Babadan Kalan Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Babadan kalan miras paylaşımı, Türk Medeni Kanunu’nun yasal mirasçılık düzenine göre yapılır. Vefat eden babanın çocukları birinci zümre (derece) mirasçıdır; sağ kalan eş de bu çocuklarla birlikte mirasçı olur. Baba geride eş ve çocuk bırakmışsa, sağ kalan eş mirasın dörtte birini, kalan dörtte üçü ise çocuklar aralarında eşit olarak paylaşır. Bu oranlar doğrudan kanun metninden kaynaklanır ve paylaşımın temelini oluşturur.
Yasal mirasçılıkta zümre sistemi
Türk hukukunda kimlerin ne oranda mirasçı olacağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile belirlenir. Kanun, mirasçıları derecelere, yani zümrelere ayırır. Yakın zümrede mirasçı bulunduğu sürece uzak zümre mirasa katılamaz.
- Birinci zümre: Mirasbırakanın altsoyu, yani çocukları ve onların çocukları (torunlar).
- İkinci zümre: Mirasbırakanın ana ve babası ile onların altsoyu (kardeşler, yeğenler).
- Üçüncü zümre: Büyük ana ve büyük babalar ile onların altsoyu.
Bir baba vefat ettiğinde çocukları birinci zümrede yer aldığı için miras öncelikle onlara ve sağ kalan eşe kalır. Babanın anne babası veya kardeşleri, çocuk bulunduğu sürece mirastan pay alamaz.
Babadan kalan miras paylaşımında eşin ve çocukların payı
Sağ kalan eşin payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir. Resmî Gazete’de yayımlanan bir Anayasa Mahkemesi kararında aktarılan TMK 499. madde metnine göre, sağ kalan eş mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte birini alır. Dolayısıyla babadan kalan mirasta tablo şöyledir:
- Baba geride eş ve çocuklar bıraktıysa, eşe mirasın 1/4’ü düşer.
- Kalan 3/4’lük kısım, çocuklar arasında eşit olarak paylaşılır.
Örneğin baba geride eşini ve iki çocuğunu bırakmışsa, eş 1/4 pay alır; geriye kalan 3/4, iki çocuk arasında eşit bölünür, yani her çocuğa 3/8 düşer. Kız ve erkek çocuklar arasında yasal mirasçılık bakımından pay farkı bulunmaz; çocukların tamamı eşit paylaşır.
Aynı maddeye göre, eğer baba altsoy bırakmadan vefat etmişse ve miras ana baba zümresine geçerse, sağ kalan eşin payı mirasın yarısına çıkar. Bu durum, çocuksuz vefat eden kişiler bakımından önem taşır.
Dededen kalan miras paylaşımı ve torunların hakkı
Dededen kalan miras paylaşımı çoğu zaman araya giren bir neslin, yani dedenin çocuğunun daha önce vefat etmiş olması nedeniyle gündeme gelir. Bu noktada devreye kök içinde halefiyet ilkesi girer.
Anayasa Mahkemesi kararında, birinci ve ikinci zümrede geçerli olan kök içinde halefiyet ilkesine açıkça değinilmiştir. Bu ilkeye göre, bir mirasçı mirasbırakandan önce ölmüşse onun payı kendi altsoyuna, yani çocuklarına geçer. Uygulamada bu şu anlama gelir: Dede vefat ettiğinde, dedenin çocuklarından biri daha önce ölmüşse, o çocuğun miras payı doğrudan onun çocuklarına, yani dedenin torunlarına kalır.
Diyelim ki dedenin üç çocuğu vardı ve bu çocuklardan biri dededen önce vefat etmişti. Önce ölen çocuğun payı, dedenin terekesinde onun çocukları arasında paylaşılır. Hayatta olan iki çocuk kendi paylarını alırken, vefat eden çocuğun torunları da babalarına düşecek payı aralarında bölüşür. Böylece aynı kökten gelen mirasçılar o kökün payını temsil eder.
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) almak
Paylaşımın yapılabilmesi için mirasçıların kim olduğunun resmen belgelenmesi gerekir. Bunun için alınan belgeye mirasçılık belgesi veya veraset ilamı denir. Bu belge, kişinin mirasçı sıfatını ve pay oranını gösterir; tapu, banka ve diğer resmî işlemlerde kullanılır.
Mirasçılık belgesi noterden veya sulh hukuk mahkemesinden alınabilir. Ayrıca mevcut belgeler e-Devlet üzerinden sorgulanabilmektedir. Adalet Bakanlığı’nın resmî duyurusuna göre vatandaşlar e-Devlet üzerinden Veraset İlamı Sorgulama ve Vasiyetname Sorgulama hizmetlerinden yararlanabilmektedir; vasiyetname sorgulama hizmeti 22 Şubat 2018 tarihinden itibaren kullanıma açılmıştır.
Vasiyetname varsa paylaşım nasıl etkilenir?
Baba hayattayken bir vasiyetname düzenlemişse, miras paylaşımı bu vasiyetnamede yer alan iradeye göre şekillenir. Ancak mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir; kanun belirli yakın mirasçılara saklı pay tanır. Vasiyetname saklı payları ihlal ediyorsa, saklı pay sahibi mirasçılar tenkis davası açarak paylarını talep edebilir.
Vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için belirli şekil şartlarını taşıması gerekir. Bu konudaki ayrıntılar için vasiyetnamenin nasıl hazırlandığına ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz. Saklı pay ve genel paylaşım kuralları için ise mirasın nasıl paylaşıldığını anlatan yazımız yol gösterici olabilir.
Mirastan mal kaçırma şüphesi
Babadan veya dededen kalan miras paylaşımında sık karşılaşılan sorunlardan biri, mirasbırakanın sağlığında bazı mallarını belirli mirasçılara devrederek diğerlerinin payını azaltmasıdır. Tapuda satış gibi gösterilen ancak gerçekte bağış niteliğinde olan devirler, muris muvazaası kapsamında değerlendirilebilir. Bu tür durumlarda hakkı zedelenen mirasçılar dava yoluna gidebilir. Konunun ayrıntıları için muris muvazaasına ilişkin yazımıza bakabilirsiniz.
Mirasın reddi ve süreler
Her mirasçı mirası kabul etmek zorunda değildir. Özellikle terekenin borca batık olduğu düşünülüyorsa mirasın reddi gündeme gelebilir. Adalet Bakanlığı’na bağlı Rize Personel Eğitim Merkezi tarafından hazırlanan Terekenin Tasfiyesi Eğitim Modülü belgesinde, mirası ret hakkından yararlanmak isteyen mirasçının belirli sürelere uyması gerektiği belirtilmektedir. Aynı belgeye göre genel ret süresi üç ay olarak uygulanmakta, resmi defter tutma talebinin ise ret hakkının başladığı andan itibaren bir ay içinde yapılması gerekmektedir.
Belgede ayrıca, tereke işlerine olağan yönetim dışında müdahale eden mirasçının TMK 610/2 uyarınca reddetme hakkını kaybedeceği vurgulanmaktadır. Bu nedenle mirası reddetmeyi düşünenlerin tereke mallarına ilişkin işlemlerde dikkatli olması önemlidir.
Paylaşımda anlaşmazlık ve arabuluculuk
Mirasçılar paylaşım konusunda anlaşamazsa, miras ortaklığının giderilmesi için mahkemeye başvurulabilir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde dava yolu dışında arabuluculuk da bir seçenektir. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın Aile ve Miras başlıklı eğitim kitabında, 6325 sayılı Kanun kapsamında tenkis, saklı pay ve miras ortaklığından kaynaklanan uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olduğu belirtilmektedir.
Paylaşım sürecinde dava açılması gerekebilecek durumlar için miras davasına ilişkin genel yazımız süreci anlamanıza yardımcı olabilir. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız yerinde olur.
Özet
Babadan kalan miras paylaşımında çocuklar mirasın dörtte üçünü eşit olarak paylaşır, sağ kalan eş ise dörtte bir pay alır. Dededen kalan miras paylaşımında, araya giren neslin önceden vefat etmiş olması halinde o kişinin payı kök içinde halefiyet ilkesi gereği torunlara geçer. Vasiyetname, saklı pay, mirastan mal kaçırma ve mirasın reddi gibi konular paylaşımı doğrudan etkileyebileceğinden sürecin baştan doğru planlanması önemlidir.
Davanız için ilk adımı atın
Dosyanıza özel bir ön değerlendirme için Çınar Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.