya dava yolu gündeme gelir. Bu yolda en önemli konu, borç verdiğinizi ispat edebilmenizdir.

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır. Her olayın koşulları farklı olduğundan somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Verilen borcun hukuki niteliği

Günlük dilde borç verme olarak bilinen ilişki, hukukta çoğunlukla tüketim ödüncüdür (karz). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 386’ya göre ödünç veren, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi üstlenir. Ödünç alan da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlenir. Aynı tanım, Adalet Bakanlığı Noterlik Teftiş rehberinde da TBK m. 386 ve devamı olarak yer alır.

Bu nitelendirme önemlidir, çünkü talebinizin dayanağı bu sözleşmeden doğan geri verme borcudur. Para elden mi verildi, havale mi yapıldı, bunun hukuki sonuçları ispat bölümünde ele alınmıştır.

Vade varsa ve yoksa ne olur?

Vade kararlaştırılmışsa

Taraflar geri ödeme için belirli bir gün ya da bildirim süresi belirlemişse, bu tarihe göre hareket edilir. Vade gününün geçmesi, ödeme yapılmamışsa talebinizi gündeme getirmek için başlangıç noktasıdır.

Vade kararlaştırılmamışsa: altı hafta kuralı

TBK m. 392 uyarınca geri verme için belirli bir gün ya da bildirim süresi kararlaştırılmamışsa ve borcun geri istendiği anda muaccel olacağı da kararlaştırılmamışsa, ödünç alan ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Yani vadesiz verilen borçta önce geri isteme bildirimi yapılır, sonra altı haftalık süre beklenir.

Bir noktayı karıştırmamak gerekir. Aynı kanundaki m. 389 hükmü, ödüncün geri verilmesine değil, ödünç konusunun teslimine ve teslim alınmasına ilişkin istemlere aittir. Geri ödeme talebinizde bu maddeye dayanılmaz.

Geri isteme bildirimi nasıl yapılır?

Kanun metni, borcun ifa günü birlikte belirlenmişse ya da sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bildirimle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlunun temerrüde düşeceğini öngörür (TBK, mevzuat.gov.tr metni). Pratikte bu, ödemenin istendiğini ve ödeme gününü açıkça bildiren bir geri isteme bildirimi çekmenin hukuki dayanağını oluşturur.

Bildirimde şu unsurların bulunması genellikle yararlıdır:

  • Borcun ne zaman, ne kadar ve hangi yolla verildiği
  • Geri ödemenin istendiğinin açık ifadesi
  • Ödemenin yapılacağı tarih veya süre ile ödeme şekli (ör. banka hesabı)

Bildirimi yazılı yapmak ve gönderildiğini, tebliğ edildiğini ispat edebilecek bir yöntem seçmek önemlidir. Noter yoluyla bildirim gönderme usulü, maliyeti ve ispat değeri bu yazıda ele alınmamıştır, bu konuda güncel bilgiyi bir avukattan almalısınız.

Borcu ispat etmek: senet şartı

Dava ya da icra yoluna gitmeden önce elinizdeki delilleri değerlendirmek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200’e göre bir hakkın doğumuna, devrine, ikrarına veya itfasına yönelik hukuki işlemler kanunda belirlenen parasal sınırı aşarsa senetle ispat gerekir. Sınırın güncel tutarı için mevzuat.gov.tr üzerinden yürürlükteki metne bakmalısınız. Ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle miktar bu sınırın altına düşse bile işlem senetsiz ispat edilemez.

Senetle ispat gereken hâllerde bazı istisnalar vardır:

  • Karşı tarafın açık muvafakati ve ilgili hatırlatma varsa tanık dinlenebilir (m. 200/2).
  • Delil başlangıcı varsa tanık dinlenebilir (m. 202/1). Delil başlangıcı, işlemi muhtemel gösteren ve karşı tarafça verilmiş veya gönderilmiş belgedir (m. 202/2).
  • Altsoy ile üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilir (m. 203/1-a).
  • İşin niteliğine ve tarafların durumuna göre senede bağlanmaması teamül olan hâllerde de tanık dinlenmesi söz konusu olabilir (m. 203/1-b).

Borçlunun size gönderdiği mesaj veya e-postalar, borcu kabul eden ifadeler içeriyorsa delil başlangıcı sayılıp sayılmayacağı tartışılabilir. Bu değerlendirme olayın somut içeriğine bağlıdır ve belgelerin bir avukat tarafından incelenmesi gerekir. Bu yazıda bu konuda bir içtihat atfı yapılmamıştır.

Elinizde borç senedi varsa, özellikle bono niteliğindeyse, farklı bir takip yolu da söz konusu olabilir. Bunun için çek ve senetle alacak takibi yazımıza bakabilirsiniz.

Ödenmezse: ilamsız icra takibi

Bildirime ve bekleme süresine rağmen ödeme yapılmazsa alacaklı, bir paranın ödenmesine dair cebri icrayı başlatabilir. İcra ve İflas Kanunu m. 42’ye göre bu tür icra, takip talebiyle başlar ve haciz yoluyla ya da rehnin paraya çevrilmesi veya iflas yoluyla yürür. Takip talebi icra dairesine yazılı, sözlü veya elektronik ortamda yapılabilir (m. 58). Takibin aşamaları için ilamlı ve ilamsız icra takibinin nasıl başlatıldığını anlatan yazımızdan yararlanabilirsiniz.

Ödeme emrine itiraz süresi ve ödeme süresi gibi ayrıntılar için güncel kanun metnine bakılmalıdır. Bu yazıda kesin süre verilmemiştir.

Borçlu itiraz ederse

İtiraz takibi durdurur. Bu durumda alacaklının önünde iki ana yol bulunur: itirazın kaldırılması veya itirazın iptali. Bunların kapsamı için itirazın iptali ve itirazın kaldırılması davası yazımıza bakabilirsiniz.

İİK’nın güncel metnine göre itirazın kaldırılması için gereken belge, imzası ikrar edilen veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senet ya da resmî makamlarca verilen belgedir. Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemezse aynı alacak için bir daha ilamsız icra yoluyla takip yapamaz. Bu süreye dikkat edilmelidir.

Borçlu imzaya itiraz eder ve imza ona aitse, güncel metinde borçlunun inkâr tazminatına ve para cezasına mahkûm edilmesi öngörülür. Tazminat alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, para cezası ise yüzde on oranındadır.

Haksız takipte tazminat riski

İcra yoluna başvurmak her zaman risksiz değildir. Borçlunun itirazı esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse, kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Bu yüzden delillerinizi, alacağın gerçekten doğduğunu ve muaccel olduğunu takipten önce kontrol etmeniz önemlidir.

Başvurmadan önce kısa kontrol listesi

  1. Borç ilişkisini gösteren belgeleri toplayın: senet, dekont, yazışmalar.
  2. Vade olup olmadığını belirleyin.
  3. Vade yoksa geri isteme bildirimini yapın ve tarihini kanıtlayın.
  4. Altı haftalık sürenin geçmesini bekleyin.
  5. Ödeme yapılmazsa icra takibi veya dava seçeneklerini delillerinize göre değerlendirin.

Zamanaşımı süreleri için alacaklarda zaman aşımı, sürecin genel seyri için icra davasının süreleri ve aşamaları yazılarına başvurabilirsiniz. Faiz oranı ve zamanaşımı gibi konular bu yazıda güncel kaynakla doğrulanamadığı için kesin bilgi verilmemiştir.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.