Skip to content

İş Mahkemesi Bilirkişi Raporu Nedir, Nasıl İtiraz Edilir?

İş mahkemesi bilirkişi raporu, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda hâkimin görevlendirdiği uzmanın yazılı görüşüdür. Rapor hâkimi bağlamaz; hâkim onu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Taraflar rapora, kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. Bu süre kaçırılırsa itiraz imkânı kaybedilebildiği için tebliğ tarihini takip etmek önemlidir.

Aşağıda raporun ne zaman alındığını, nasıl hazırlandığını ve itirazın usulünü Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde özetliyoruz. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için değerlendirme yapmaz.

İş davasında bilirkişiye ne zaman başvurulur?

HMK m. 266’ya göre mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hükmün metnine mevzuat.gov.tr üzerindeki HMK metninden ulaşabilirsiniz. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamayacağı da aynı maddenin devamında düzenlenmiştir; bu kısmın ayrıntısı için kanun metnini kontrol etmeniz yerinde olur.

İş davalarında bu görüşe en sık, işçilik alacaklarının hesabı gibi hesap ve teknik değerlendirme gerektiren konularda ihtiyaç duyulur. Örneğin fazla mesai ücretinin hesaplanması ve ispatı ya da kıdem tazminatının hesabı gibi konularda mahkeme hesap raporu isteyebilir.

Bir iş davasında dava şartı olarak arabulucuya başvurulmuş olması gerektiğini de hatırlatmak gerekir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmamışsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Bilirkişi aşaması ancak dava usulüne uygun açıldıktan sonra gündeme gelir. Hangi mahkemede dava açılacağı için iş davalarında yetkili mahkeme yazımıza bakabilirsiniz.

Bilirkişinin görev sınırı

Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamalarında uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hususların dışına çıkamaz. Hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirmeyi de yapamaz. Bu kural, HMK’nın bilirkişiye ilişkin hükümlerinde yer alır. Hükmün değişiklik dayanağı 3/11/2016 tarihli 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu‘dur.

Pratikte bu, şu anlama gelir: bilirkişi bir işçinin çalışma saatlerine göre hesap yapabilir, ancak feshin haklı olup olmadığına hukuken karar veremez. Raporda bu sınırın aşıldığını düşünüyorsanız bunu itiraz gerekçesi yapabilirsiniz.

Görevlendirme ve rapor süresi

Görevlendirme yazısında inceleme konusunun sınırları, bilirkişinin cevaplayacağı sorular ve raporun verilme süresi yer almalıdır. Bu unsurlar Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığı’nın katılımcı el kitabında da sayılmaktadır. Bursa Bilirkişilik Bölge Kurulu’nun 30/12/2019 tarihli ve 2019/197 sayılı kararı da konunun kapsamı ve sınırları açıkça gösterilmeden bilirkişi görevlendirilemeyeceğini belirtmektedir.

HMK m. 274’e göre rapor için verilecek süre üç ayı geçemez. Bilirkişinin talebi üzerine mahkeme, gerekçesini göstererek süreyi en fazla üç ay uzatabilir. Süresi içinde raporunu vermeyen bilirkişi görevden alınıp yerine başka biri görevlendirilebilir.

Rapor taraflara tebliğ edilir

HMK m. 280’e göre bilirkişi raporu mahkemeye verir, verildiği tarih rapora yazılır ve rapor, duruşma gününden önce taraflara tebliğ edilir. Tebliğ, itiraz süresinin başlangıcı olduğu için önemlidir.

Anayasa Mahkemesi, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdiği bir bireysel başvuruyu basın duyurusuyla kamuoyuna duyurmuştur. Başvurucuya raporu inceleme, yorum ve itirazda bulunma imkânı tanınmamış; Anayasa Mahkemesi bunu silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle bağdaşmaz bulmuştur. Bu karar iş davası kapsamında verilmemiş olabilir; burada yalnızca genel bir ilke olarak aktarılmaktadır.

İş mahkemesi bilirkişi raporuna itiraz

İtiraz süresi

HMK m. 281’e göre taraflar, raporun tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde şunları talep edebilir:

  • Raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılması,
  • Belirsiz hususlarda bilirkişinin açıklama yapması,
  • Yeni bilirkişi atanması.

Anayasa Mahkemesi, İsmail Tuncel (B. No: 2019/8609) kararında, madde gerekçesine atıfla bu iki haftalık sürenin kesin ve hak düşürücü nitelikte olduğunu aktarmıştır. Süresinde itiraz etmeyen taraf rapora itiraz olanağını kaybeder. İlk rapora itiraz edilmemesinin sonraki aşamalardaki etkisi ise Ahmet Özgan ve Şule Özgan (B. No: 2020/21347) kararında tartışılmıştır; bu nedenle ilk rapora itiraz etmemenin sonuçlarını dosyaya özel değerlendirmek gerekir.

Ek süre imkânı

7251 sayılı Kanun’la maddeye eklenen düzenlemeye göre, rapora karşı talebin iki haftalık süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsız olursa ya da özel veya teknik bir çalışma gerektirirse, süre içinde mahkemeye başvuran tarafa ek süre verilebilir. Bu ek süre, asıl sürenin bitiminden itibaren işler, bir defaya mahsus verilir ve iki haftayı geçemez. Düzenlemenin yer aldığı 7251 sayılı Kanun’un Resmî Gazete metnine ve HMK’nın güncel metnine bakılabilir. Ek süre için de iki haftalık sürenin dolmasından önce mahkemeye başvurulması gerekir.

İtirazlar neye dayandırılabilir?

Bilirkişilik Daire Başkanlığı’nın el kitabında itirazlar usule ve esasa ilişkin olarak ayrılmaktadır:

  • Usule ilişkin itirazlar: Örneğin raporun yetkisiz kişilerce kaleme alınması.
  • Esasa ilişkin itirazlar: Özel ve teknik bilgi bakımından hata ve eksiklikler ya da raporun özensiz hazırlanması.

Eksiklikler ek rapor veya açıklamayla giderilemiyorsa ve rapor hükme esas almaya elverişli değilse yeniden bilirkişi incelemesine başvurulabilir. İtirazı genel ifadelerle değil, raporun hangi bölümünün hangi veriye veya hesap yöntemine aykırı olduğunu göstererek yapmak, talebin anlaşılmasını kolaylaştırır.

Hâkim bilirkişi raporuyla bağlı mıdır?

Hayır. HMK m. 282’ye göre hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Anayasa Mahkemesi kararlarında da HMK m. 266 çevresinde, kanuni istisnalar dışında hâkimin delilleri serbestçe değerlendireceği vurgulanmaktadır. Yani rapor önemli bir delildir, ancak tek başına hükmü belirleyen bir belge değildir. Tanık beyanları, belgeler ve işyeri kayıtları rapor ile birlikte tartılır.

İş davalarından bir uygulama örneği

Anayasa Mahkemesi’nin bir basın duyurusuna konu olan dosyada başvurucu, iş mahkemesinde fazla çalışma ücreti de talep etmiş; mahkeme tanık anlatımlarına ve bilirkişi raporuna dayanarak yılda 260 saat fazla mesai kabul etmiştir. Bu örnek, iş davalarında bilirkişi raporunun tanık beyanlarıyla birlikte hesaplamaya esas alınabildiğini göstermektedir. Tek bir başvuruya ilişkin olduğundan genel bir kural olarak okunmamalıdır. Fazla mesai konusunda yıllık fazla mesai sınırı yazımız da yararlı olabilir. İş kazası davalarında ise sürecin kendine özgü yönleri için iş kazası tazminat davası yazısına bakılabilir.

Bilirkişinin ücreti ve sorumluluğu

Bilirkişiye sarf ettiği emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ödenir; bu ücretin güncel tutarı ve avans uygulaması için mahkeme kaleminden bilgi almak gerekir. Sorumluluk bakımından HMK m. 287’ye göre devlet, ödediği tazminat nedeniyle sorumlu bilirkişiye ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder. Bilirkişilerin nitelikleri ve eğitimi ise Bilirkişilik Kanunu ve Bilirkişilik Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Yönetmeliğin mevzuat.gov.tr sürümünde 3/5/2025 tarihli bir değişikliğe ait ibareler görünmektedir; güncel metni mutlaka kontrol edin.

Rapor eline geçtiğinde yapılacaklar

  1. Tebliğ tarihini not edin ve iki haftalık süreyi hesaplayın.
  2. Raporu görevlendirme yazısındaki sorularla karşılaştırın.
  3. Hesap yöntemini, kullanılan ücret ve çalışma süresi verilerini kontrol edin.
  4. Eksik, belirsiz veya hukuki nitelendirme içeren kısımları ayrı ayrı belirleyin.
  5. Gerekirse ek süre talebini süre dolmadan mahkemeye iletin.

İtirazın içeriği ve zamanlaması dosyanın durumuna göre değiştiği için süreci bir avukatla birlikte yürütmek, hak kaybı riskini azaltır.

Davanız için ilk adımı atın

Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.