Banka İcra Takibi Ne Zaman Başlar, Borçlu Ne Yapabilir?
Banka icra takibi, bankanın alacağı için icra dairesine takip talebi vermesiyle başlar. Kanunda, bankanın kaç gün gecikmeden sonra takip açabileceğini belirleyen sabit bir gün sayısı yoktur; bu zamanlama kredi sözleşmesine, ürünün türüne (kredi kartı, ihtiyaç kredisi, ticari kredi) ve bankanın uygulamasına göre değişir. Borçlu açısından asıl dönüm noktası ise takibin başlaması değil, kendisine ödeme emrinin tebliğ edilmesidir. Tebliğden itibaren 7 günlük süre işlemeye başlar ve bu süre içinde ödeme yapabilir ya da itiraz edebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her dosyanın belgeleri, sözleşmesi ve tebligat tarihleri farklıdır. Süreler kısa olduğu için somut durumunuzu bir avukata göstermeniz yerinde olur.
Banka icra takibi nedir?
İcra takibi, alacaklının alacağını devlet eliyle, yani icra daireleri aracılığıyla zorla tahsil etmesini sağlayan hukuki yoldur. Banka icra takibi de bankanın kredi, kredi kartı veya benzeri bir ürün nedeniyle müşterisinden olan alacağını bu yolla istemesidir. Temel çerçeve İcra ve İflas Kanunu içinde yer alır.
Takip, borçlunun mal varlığına el konulması anlamına gelen haciz aşamasına doğrudan geçmez. Önce takip talebi verilir, icra müdürü talebi inceler ve borçluya bir ödeme emri gönderilir. Borçlu bu aşamada borcu ödeyebilir ya da borca, faize veya takibin dayanağına itiraz edebilir. Takip masrafları da borçluya aittir. Banka yapılmasını istediği işlemin masrafını ve borçlunun itirazının tebliğ masrafını avans olarak peşin öder (İİK md. 58); bu tutarlar sonradan borçludan istenebilir.
Banka icra takibi ne zaman başlar?
Takip, bankanın icra dairesine takip talebi vermesi anında hukuken başlatılmış olur. Borçlu çoğu zaman bunu o gün öğrenmez; ödeme emri tebliğ edilene kadar takibin varlığından haberdar olmayabilir. Bu yüzden "takip ne zaman başlar" sorusunun iki yanıtı vardır: bankanın talepte bulunduğu an ve sizin açınızdan sürelerin işlemeye başladığı tebliğ anı.
Gecikmenin kaçıncı gününde takip açılır?
Araştırdığımız resmî kaynaklarda, takibin başlaması için gecikme gün sayısı öngören bir kanun hükmüne rastlanmadı. Bu nedenle "90 gün" ya da "30 gün" gibi sabit bir süre vermek doğru olmaz. Takip kararı bankanın kendi değerlendirmesine ve sözleşmedeki temerrüt hükümlerine bağlıdır. Kredi kartında asgari ödeme tutarının ödenmemesi, kredilerde taksitlerin aksaması, bankanın hesabı kat edip ihtar göndermesi gibi aşamalar ürüne göre farklı işler.
Takipten önce hangi bildirimler olabilir?
Kredi ve cari hesap türü ürünlerde banka, sözleşmedeki adrese noter aracılığıyla hesap özeti göndermek zorundadır; ayrıntısı aşağıda anlatılıyor. Kredi kartında ise hesap özeti, asgari tutar ve temerrüt sonuçları kart sözleşmesi ile ilgili yönetmelik çerçevesinde belirlenir. Bankanın takip öncesinde yapmak zorunda olduğu başka bildirimlerin bulunup bulunmadığı, Bankacılık Kanunu’nun ilgili maddeleri açısından bu yazıda incelenmemiştir; bu konuda kesin bir şey söylemiyoruz.
Pratik sonuç şudur: ödemelerde aksama yaşıyorsanız, bankadan gelen mektupları, noter ihtarlarını ve hesap özetlerini saklayın ve adres bilgilerinizi güncel tutun. Çünkü tebliğ tarihi, süreleri başlatan en önemli olgudur.
Banka icra süreci nasıl işler?
Süreç, genel hatlarıyla şu adımlarla ilerler:
- Takip talebi: Banka, icra dairesine takip talebini verir ve masraf avansını yatırır (md. 58).
- İcra müdürünün incelemesi: İcra müdürü, talebin kanunda aranan şartları taşıdığına karar verirse ödeme emri düzenler. Talep kabul edilmezse karar tutanağa yazılır. Bu hüküm 6352 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 2/7/2012 tarihinde değiştirilmiştir; 2012 tarihli değişik metne göz atabilirsiniz.
- Ödeme emrinin tebliği: Ödeme emri, takip talebinden itibaren en geç 3 gün içinde borçluya tebliğe gönderilir (md. 61).
- Borçlunun yanıtı: Ödeme emrinde, borç ve masrafların 7 gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödenmesi istenir. Borç ödenmez ya da itiraz edilmezse cebri icraya devam edileceği de ödeme emrinde belirtilir.
- İtiraz veya kesinleşme: Borçlu itiraz ederse süreç itirazın hukuki sonuçlarına göre yürür. İtiraz edilmezse takip ilerler ve banka haciz talep edebilir.
- Haciz: Banka, haciz isteme hakkını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde kullanmazsa bu hak düşer. İtiraz veya dava süresi bu hesaba katılmaz.
Bu akış borçlunun hangi anda, hangi imkâna sahip olduğunu görmek için bir iskelettir. Teminatlı krediler ve kredi kartı takipleri gibi özel durumlar için aşağıdaki başlıklara bakın.
Ödeme emri geldiğinde borçlu ne yapabilir?
Ödeme emrinde yazılanları okuyun
Ödeme emrinde alacak miktarı, faiz, masraflar ve takibin dayanağı gösterilir. Önce bunların sözleşmeniz ve hesap kayıtlarınızla örtüşüp örtüşmediğine bakın. Tebliğ tarihini not edin; 7 günlük süre bu tarihten işler.
Borcu ödemek
Borcu ve masrafları ödeme emrinde yazılı icra dairesi banka hesabına ödeyebilirsiniz. Ödemeyi yaparken dosya numarasını ve dekontu saklamanız, daha sonra tutar tartışması çıkarsa önem taşır. Borcun bir kısmı konusunda anlaşmazlığınız varsa, ödemenin hangi kalemlere yazıldığını ve itiraz hakkınızın bu ödemeden nasıl etkileneceğini önceden bir avukatla değerlendirmeniz gerekir.
İtiraz etmek
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazını icra dairesine dilekçeyle veya sözlü olarak bildirmek zorundadır (İİK md. 62). Sözlü bildirim de geçerlidir; bu durumda itirazınız icra dairesi tarafından tutanağa geçirilir. Süre kısa olduğundan, itirazın hangi gerekçelere dayanacağını (borç miktarı, faiz hesabı, takibin dayanağı, imza, ödeme yapılmış olması gibi) tebligat gününden itibaren düşünmeye başlamak yararlıdır.
Borçlu, takibi yapan daireden başka bir icra dairesine itiraz ederse, o daire gereken masrafı alır ve itirazı yetkili icra dairesine gönderir (4949 sayılı Kanun md. 13, 17/7/2003). Yine de itirazı doğrudan takibin yapıldığı daireye vermek, usul açısından daha sorunsuz olur.
Yetki itirazı
Para borcu takibinde yetki bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki hükümleri kıyasen uygulanır. Takibe esas olan sözleşmenin yapıldığı yerin icra dairesi de yetkili olabilir. Yetki itirazı, esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır ve icra mahkemesi önce yetki meselesini inceler. Bankalar bazen kendi merkezlerinin bulunduğu şehirde takip açabildiğinden, takibin yapıldığı yerin size uzak olması tek başına bir sonuç doğurmaz; yetki sözleşmeye ve kanuna göre ayrıca değerlendirilir.
Hiçbir şey yapmamanın sonucu
Ödeme emrinin tebliğ edildiği hâlde 7 gün içinde ne ödeme yapılır ne de itiraz edilirse, ödeme emrinde de yazıldığı üzere cebri icraya devam edilir. Bu noktada banka haciz talep edebilir. Tebligatı almamak ya da görmezden gelmek süreyi durdurmaz; tebligat usulüne uygun yapılmışsa süre işler. Tebligatın usulsüz yapıldığını düşünüyorsanız bu ayrı bir hukuki inceleme konusudur.
İtirazdan sonra banka hangi yollara gidebilir?
İtiraz, bankanın alacağından vazgeçtiği anlamına gelmez. Banka, itiraza karşı iki ayrı yoldan birine başvurabilir:
- İtirazın iptali davası: Banka, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Bu düzenleme 4949 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle 17/7/2003’te değiştirilmiştir.
- İtirazın kaldırılması: Takip, imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylı borç ikrarı içeren bir belgeye ya da resmî makbuz veya belgeye dayanıyorsa, banka itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (4949 sayılı Kanun md. 16).
Hangi yolun açık olduğu, bankanın elindeki belgelerin niteliğine bağlıdır. Borçlu olarak itiraz ettikten sonra da, mahkemeden gelecek tebligatları takip etmeniz gerekir; mahkeme süreçlerinde de kısa süreler söz konusu olabilir.
İtirazın takibi tamamen durdurup durdurmadığı konusunda genel bir cümle kurmak yerine, bunun İİK’nın itiraza ilişkin hükümlerinin güncel metninden ve dosyanızın niteliğinden teyit edilmesi gerektiğini belirtmekte fayda var. Dosyanıza göre sonuç farklılaşabilir.
Banka kredilerinde hesap özeti ve noter ihtarı
Banka kredilerine özgü bir düzenleme, İİK’nın 68/b maddesinde yer alır. Cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredilerde banka, faiz tahakkuk dönemini izleyen 15 gün içinde, sözleşmedeki adrese noter aracılığıyla hesap özeti göndermek zorundadır. Düzenleme 9/11/1988 tarihli 3494 sayılı Kanun’la eklenmiş, 4949 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle 17/7/2003’te değiştirilmiştir (mevzuat metni).
Adres konusu burada kritiktir. Adres değişikliği, ancak yeni yurt içi adresin noter aracılığıyla bankaya bildirilmesiyle sonuç doğurur. Bildirmediyseniz hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Yani taşınıp bankaya noter yoluyla haber vermediyseniz, eski adrese giden bildirim size yapılmış kabul edilebilir.
Süresinde itiraz edilmeyen hesap özetleri ve ihtarnameler, İİK md. 68/1’de sayılan belgelerden kabul edilir. Bu, bankanın icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını istemesini kolaylaştırır. Bu nedenle size ulaşan hesap özetlerini ve ihtarnameleri okumanız, katılmadığınız kalemler varsa itirazınızı süresi içinde ve usulüne uygun yapmanız önemlidir.
Not: Aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan, bir ay içinde itiraz etmeyen kişinin hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcu ödedikten sonra dava edebileceğine ilişkin cümlenin güncel durumu bu çalışmada doğrulanamamıştır. Bu fıkra için Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yoluyla başvuru yapıldığı Resmî Gazete kaydında görülmektedir; sonucu bu araştırmada getirilmediği için ilgili cümleyi güncel hüküm olarak anlatmıyoruz. Bu konuda mutlaka güncel metin kontrol edilmelidir.

İpotekli veya rehinli krediler
Kredi, rehinle ya da ipotekle teminat altına alınmışsa takip, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılabilir. Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ödeme müddeti 15 gündür (İİK md. 146). Ödeme emrine itiraz için süre ise 7 gündür; md. 150’ye göre borçlu veya üçüncü şahıs, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir. Kaynakta, rehin hakkının itiraz konusu yapılamayacağı da belirtilmektedir. Takip rehinli ise İİK’nın 62 ila 72. madde hükümleri de uygulanır (md. 147 ve 150).
İpotek, cari hesap veya işleyecek kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilmişse icra mahkemesi sözleşmeyi ve belgeleri md. 68’deki esaslara göre inceleyebilir. Krediyi kullanan taraf, hesap özetine ve ödeme ihtarına tebliğden itibaren 8 gün içinde noter aracılığıyla itiraz ettiğini ispat ederse icra mahkemesine şikâyet hakkı saklıdır. Bu sekiz günlük hükmün madde numarası araştırmada doğrulanamadığı için burada numara vermiyoruz. Teminatlı kredilerde süreler birbirinden farklılaşabildiğinden, ödeme emrinin türüne ve başlığına dikkat etmek gerekir.
Kredi kartı borcu
Kredi kartı borçlarında temerrüt, hesap özeti ve kart sözleşmesi hükümleri üzerinden işler. Dayanak, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik‘tir.
- Hesap özetindeki asgari ödeme tutarı son ödeme tarihinde ödenmezse kart hamili, ödenmeyen tutar için sözleşmedeki gecikme faizi dışında bir yükümlülük altına sokulamaz. Asgari tutarın oranı Kurulca belirlenir; güncel oranı hesap özetinizden ve yürürlükteki düzenlemeden kontrol etmelisiniz.
- Asgari tutarın son ödeme tarihini izleyen 3 ay içinde ödenmemesi hâlinde, kart çıkaran kuruluşun yapacağı bildirimden sonra 1 aylık sürede de ödenmezse kredi kartları iptal edilir. Borcun tamamı ödenene kadar yeni kart düzenlenemez.
- Kredi kartı sözleşmesinde, borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları yer almak zorundadır.
- Kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz. Asgari tutarın altında ödeme yapılırsa ödenmeyen kısım için gecikme faizi uygulanır.
Kart iptal edildi diye icra takibinin zorunlu olarak başladığı sonucu çıkmaz; bunlar ayrı aşamalardır. Takip açılması hâlinde, yukarıda anlatılan ödeme emri ve 7 günlük itiraz süresi kural olarak geçerlidir.
Eski dönemlerdeki yapılandırma düzenlemeleri tarihîdir. Kanundaki 2006 ve 2009 tarihli geçici hükümleri, bugünün borçluları için geçerli bir yapılandırma hakkı gibi görmemek gerekir. Güncel bir yapılandırma imkânı ancak bankayla yapılacak görüşmeye ve yürürlükteki düzenlemelere göre belirlenir.
Tüketici kredisinde faiz hesabı
İhtiyaç, taşıt veya konut gibi tüketici kredilerinde Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği geçerlidir. Yönetmeliğe göre sözleşmede tek bir akdi faiz oranı yer alır ve erken ödeme ile temerrüt durumunda bu oran dikkate alınır. Temerrüt hâli dâhil, tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanmaz. Yönetmelik ayrıca hesap özetinde dönemin, kullandırılan kredinin, dönem borcunun, ödemelerin ve faiz oranlarının bulunmasını şart koşar.
Bu bilgiler, ödeme emrindeki tutarı kontrol ederken işe yarar: faiz, sözleşmede yazan orana ve yasal sınırlara uygun hesaplanmış mı, hesap özetlerindeki bilgilerle takip talebindeki tutar örtüşüyor mu? Uyuşmazlık varsa itirazın dayanağı bu tür hesap farklılıkları olabilir. Gecikme faizinin üst sınırına dair bir oran bu yazıda verilmemiştir, çünkü yönetmelik metninin ilgili cümlesi doğrulanamamıştır.
Haciz aşamasında borçluyu koruyan hükümler
Takip kesinleşir ve haciz aşamasına gelinirse, her şeyin haczedilemeyeceğini bilmek gerekir. İİK md. 82‘ye göre bazı mallar haczedilemez; bunlar arasında devlet malları ile borçlunun kendisi ve mesleği için lüzumlu elbise ve eşyası, yatak takımları gibi unsurlar sayılmaktadır. Md. 83/a ise 82 ve 83’te sayılan mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaları geçersiz sayar. Yani sözleşmeye konulan bir hüküm, kanunun koruduğu varlıkları haczedilebilir hâle getirmez.
Maaş, tahsisat ve ücretler konusunda eski metin düzeninde, borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra memurunca takdir edilen miktar düşüldükten sonra haciz mümkün görünmekte, haczedilecek miktar bunların dörtte birinden az olamamaktadır (mevzuat metni). Ancak bu bilgi, 3890 sayılı Kanun’a dayanan eski metin düzeninden alınmıştır. Güncel md. 83 metni ayrıca kontrol edilmeden uygulamaya esas alınmamalıdır.
Ayrıca 5 Nisan 2023 tarihli 7445 sayılı Kanun, md. 82’nin bazı hükümlerini değiştirmiş ve konutta haciz için mahkeme onayı mekanizması getirmiştir. Değişiklikten önce haczedilmiş eşyalara yeni hüküm uygulanmaz. Yeni düzenlemenin ayrıntıları bu yazıda tartışılmamıştır; haciz aşamasındaki bir dosyada güncel metne bakmak gerekir.
Cebrî İcra Kanunu Taslağı hakkında kısa not
Adalet Bakanlığı Mevzuat Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü, bir Cebrî İcra Kanunu Taslağı yayımlamıştır. Taslakta icra emri kavramı, ilamsız icranın takip talebiyle başlaması ve takibin sisteme kaydedilmekle başlayıp Merkezî Takip Numarası alması öngörülmektedir. Bu metin yürürlükte bir kanun değildir ve bu yazıda anlatılan süreç, yürürlükteki İİK’ya göre anlatılmıştır. Taslağın güncel durumu bu çalışmada doğrulanamadığı için, yürürlüğe girmiş bir kural gibi okunmamalıdır.
Süreci yönetirken dikkat edilecek noktalar
- Tebligatı kaçırmayın: Süreler tebliğ tarihine bağlıdır. Adresinizi güncel tutun; kredi ürünlerinde adres değişikliğinin noter aracılığıyla bankaya bildirilmesi gerektiğini unutmayın.
- 7 günü takvime yazın: Ödeme emri tebliğinden itibaren 7 gün içinde ya ödeme yapılmalı ya da itiraz edilmelidir.
- Belgeleri toplayın: Sözleşme, hesap özetleri, noter ihtarları, ödeme dekontları ve ödeme emri, itiraz gerekçenizi oluştururken gerekecektir.
- Ürüne göre ilerleyin: Kredi kartı, tüketici kredisi ve ipotekli kredi için süreler ve bildirim sistemleri aynı değildir.
- İtirazdan sonra da takipte kalın: Banka itirazın iptali davası açabilir ya da itirazın kaldırılmasını isteyebilir; bu süreçlerden doğan tebligatları izleyin.
- Haciz sınırlarını bilin: Haczedilemeyen mallar ve maaş haczi sınırlarının güncel metni kontrol edilmelidir.
Özetle, bankanın takip talebiyle başlayan süreç, ödeme emrinin tebliğiyle borçlu açısından somut hâle gelir. Takibin hangi gecikme gününde başlayacağı kanunda sabitlenmediği için, tebligatı alır almaz sürelerinizi, sözleşmenizi ve belgelerinizi gözden geçirmeniz, atabileceğiniz adımları belirlemenin en sağlıklı yoludur.
Davanız için ilk adımı atın
Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.